Dermansız Kaldık! | Güney Gazetesi Mersin

Dermansız Kaldık!

Ekonomik kriz ve dolar kurunun yükselişi ile birlikte Eczane raflarında ateş düşürücü ilaç bulmakta bile sıkıntı yaşandığını söyleyen Mersin Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Özgün Sağır, yaşanan ilaç krizini ilaçta dışa bağımlılığa ve Sağlık Bakanlığının ithal ilaçlarda avroyu 6.29 liraya endekslemesine bağladı. Düşük döviz endeksiyle firmaların zarar etmemek için ya ürün üretmediğini ya da piyasaya sürmediğini belirten Sağır, “İlaç firması 15.50 liraya aldığı ürünü 6.29 liraya nasıl satsın veya nasıl üretsin. Devlet yol yapımına verdiği desteği, hayati önemi olan ilaç sektörüne vermeli. Nitekim ilaca ulaşmayan vatandaş mağdur oluyor. Üretici firmalar, İlaç şişesinin kapağına ulaşmakta dahi güçlük çekiyor, bu kadar aciz bir durumdayız” dedi.

Dermansız Kaldık!

MAHMUT SÖNMEZ

Sağlık Bakanlığının ilaç sektörüne yönelik yürüttüğü politikanın sürdürülebilir olmadığını söyleyen ve ilaçta avro endeksinin 6.29 liraya endekslenmesinden kaynaklı ilaç firmalarının zarar ettiğini söyleyen Özgün Sağır, devletin ilaç sektörüne dışa bağımlılığı azaltmak için destek ve teşvik namına bir şey yapmadığını söyledi. Özgün, yaşanan bu sıkıntıların eczane raflarının boş kalmasına ve insanların en basit ilaca bile ulaşmada sıkıntı yaşamasına sebep olduğunu söyledi.

 

FİYAT BELİRLEME SORUNU

Geçtiğimiz yılın Eylül ayından beri ilaçlarda temin sıkıntısı yaşandığını belirten Özgün Sağır, Eylül ayında dövizin yükselmesiyle beraber dışa bağımlı olan ilaç sektöründe temin sıkıntısının kendisini gösterdiğini söyledi. Dövizin artışının yanı sıra ilaç sektöründe işleyen fiyat belirleme sisteminin de sorunu fazlasıyla körüklediğini belirten Sağır, “Türkiye’de ilacın fiyatı yılın başında avroya endeksleniyor. 2021 yılında avro kuru 4.57 liraydı ilaç için. Eylül – Ekim ayında avronun 20 liraya dayandığı günleri yaşadık. Bugünde avro 15.50 liralarda seyrediyor. İlaçta belirlenen avro 4.50 lira iken bugün avronun gerçek değeri 15.50 lira arada üç katlık bir fark var. Bu da ithal edilen ilacın etken maddesine, ambalajına, şişesine hatta kapağına kadar büyük bir etki yarattı ve tedarikte sorunların gün yüzüne çıkmasına sebep oldu ve bu sorun hala devam ediyor” dedi.

 

İLAÇ SEKTÖRÜNDE AVRO 6.29 LİRAYA ENDEKSLENDİ

Bu hafta başında 2022 ilaç fiyatı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından güncellendi. Güncellenen fiyatta avro kuru 6.29 liraya endekslendi. Yapılan güncellemenin yeterli olmadığını söyleyen Sağır, “Avro hali hazırda 15.50 lira ama güncellenen fiyatla ilaç sektöründe avro 6.29 liraya endekslendi arada yine iki buçuk katlık bir fark var. Güncellemeyle belli grup ilaçlarda nispeten birkaç aylığına sıkıntı azalacaktır ama ilerleyen günlerde artarak devam edeceğini tahmin ediyoruz” diye konuştu.

 

“BU FİYATLARLA FİRMALAR YA ÜRETMİYOR YA DA İLACI PİYASAYA SÜRMÜYOR”

 İlaç sektöründe döviz endeksinin senede bir yapılmasının aradaki makası açtığını belirten Sağır, “Güncellemenin senede bir kere yapılacağına üç ayda bir yapılmasını öneriyoruz. Böyle olursa gerçekçi rakamlar ortaya çıkar. Yılda bir sefer balon bir güncellemeyle ürünlerin piyasada bulunabilirliği azalıyor. Çünkü; firmalar bu fiyatlarla ya ürün üretmiyor ya da piyasaya sürmüyor. Senede bir yüzde 37’lik zam yapılacağına üç – dört ayda bir yüzde onluk bir zam yapılsın böylelikle hem piyasa regüle edilir, temin sıkıntısı da azalır” ifadelerini kullandı.

 

“15 LİRAYA ALINAN ÜRÜN 6.29 LİRAYA NASIL SATILSIN”

İlaç sektöründe Türkiye’nin dışa bağımlı olmasının temel sorun olduğunu söyleyen Sağır, “Bundan üç yıl önce ‘Milli İlaç Projesi’ adı altında birçok şey konuşuldu bu ülkede ama bugün baktığımızda bırakın milli ilacı, milli olmaya yakın ilaçların da yabancılaştığını görüyoruz. Bırakın ilacı, etken maddeyi kullandığımız şişe ve ambalajda bile dışa bağımlıyız. Bir imalatçıyı düşünün yurtdışından 15 liraya ürün alıyor, Türkiye’ye getirip işleyeceksiniz, üretim için para harcayacaksınız, sonra da bu ürünü bugünkü fiyat olan 6.29 liradan satacaksınız. Reel rakamları göz önüne almayıp kendinizce rakamlar yaratırsanız bu dengesizlik yaşanır. Böyle bir sistemde sağlıklı bir şekilde ürün bulunabilir mi” sözlerini kullandı.

 

 

“ECZANE RAFLARI BOŞ”

Fiyat kurunda yaşanan sıkıntı, ilaçta dışa bağımlılıkla birlikte en büyük sıkıntıyı eczanelerde ilaç bulamayan vatandaşın çektiğini söyleyen Sağır, “Eczacılar nöbet tutmak istemiyor. Çünkü; raflar boş gelen hastanın yüzde doksanı eli boş dönüyor ve hastalar eczacılara veryansın ediyor. Eczacı bu çarkta son nokta ilaç varsa sunar, bu konunun muhatabı sorumlusu rafları boş kalan eczacılar değil, sistem ve sorumlular. Önceki yıllar sadece ithal ilaçların temininde sorun yaşarken bu yıl aklınıza gelecek bütün ilaçlarda, özellikle şuruplarda sıkıntılar yaşıyoruz. Firmalar, şurup fiyatlarının şişelerin giderini dahi karşılamadığını dile getiriyor” dedi.  Piyasada büyük bir ilaç sıkıntısı olduğunu söyleyen Sağır, basit ağrı kesici ve ateş düşürücü şurupların dahi temin edilmesinde sıkıntılar olduğunu dile getiriyor. Kemoterapi gören kanser hastalarının 28 günde bir almaları gereken ilacı bulamadıklarını ve tedavilerinin hayati bir şekilde aksadığını söyleyen Sağır, gerçekçi bir düzenleme olmaz ise mağduriyetlerin artarak devam edeceğini söyledi.

 

“YOL YAPIMINA VERİLEN TEŞVİK İLAÇ SEKTÖRÜNE VERİLMELİ”

Ülkede büyük bir ekonomik kriz olduğuna dikkat çeken Sağır, bu krizin ilaç sektörünü de doğrudan etkilediğini belirtti. İlaç gibi bir sektörde yöneticilerin keyfi davranma lüksünün olmadığını dile getiren Sağır, “Eğer avro bazlı işlem yapıyorsanız avro ne ise o fiyattan işlem görmeli. Ya da hesaplarken bir yıl önceyi değil bir ay önceyi baz almalısınız. Devletin sistemi düzene oturtmak ve sıkıntıları gidermek için ilaç sektörüne teşvik vermesi gerekiyor. Yollara, barajlara verilen teşvikleri bırakıp hayati öneme sahip olan ilaç sektörüne teşvik vermesi gerekiyor. Milli ilaç diyorlarsa üretim için destek vermeleri gerekiyor. İlaç şişesinin kapağına ulaşmakta dahi güçlük çekiyor firmalar bu kadar aciz bir durumdayız” ifadelerini kullandı.