ELVAN PEHLİVAN
Mecliste; Kırsal Mahalle ve Kırsal Yerleşik Alan Yönetmeliği’nin 4. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmeler doğrultusunda hazırlanan, Plan ve Bütçe Komisyonu, İmar ve Bayındırlık Komisyonu, Çevre ve Sağlık Komisyonu ile Tarım ve Hayvancılık Komisyonu’nun ortak raporu ele alındı. Yapılan görüşmelerin ardından Aladağ, Alanyalı, Atlılar, Çağlarca, Çamlıdere, Çelebili, Dalakdere, Değnek, Doruklu, Evrenli, Hamzabeyli, Horozlu, Işıktepe, Kavaklıpınar, Kayrakkeşli, Kerimler, Kızılkaya, Korucular, Kutudere, Musalı, Şahinpınarı, Tırtar, Yavca ve Yüksekoluk mahallelerinin kırsal mahalle statüsüne alınması oy çokluğuyla kabul edildi.
Bekiralanı, Soğucak, Arslanköy, Güzelyayla, Gözne, Ayvagediği, Kepirli, Darısekisi, Yeniköy ve Değirmendere Mahallesi kırsal statüden çıkarılarak, mahalleye dönüştürülmek üzere Büyükşehir Belediye Meclisine gönderildi.
BAŞKAN YILDIZ: “MUAFİYETLER TARIM VE HAYVANCILIK YAPANLARI KAPSAMALI”
Görüşmeler sırasında bazı meclis üyeleri, alınacak kararın kırsalda yaşayan, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşlar açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi. İtirazlara yanıt veren Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, şu şekilde konuştu:
“Mahallelerde 5000'lik planlar tamamlandı. Biz binlikler yapıyoruz. Şu anda itirazlar dönüyor. Biz desek ki ya Buluklu'dan, Kaşlı'dan bu mahallelere yakın mahallelerden bu planları kaldırıyoruz. O mahallelerden bizi sopayla kovalarlar. Bakın her sene geleneksel olarak köyleri gezen bir insan. Daha dün de oradaydım. Bugüne kadar işte bu seneki geleneksel gezimizde 12’inci köyümüzü tamamladık. Tek tek insanlarla konuşuyorum. Kim orada ne yapıyor ne istiyor ne talep ediyor? Beklentilerini biliyorum. Emin olun gittiğimiz bütün sizin kırsal mahalle yazdığınız köyler de dahil olmak üzere hepsinin birinci talebi mahallelerinin yerleşik alanının genişletilmesi. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu buraların imara açılmasını istiyor insanlar. Yani yıllardır yanlış uygulanan tarım politikalarından kaynaklı insanlar tarımda karınlarını doyuramadığı için zaten kimse orada kendine bir umut beklemiyor. Bakın bütün köylerde söyledim. Burada da söylüyorum. Toroslar'ın kırsalında yaş ortalaması 59, 60. Toroslar'ın nüfusu toplam nüfusa oranın yüzde 5'in altında. Toroslar'ın nüfusu şu anda 20 bin insan yaşıyor, yazın 300 binin üzerinde insan yaşıyor.”
“TOROSLAR’DA OTURAN KÖYLÜLERDEN KAÇ TANESİ ÇİFTLİK RUHSATI ALMIŞ, AHIR RUHSATI ALMIŞ?”
“Siz diyorsunuz ki şimdi mealen söylüyorum. 20 bin kişinin hakkından 300 bin kişiyi faydalandıralım. 300 bin kişinin de yükünü diğer buradaki 350 bin insana yıkalım. Örnekle anlatayım mesela durumu size; şu anda Gözne'yle Ayvagediği mahallelerimizden biz günde bir kamyon çöp alıyoruz. Demek ki Gözne'yle Ayvagediği’nde oturan insanların sayısı bu kadar. Günlük bir kamyon çöp üretilebilecek düzeyde. Yazın aynı mahallelerden bir günde 30 kamyon çöp alıyoruz. Ve biz bunu kimin parasıyla yapıyoruz biliyor musunuz? 29 kamyon çöpün parasını onun mazotunu, şoförünü, kamyon kirasını Demirtaş'ta, Çukurova'da, Çavuşlu'da oturan, Yusuf Kılıç'ta oturan hemşehrilerimizin parasını, İller Bankası’ndan onların adına gelmiş olan parayı Yenişehir'de oturan, Mezitli'de oturan, Tarsus'ta oturan hemşehrilerimize harcıyoruz. Ve siz şimdi bunun üzerine bir daha diyorsunuz ki ya buralar kalsın, biz ikinci bir harcama daha yapalım bu arkadaşlar için. Hatta bunlara muafiyet getirelim. Bunlardan su parası da almayalım, yaptıkları evler için ruhsat harcı da almayalım. Ya Allah'ınızı severseniz bizim ruhsat müdürlüğümüz burada. Bir sorun bakalım. Şu son 5 yıl içerisinde Toroslar’da oturan köylülerden kaç tanesi çiftlik ruhsatı almış, ahır ruhsatı almış, vesaire almış? Halbuki tavuk çiftliklerinin, hayvan çiftliklerinin, bahçelerin MESKİ’nin suyuyla sulanması yasak. Yani MESKİ sadece içme suyu veriyor. Yani bu 20 bin kişinin suyundan bahsediyorum.”
“KÖY YERLEŞİK ALANLARININ MUAFİYETTE KALMASI İÇİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ MECLİS ÜYELERİ BİR KARAR ALSIN”
“Büyükşehir belediyesi meclis üyesi arkadaşlarıma teklifim olsun benim. Yasa çok katı bir yasa değil bu anlamda. Özellikle Yeniköy, Aladağ, buraların merkezleri, Değirmendere, köy yerleşik alanı sınırı içerisinde kalan yerlerin muafiyete devam ettirilmesi konusunda bir karar alsınlar. İşte 10.000 metrekare dediğiniz şey bu. Esasen köy yerleşik alanlarını kastediyorlar. Köy yerleşik alanları muafiyette kalsın. Ama dediğim gibi ya 500 kişi yaşıyor Aladağ'da. Siz 5 bin kişiyi muafiyete almışsınız. Bu hakkaniyetli değil arkadaşlar. Çünkü bu Toroslar’da yaşayan hemşehrilerimin parası. Aladağ’da, Soğucak'ta, Değirmendere'de, Aslanköy'de dünya kadar otel var, lokanta var, bilmem ne var. Niye bunları muafiyetten faydalansın? Şehirde lokanta yok. Şehirde otel yok ama Aslanköy'de, Gözne'de, Ayvagediği’nde, Çopurlu'da, Aladağ'da, Yeniköy'de, Güzel Yayla'da dünya kadar işletme var. Niye bunlar bu muafiyetten faydalansınlar? Bu yeni bir tartışma da değil söyleyeyim. Bir hakkaniyetten ve vicdandan bahsedecekseniz popülizm yaparak olmaz bu iş.”
“KİMSE KAÇAK EV, OTEL YAPIP MUAFİYETTEN FAYDALANACAĞIM DEMESİN”
“20 bin hemşerim yaşıyor Toroslar'da. 20 bin hemşerim başım gözüm üstüne. Ben bunu teklif olarak götüreceğim Büyükşehir meclisinde, gerekirse komisyona da katılacağım. Bu 20 bin insanın hakkının korunması noktasında ben bütün yüreğimi ortaya koyarım. Ama Belenoluk'ta 4 bin metrekare ruhsatsız kaçak ev yapıp gelip su muafiyetinden faydalanacağım falan demesin. Demesin bana. Bir yerde kaçak otel yapıp, ben su muafiyetinden faydalanacağım demesin. Öyle bir şeye izin vermeyeceğim. Çünkü o bu hemşerimin parası. Ben size söylüyorum ya. Size diyorum. 30 kamyon çöp getiriyoruz. Bakın bunu konuşun mesela. Bu 30 kamyon çöpün 29 kamyonu Toroslu insanların çöpü değil. Başka birine yatırılan paranın çöpünü taşıyorum ben. Ya da kurulan lokantaların vesairenin çöpünü taşıyorum ben. Bunun Toroslar'la ne ilgisi var? Eğer bir dar milliyetçilik, mikro milliyetçilik, Toros milliyetçiliği yapacaksanız benim sözümü dinleyin. Mesele bu kadar basittir. Dolayısıyla bu haliyle geçirelim. Büyükşehir Belediye Meclisinde komisyonları arkadaşlarımız katılsınlar, takip etsinler. Zikrettiğimiz köylerin merkez mahallelerini yani köy yerleşik alanlarını bu muafiyetin içerisine katılsınlar. Yani şu 20 bin hemşerimin yaşadığı mahalleleri içine katın, dışarıya çıkın. Toroslar'da bir tane Yüksekoluk’da bir hayvan çiftliği ruhsatı var. Onun dışında bize başvurulmuş bir ruhsat yok, yani bir muafiyet falan da yok. Biz aslında havanda su dövüyoruz öz itibariyle. Bunu hep beraber Büyükşehir'de dediğim şekilde bu 20 bin hemşehrimizin hakkını sağlanacak şekilde düzenleyelim. Bu hali ile bunu geçirelim. Orada bu işleri takip edelim diyorum.”
