“Emekliye yoksulluk düştü”

Mersin’de emekliler en düşük emekli aylığının 20 bin lira olarak belirlenmesini protesto etti. 2017 Tüm Emeklilerin Sendikası Mezitli Şube Başkanı Murat Akkaya, “Bu ülkede kiralar uçmuş, gıda fiyatları kontrolden çıkmış, elektrik-su-doğalgaz faturaları emeklinin boğazına çökmüşken; 20 bin TL, emeklinin derdine çare değil, yaraya tuz basmaktır. Emekli pazarda fileyi dolduramıyor. Eczanede ilacını alamıyor. Torununa harçlık veremiyor. Kış gelince kombiyi yakamıyor. İşte gerçek budur” dedi.

“Emekliye yoksulluk düştü”


ELVAN PEHLİVAN

Mersin’de emekliler insanca yaşama yetecek bir ücret talebiyle basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı 2017 Tüm Emeklilerin Sendikası Mezitli Şube Başkanı Murat Akkaya okudu. Akkaya, “TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda en düşük emekli aylığını 20 bin TL’ye çıkaran düzenleme kabul edildi. İktidar yine çıktı, yine “müjde” diye anlattı. Ama biz biliyoruz: Bu bir müjde değil! Bu, yoksulluğu kalıcılaştıran yeni bir makyaj operasyonudur! Bugün emekliye reva görülen şey, insanca yaşam değil; hayatta kalma mücadelesidir. Bugün emekliye dayatılan şey, hak değil; sadaka düzenidir! 20 bin TL: Yaşam mı, oyalama mı? Bu ülkede kiralar uçmuş, gıda fiyatları kontrolden çıkmış, elektrik-su-doğalgaz faturaları emeklinin boğazına çökmüşken; 20 bin TL, emeklinin derdine çare değil, yaraya tuz basmaktır. Emekli pazarda fileyi dolduramıyor. Eczanede ilacını alamıyor. Torununa harçlık veremiyor. Kış gelince kombiyi yakamıyor. İşte gerçek budur” dedi.

 

“ARTIŞ YALNIZCA KAĞIT ÜZERİNDE”

 

Emeklilerin en temel ihtiyaçlarını bile kısmak zorunda kaldığına dikkat çeken Akkaya, “Bu düzende emekli, “yaşlılık” hakkını değil; yoksulluk cezasını yaşıyor. Komisyonda kabul edildi… Peki emeklinin sofrasında ne değişti? Komisyonda kabul edilen düzenleme, en düşük emekli aylığını 16 bin 881 TL’den 20 bin TL’ye çıkarıyor. Kağıt üzerinde artış var gibi görünüyor. Ama biz soruyoruz: Bu artış hangi hayatı kurtarıyor? Hangi kirayı ödüyor? Hangi mutfak masrafını karşılıyor? Hangi sağlık giderine yetiyor? Bu artış, emekliyi refaha taşımıyor. Bu artış, emekliyi açlıktan kurtarmıyor. Bu artış sadece şunu yapıyor: Emekliyi bir süre daha susturmaya, oyalamaya çalışıyor. En dipte eşitleme politikası: ‘Herkes yoksul olsun, kimse ses çıkarmasın’” ifadelerini kullandı.

 

“EMEKLİLER ‘EN DİPTE EŞİTLENMEYE’ DEĞİL, İNSANCA YAŞAMAYA LAYIKTIR”

 

Emeklilerin taleplerini sıralayan Akkaya, maaşların gerçek enflasyona göre güncellenmesi çağrısında bulundu. Akkaya, şunları söyledi:

“En düşük emekli aylığı, yeni işe başlayan memur maaşına eşitlensin! Emekliler açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilemez. Bu nedenle en düşük emekli aylığı, yeni işe başlayan memur maaşı düzeyine yükseltilmeli ve bu seviye yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.

Tüm emeklilere 20.000 TL seyyanen artış yapılsın.  Sadece en düşük aylığı değil, tüm emekli aylıklarını kapsayacak şekilde 20.000 TL seyyanen zam derhal uygulanmalıdır. Emekliler “en dipte eşitlenmeye” değil, insanca yaşamaya layıktır.

Aylık bağlama oranları ve katsayılar adil biçimde yeniden düzenlensin! Emekli aylıklarını eriten sistem değiştirilmelidir. 5510 sayılı yasa emeklileri yoksullaştıran yönleriyle yeniden ele alınmalı; aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayıları emeklinin aleyhine değil, lehine düzenlenmelidir.

Emekli maaşları gerçek enflasyona göre güncellensin! Emekli aylıkları, gerçek hayat pahalılığı karşısında korunmalıdır. Maaş artışları kağıt üzerinde değil, pazarda ve mutfakta hissedilmelidir.

Sağlık hizmetleri ücretsiz ve erişilebilir olsun! Katkı payları, muayene ücretleri, ilaç farkları emekliyi tüketiyor. Sağlık haktır, parayla ölçülemez! Emeklinin tedavisi lütuf değil, kamusal görevdir.

Barınma krizi emeklileri yıkıma sürüklüyor: Kira ve faturalar denetlensin! Emekliler kira ödeyemiyor, faturaları karşılayamıyor. Barınma ve temel yaşam giderleri için emeklilere doğrudan destek sağlanmalıdır.

Emeklilerin sendikal hakları tanınsın, kapatma tehditleri kaldırılsın! Emeklilerin örgütlenmesi anayasal haktır. Sendikamız üzerindeki baskılar, kapatma girişimleri ve fiili engeller kaldırılmalıdır. Emekliler sendikasız bırakılamaz!

Sadaka düzeni değil, sosyal devlet istiyoruz! Emeklilere yapılan her düzenleme “bütçe disiplini” bahanesiyle değil; sosyal devletin, anayasal güvencenin ve emeğin kazanımlarının gereği olarak yapılmalıdır.”