“Hurda güneş paneli piyasası oluşur”

EPDK’nın elektrik dağıtımıyla ilgili son yönetmeliği, yenilebilir enerji kaynaklarının gelişimini engelleyeceği eleştirilerine neden oldu. Makine Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı İbrahim Yücesoy, “Üretim fazlasını bedelsiz sisteme vermek zorunda kalacak olan tesislerin bir kısmı sökülecek, bir kısmında ise kapasite düşürme çalışması yapılacaktır. Bu değişiklik ikinci el, sökülmüş veya hurda güneş paneli piyasası doğuracaktır” dedi.

“Hurda güneş paneli piyasası oluşur”


ABİDİN YAĞMUR

 

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK), Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde yaptığı değişiklik, 11 Ağustos 2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. 

Yönetmelik, başta güneş enerjisi santralleri olmak üzere yenilebilir enerji kaynaklarına yatırım yapanlar açısından yeni bir süreç başlatıyor.

Makine Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı İbrahim Yücesoy, yönetmeliğin yenilebilir enerji yatırımlarına yapacağı etkiyi değerlendirdi.

Yücesoy, “Temmuz 2022 sonu itibariyle 101.814 MW (megavat)’a ulaşan toplam kurulu gücümüz 3 yıl öncesine göre yüzde 10’un üzerinde artış kaydetmiştir. Özellikle pandemi döneminde dünyada enerji arz ve talebinde önemli bozulmalar yaşanmasına rağmen, istikrarlı biçimde gelişen bu güç artışı son derece sevindirici olmuştur. Kurulu gücümüzün içinde artık önemli bir pay edinen güneş santralleri, Temmuz 2022 itibariyle toplam güç içinde 8.658 MW’lık seviyeye ulaşmıştır” dedi.

 

LİSANSIZ ÜRETİME İLGİ ARTMIŞTI

 

Tüketicilerin elektrik ihtiyaçlarını lisans alma, şirket kurma gibi yükümlülükleri olmaksızın kendi üretim tesisinden karşılayabilmesi ve küçük ölçekli üretim kaynaklarının etkin kullanımı olarak belirtilen Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği ile enerji maliyetleri ve elektrik faturalarının son dönemde çok hızlı artması nedeniyle lisanssız yatırımlara olan ilginin yükseldiğine dikkat çeken Yücesoy şunları söyledi:

“Konut, işletme veya sanayi kuruluşunun elektrik faturasını düşürmeyi hedefleyen tüketicilerin bir kısmı olanakları ölçüsünde lisanssız üretim mevzuatındaki kolaylıktan faydalanmaya çalışarak kurulu gücü yüksek, fiili tüketimi düşük tüketim tesislerinin bina, çatı ve diğer uygun alanlarını kiralayarak elektrik üretim tesisi yatırımlarına hız vermişti. Yönetmelik değişikliğinin 12.05.2019 tarihinden itibaren çağrı mektubu almaya hak kazanan yatırımları kapsayacak olması, herhangi bir hazırlığı olmaksızın özellikle finansman kullanan ve borçlanan tüm yatırımcılara altından kalkılamayacak bir yük yüklemiştir.  Mayıs 2019’da yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ve Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği şartlarına uygun biçimde tesis edilen, başta elektrik dağıtım şirketleri ve TEDAŞ olmak üzere birçok kontrol mekanizmasından geçirilerek resmi olarak devreye alınan bu tesisler için önemli bir mağduriyet söz konusu olmuştur.”

 

“YENİLEBİLİR KAYNAKLARA İLGİ DÜŞER”

 

Bu değişikliğin başta güneş olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelen ilginin düşmesine neden olma riski taşıdığını kaydeden Yücesoy, “Sınırlandırmanın 12 Mayıs 2019`dan itibaren geriye dönük olarak başlatılması son dönemde gerçekleştirilen yatırımlar için sorun teşkil edecek, örneğin kredi ödemelerinde risk oluşacaktır.  Konunun uzun vadeli-stratejik olarak önem arz eden en önemli kısmı da şudur; bina yüzeyleri ve çatılarda halen yüksek bir üretim kapasitesi mevcuttur. Bu kapasitenin yalnızca "mahsuplaşmaya" izin verilmesi durumunda kullanımının sınırlı kalacağı açıktır. Günübirlik, plansız kararlar, sektörün geleceğinin yanı sıra ülkenin ekonomisini de baltalamaktadır. 3 yıldan fazladır uygulanan bir kuralı, bir gecede geriye dönük olarak değiştirmenin başka sonuçları da olacaktır. Üretim fazlasını bedelsiz sisteme vermek zorunda kalacak olan tesislerin bir kısmı sökülecek, bir kısmında ise kapasite düşürme çalışması yapılacaktır. Kaynak israfı yaratan bu değişiklik, ikinci el, sökülmüş veya hurda güneş paneli piyasası doğuracaktır” ifadelerini kullandı.

 

“DAĞINIK ÜRETİM TESİSLERİ BİRLEŞTİRİLMELİ”

 

Yenilenebilir kaynaklara dayalı üretimin kapasitesinin artmasının ithal kaynak bağımlığının azalması açısından hayati önemde olduğunu vurgulayan Yücesoy açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bugün karşı karşıya kaldığımız enerjide dışa bağımlılık çıkmazından kurtulmanın anahtarı yerli cihaz ve ekipman geliştirme koşuluyla yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık vermektir. Bu kapsamda tüm uygun alanların kullanılması amacıyla başta kooperatifler olmak üzere küçük yatırımcıların, kendi ihtiyaçları dışında da enerji üretebilmesine olanak sağlanmalıdır. Bu yatırımlara yönelik lisanslama süreçleri kolaylaştırılmalı, üretilecek enerjinin hangi şartlarda, ne kadar süre satın alınacağı günübirlik değişmeyecek kurallara bağlanmalıdır.  Kamu yararı gözetilerek yenilenebilir üretim kapasitesinin düşmesine engel olmak için söz konusu değişiklikten etkilenecek, devrede veya tesis edilme aşamasında olan üretim tesisleri için de acil bir ara çözüm geliştirilmesi gerekmektedir. Ucuz ve kaliteli enerjiye erişimi güvenceye almak için yurttaşların kuracakları kooperatifler aracılığıyla dağınık üretim tesisleri kurmaları teşvik edilmelidir. Enerji şirketlerinin inisiyatifine terk edilen bu alanda yeniden kamu otoritesi tesis edilmelidir. Kamunun enerji yatırımları yapmasının önündeki engeller kaldırılarak, elektrik alanında dikey entegre kamu tekeli yeniden kurulmalıdır.”