İHD 36 yaşında

İHD Mersin Şubesi kuruluşunun 36. yılı sebebiyle basın açıklaması yaptı. İHD Eş Başkanları yaptıkları açıklamada, demokratik yeni bir anayasanın yapılması, hak ihalelerin ortadan kaldırılması, örgütlenme ve ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamaların ortadan kalması, işkence ve kötü muamelenin son bulması gerektiğine dair ifadelerde bulunuldu.

İHD 36 yaşında


MAHSUN KILIÇ

 

İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi kuruluşunun 36’ncı yılı dolayısıyla yapılan basın açıklamasında konuşan Eş Başkan Hakkı Demir, “Bu sorunların başında Kürt sorunu gelmektedir. Türkiye’nin, Kürt sorununu kabul edip çözecek yeni bir barış sürecine ihtiyacı bulunmaktadır. Başta Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı talepleri olmak üzere ötekileştirilen tüm toplum kesimlerinin insan hakları taleplerini kabul edecek yeni bir siyasi iradeye ihtiyaç vardır” dedi.

 

“İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ OLMADAN DEMOKRASİNİN OLMASI MÜMKÜN DEĞİL”

 

İfade özgürlüğü olmadan demokrasinin olamayacağını söyleyen Eş Başkan Zeynep Benli de “Demokrasiye giden yolun açılabilmesi için ifade özgürlüğünün mutlaka sağlanması gerekir. Yayın kuruluşları üzerindeki RTÜK baskı ve sansürünün sona erdirilmesi, Kürt ve muhalif basın-yayın kuruluşları üzerindeki yargı baskısının ortadan kaldırılması, sosyal medyayı sürekli boğma girişimlerinden vazgeçilmesi elzemdir. Düşünceyi açıklama ve basın özgürlüğü sağlanmadan demokrasiye giden yolun açılması olası gözükmemektedir” dedi

 

“AYRIMCILIK ORTADAN KALKMALI”

 

Başta toplumsal cinsiyet eşitlik alanında yaşanan ihlaleler olmak üzere tüm ihalelerin ortadan kaldırılması gerektiğini aktaran Benli, “Ayrımcılığın temelleri arasına etnik köken, cinsel kimlik, her türlü inanç veya inançsızlık eklenerek nefret söylemi yasaklanmalı ve nefret suçları yeniden düzenlenmelidir. Siyasi iktidar mensuplarının nefret söyleminden vazgeçmesi bu alanda atılacak ilk önemli uygulama olacaktır. Mülteci/sığınmacı/göçmenlerin açık hedef haline getirilerek ırkçı saldırılara maruz bırakılmalarına karşı toplumsal bilinç yükseltilmelidir. Her türlü ayrımcılığa karşı mücadelemiz kesintisiz bir şekilde devam edecektir” dedi

 

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇIKILMASI HUKUKSUZLUKTUR”

 

İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasının antidemokratik olduğunu söyleyen Benli, “Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde önemli bir kazanım olan ve toplumsal cinsiyet rollerini tanıyan Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesinin önce tartışmaya açılarak, çeşitli dini referanslarla hareket edilip sözleşmeden çıkılması tam bir hukuksuzluk örneği ve antidemokratik uygulama olmuştur” dedi

 

“İHLALELER ARTARAK DEVAM EDİYOR”

 

OHAL’in ilanından sonraki süreçte hak ihalelerinde artış olduğunu aktaran Benli, “Benzer şekilde, zorla kaybedilme vakaları da tekrar yaşanmaya başlamıştır. Bunun yanı sıra kişilerin zorla kısa süreliğine alıkonularak tehdit edilmeleri ve bu şekilde işkence ve kötü muameleye uğramalarına dair şikâyetler de giderek artmıştır” dedi

 

“OHAL SONRASI HAK İHALELERİNDE ARTIŞ OLDU”

 

OHAL dönemi ve sonrasında örgütlenme, toplantı ve gösteri haklarına yönelik hak ihalelerinin yaşandığını aktaran Benli, “Bu ihaleler sağlık emekçilerine, Cumartesi Annelerine, işçilere, tutuklu gazetecilere ve LGBTİ+ bireylere uygulandı” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de insan hakları bilinci ve kültürünün gelişmesinde İHD’nin ve hak savunucuların katkılarını vurgulayan Benli, “İnsan hakları savunucuları üzerindeki yargı yolu ile baskı politikasına son verilmelidir. İHD’nin 36 yıllık mücadelesini özgürlük, eşitlik adalet ve barış talebi ile artarak devam edecek ve Türkiye’nin insan haklarına dayalı demokratik bir rejime kavuşması mücadelesi sürdürülecektir” şeklinde konuşuldu.