“Özel öğretim kursları kayıt alamadı”

Özel öğretim koordinatörü Ertan Arğun, “Pandemi öncesiyle karşılaştırdığımızda birçok özel öğretim kursu ancak yüzde 30 kapasite ile çalışıyor” dedi.

“Özel öğretim kursları kayıt alamadı”

Özel öğretim kurslarının geçen sene pandemiye hazırlıksız yakalandığını, hem kursların hem de öğrenci ve velilerin mağdur olduğunu söyleyen özel öğretim koordinatörü Ertan Arğun, ekonomik kriz ve yüz yüze eğitimin kesintiye uğraması kaygısı yüzünden beklenen kayıtların olmadığını ve kursların bu sene yüzde otuz kapasite ile çalıştığını söyledi.

 

“ÖZEL ÖĞRETİM KURSLARI VE VELİLER KARŞI KARŞIYA GELDİ”

 

Özel öğretim kurslarının geçtiğimiz yıl pandemiye hazırlıksız yakalanmasının büyük bir handikap olduğunu Söyleyen Arğun, kursların ekonomik anlamda zarar gördüğünü, öğrenci ve velilerin de birçok anlamda mağdur olduğunu söyledi.

Kursların birçoğunun geçen sene kapanmaya hazırlıksız yakalanmaktan kaynaklı plan ve programlarını oturtamadığını dile getiren Arğun, “O süreçte sadece kurslar değil, veliler de mağdur oldu. Pandemiden kaynaklı yüz yüze eğitimin yasaklanması ile veliler ve kurslar karşı karşıya geldi. Kursların çoğu ekonomik çıkmazdan kaynaklı velilerin bir kısmının ödemesini yaparken bir kısmının geri ödemesini yapamadılar. Çünkü; kursların çoğu aldıkları ön ödemelerin büyük kısmını kira ve benzeri giderlere verdiklerinden kaynaklı ve yeni kayıt alamadıkları için bir kısım veliye geri ödeme yapılamadı ve velilerin dershanelere karşı olumsuz bir bakış açısı ve algısı oluştu peşinden dava süreçleri oldu. Bu sadece dershaneler değil özel okullar için de geçerliydi” dedi.

 

“ÇOĞU KURS KAPANDI”

 

Bu ekonomik yaradan ve velilerle karşı karşıya gelmekten kaynaklı çoğu özel öğretim kursunun kapandığını belirten Arğun, “Yetkililer o esnada kapanmanın yapılabileceğini ve tedbir almak gerektiğini söyleyebilirlerdi. Halka ve özel öğretim kurumlarına söyleselerdi halk ve öğretim kurumları yüz yüze gelmezlerdi. Dershanelerin çoğunun kira ve benzeri birçok gideri var. Yetkililerin maddi anlamda destek olup bu yüklerini alması gerekirken sadece sigorta ve aylık ödeme dışında bir yardımları olmadı. Dershanelere hiçbir şekilde destek olmadı yetkililer ve bu üzücüydü” ifadelerini kullandı.

 

“YÜZ YÜZE EĞİTİM DAHA ETKİLİ”

 

Geçtiğimiz sene uygulanan uzaktan eğitimin olumlu ve olumsuz tarafları olduğunu söyleyen Arğun, “Olumlu tarafı çocukların kendi kendilerini kontrol etme ve plan yapma becerilerini arttırması oldu tabi bunu bilinçli yapan insanlar için geçerliydi. Maddi anlamda yüz yüze eğitim alamayacak olan, yol parası olmayan öğrencilerin yükünü azalttı” dedi.

Uzaktan eğitimde temel sorunun altyapının, internetin, bilgisayar ve tabletin herkeste olmaması olduğunu dile getiren Arğun, “Bundan kaynaklı birçok kursiyer özel öğretim kurslarından kayıt sildi. Çünkü; evde interneti yok, bilgisayarı yoktu. Bunlardan kaynaklı ciddi yaralar aldı özel eğitim sektörü. Uzaktan eğitimin diğer olumsuz tarafı ise öğrenci hemen hocadan geri dönüş alamıyordu, aynı anda çok kişi soru sordu mu hoca yetişemiyor, ya da internet kesilebiliyor. Yani online eğitim yüz yüze eğitim gibi etkili olamaz. Uzaktan eğitimin zaman ve emek anlamında olumlu tarafı olabilir ama dönüt ve düzeltmeler alınamıyor” dedi.

 

“UZAKTAN EĞİTİMİN 12 – 18 YAŞ ARALIĞINA ZARARLI ETKİLERİ OLDU”

 

Ayrıca uzaktan eğitimin sosyalleşmeyi de düşürdüğünü, İnsanlar arası paylaşım, dokunma, etkileşim ve motivasyonu kötü bir şekilde etkilediğini belirten Arğun, kursiyerlerin uzaktan eğitimle dönüt düzeltme alamadıkları için haliyle sınavlarının iyi geçmediğini dile getirdi. Bunun etkisiyle bazı bölümlerde ciddi anlamda başarı oranında düşüşler yaşandığını söyleyen Arğun, bazı branşlarda da başarı oranının arttığını söyledi. Kursiyerlerin kitap okuyup ders çalışmak için fazlasıyla vakitleri olduğunu dile getiren Arğun “Özellikle bu durum KPSS’ye hazırlanan kursiyerler için geçerli oldu. Ama bu başarı uzaktan eğitim sisteminin değil, fazlasıyla vakti olan öğrencilerin bunu ders çalışarak değerlendirmesinin sonucu. KPSS sınavına giren kişiler ile lise ve üniversite sınavına giren kişiler arasında fark var. Lise ve üniversite sınavına girenlerin kendilerini kontrol etme becerileri gelişmemiş, aldıkları eğitim dolayısıyla. Onlar ise evdeki boş zamanlarını ders çalışmaya harcamadılar. Onlar kendilerini kontrol edemedikleri için zamanı boşa harcama gibi bir durumları oldu. Bu durumda sınavlarda başarısızlığı getirdi. Bundan dolayı barajı aşamayan milyonlar ortaya çıktı” ifadelerini kullandı. Uzaktan eğitimin 12 ile 18 yaş aralığındaki öğrencilere yan etkilerden kaynaklı zararları olduğunu iddia eden Arğuç, bu çocukların dersle ilgilenmeleri gereken zamanı, sosyal medyaya veya internet oyunlarına ayırdığını söyledi.

 

“KAYITLAR YÜZDE 30 CİVARINDA”

 

Bu sene özel öğretim kurslarına ciddi anlamda kayıtlarda düşüş olduğunu söyleyen ve bunu iki sebebe bağlayan Arğun “Pandemi öncesiyle karşılaştırdığımızda birçok kurum yüzde 30 kapasite ile çalışıyor şu an. Bunun iki büyük sebebi var. Birçok hala kapanma korkusu yaşıyor. İleride yüz yüze eğitim bitecek kaygısını taşıyor öğrenciler ve dershaneye kayıt olmak istemiyorlar.  Diğer önemli sebepte ekonomik kriz. Kursların fiyatları yaşanan enflasyonun artışı sebebiyle arttı. Kira, elektrik, sigorta primleri, kaynak fiyatları her geçen gün artıyor bu da ister istemez kursun fiyatının artmasına sebep oluyor. Fiyatlar yükseliyor, kursiyerlerin alım gücü düşüyor ve bu da kayıt sayısına olumsuz şekilde yansıyor maalesef” ifadelerini kullandı.

 

“ONLİNE EĞİTİMDE DENETİM YOK”

 

Krizin ve kapanma korkusunun etkisiyle kurslara kayıt olamayan öğrencilerin ucuza online ders paketleri aldığını söyleyen Arğun, “Ne olduğu, kim olduğu belli olmayan denetimden uzak kişiler belli miktar para karşılığı online ders veriyor ve dersler yanlış teknikler ve anlamsızlıklarla ilerliyor. İşini iyi yapanları tenzih ederim ama kursiyerler bunun bedelini sınava girdiklerinde ödüyor ve bu onlar için hem zaman hem de maddi kayıp anlamına geliyor. Milli Eğitim Bakanlığı bunları denetlemeli ve öğrencilerin zarar görmesinin önüne geçmelidir” dedi. 

 

 

Kursiyerler uzaktan eğitim istemiyor

 

Geçen sene KPSS sınavına uzaktan eğitimle hazırlanan ve amaçladıkları başarıya ulaşamayan kursiyerler. Bu sene yüz yüze aldıkları sınava hazırlık eğitiminin son bulup, uzaktan eğitime geçme kaygısını yaşıyorlar.

 

“EVDE DERS ÇALIŞACAK ORTAM YOK”

 

Odyoloji mezunu Rabia Örüklü, özel eğitim kursunda KPSS sınavına hazırlanıyor. Evde rahat ders çalışacak bir ortamının olmadığı ve bir kontrol mekanizmasının olması için kursa kaydolduğunu söyledi.  Örüklü, “Tek çocuk olan ve evde çalışma imkanı olanlar için uzaktan eğitim avantaj olabilir. Benim için büyük bir handikap olur. Evde tek çocuk değilim, ders çalışacak bir ortamım yok. Özel eğitim kurslarında hocalar var, kütüphane, etüt var. Geçen sene evde hazırlandım sınava ama maalesef çok faydalı olmadı uygun ortam olmamasından kaynaklı. Dilerim yüz yüze eğitim son bulmaz” dedi.

 

“YÜZ YÜZE EĞİTİM DAHA FAYDALI”

 

Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olan Emrullah Toprak da bir eğitim kursunda memurluk sınavına hazırlanıyor. Geçen sene sınava uzaktan eğitimle hazırlandığını dile getiren Toprak, “Uzaktan eğitimle öğrenci yakalanmıyor. Ders esnasında kopukluklar yaşanıyor. Aynı anda birkaç kişi konuşuyor, hoca yetişemiyor, teknik aksaklıklar sorunlara sebep oluyordu. Yüz yüze eğitimde dersler daha verimli geçiyor. Birçok öğrenci aksaklıklardan ve imkansızlıklardan uzaktan eğitime bile dahil olamadı. Bu da sınav sonuçlarını negatif yönde etkiledi maalesef. Vaka sayılarının artışı kapanmayı getirecek diye kaygılanıyoruz ama aşılanma ile beraber bu sorunu da atlatıp yüz yüze eğitime devam etmeyi temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı. (Haber Merkezi)