ÇEDES davasında ilk duruşma görüldü

Mersin’in Akdeniz ilçesindeki İsa Öner Anadolu Lisesi’nde öğrencilerin ders saatinde ve veli izni olmadan etkinliğe götürülmesine itiraz eden öğretmenler A.D. ve E.S. hakkında ‘dini eğitimi engelledikleri’ gerekçesiyle soruşturma başlatılmış, ardından birer maaş kesme cezası verilmişti. Eğitim-İş Sendikası’nın gerekçenin iptali istemiyle açtığı davanın ilk duruşmasında savunmalar dinlendi. Mahkemenin kararını 15 gün içinde açıklaması bekleniyor.

ÇEDES davasında ilk duruşma görüldü


ELVAN PEHLİVAN

Akdeniz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 2024 yılında öğrencilerini ders sırasında müftülük görevlilerince yapılan ÇEDES etkinliğine göndermeyen iki öğretmen hakkında maaş kesme ve görev yeri değiştirme cezası verdi. Karara itiraz eden Eğitim-İş Sendikası, disiplin cezasının iptali için Mersin 2. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Davanın duruşması dün görüldü. Duruşmada savunmalar dinlendi.

Duruşmada söz alan öğretmen A.D., olay günü dersler devam ederken müftülükten geldiklerini belirten kişilerin öğrencileri konferans salonunda topladığını söyledi. O sırada 9. sınıfta okuyan oğlunun da salona götürüldüğünü ifade eden A.D., durumu fark edince salona giderek çocuğunu çıkardığını ve kendisinden herhangi bir izin alınmamasına itiraz ettiğini dile getirdi. Mahallede bazı velilerin kendisine ulaştığını da belirten A.D., onlara öğrencilerin bu tür etkinliklere katılımı için okul yönetiminin mutlaka veli izni alması gerektiğini hatırlattığını aktardı.

 

“ÖĞRETMENLERİMİZ VELİLERİ KIŞKIRTMAKLA DA SUÇLANDI”

 

Duruşmanın ardından A.D’nin sendika kararını uyguladığını dile getiren Eğitim-İş Mersin Şube Başkanı Yakup Tekin, “Eğitim İş üyesi iki arkadaşımızın ‘dini eğitimi engellemek’ suçuyla ceza aldığı kamuoyunda "ÇEDES" soruşturması olarak bilinen davada çelişkili bir süreç yürütülüyor.  ÇEDES Projesi'nin Milli Eğitim süreci, Akdeniz İlçesi Karaduvar Mahallesi İsa Öner Anadolu Lisesi öğrencilerine uygulanmaya başladığında, kendi sorumluluğu altındaki öğrencileri ve aynı okulda öğrenci olan oğlunu da Mersin İl Müftülüğünden gelen pedagojik bilgisi ve üniversite eğitimi olmayan kişilere teslim etmediği için üyemiz A.D’nin idari ceza aldı. Eğitim İş Sendikası’nın almış olduğu karar gereği ÇEDES Projesine dahil olmayan üyelerimiz, çocuklarını projeye dahil etmek istemeyen Karaduvar halkı velilerini okula karşı kışkırtmakla da suçlandı. Veli dilekçelerini işleme koymayan, öğretmenlerimize karşı kasıtlı bir tutum içerisinde olan okul müdürü de bu planın parçası olarak usul ve esas yönünden Anayasa'ya aykırı olan verilen cezaların merkezinde yer aldı” dedi.

 

“ÇEDES ÇEVRE VE DEĞERLER EĞİTİMİ MİDİR, DİNİ EĞİTİM MİDİR?”

 

Eğer ÇEDES eğitimi dini bir eğitimse bunun Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri tarafından neden uygulanmadığını soran Tekin,  “ÇEDES (Çevreme duyarlıyım, değerlerime sahip çıkıyorum) adı altındaki projenin asıl amacının çevre ve değerler bilincini arttırmak değil dini propaganda yapmak olduğunu üyelerimize verilen "Dini Eğitimi Engellemek" suçlaması ve cezasıyla ortaya çıkmıştır. Bakanlık niyetini ortaya koymuşken, haksızlığa uğrayan üyelerimizin gönüllülük esasına göre uygulanan ancak veli izni alınmadan yetkisiz kişilerce yürütülmeye çalışılan bu projede suçlanmasına cevap arıyoruz. ÇEDES, çevre ve değerler eğitimi midir? Yoksa pedagojik olarak çocukların ruh halini sarsacak derecede etkileyici unsurların işlendiği dini eğitim midir? Bu eğitim pedagojik yeterliliğe sahip görev başında olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerimiz tarafından verilemez miydi? Velilerden gizli saklı yürütüleceğine, veli izin belgesi alınarak sürdürülemez miydi?  "Dini Eğitimi Engellemek" suçuyla ceza alan üyelerimizi, bağımsız Türk Yargısına emanet ediyoruz. Şimdi yargıdan gelecek sonuca göre biz de anlayacağız. ÇEDES çevre ve değerler eğitimi midir? Dini eğitim midir?” şeklinde konuştu.