Okullar eylül’de açılabilir mi?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Mersin programı sırasında yaptığı açıklamalarda okullarda yüz yüze eğitimin eylül ayında başlayabileceğini söylemiş hatta 6 Eylül tarihini vermişti.

Okullar eylül’de açılabilir mi?

MAYSA DERYAYEVA

Bakan Selçuk’un bu açıklamaları üzerine değerlendirmelerde bulunan Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, “Bizim alanda gördüğümüz şey bu hedefe ulaşmaya dair hiçbir hazırlığın olmadığı yönünde. Öğretmenlerin daha tamamı aşılanmamışken ve aşılanma konusu toplumsal bir bağışıklığın yükselmesi seviyesine ulaşmamışken gerçekten bu hedefe ulaşmanın oldukça zor olduğunu söyleyebiliriz. Okulların yardımcı hizmetleri, sağlık hizmetleri için kadro atması yok. Pandemi koşullarında sınıflarda az öğrenci ile ders işlenmesi gerekiyor. 35- 40 kişilik sınıflara öğrencilerin bu şekilde eğitim alması mümkün değil. Bunlara dair gerekli tedbirler alındığında yüz yüze eğitime başlaması uygun olacaktır. Öğretmen açığı var ve yüz bin üzerinde öğretmen atması yapılması gerekiyor. Ataması yapılmayan meslektaşlarımız var ve uzun zamandır bu meslektaşlarımız atma bekliyor. Okullara yeteri kadar bütçe ayırmıyor ve yeteri kadar personel atması yapılmıyor. Bunlar yapılmadıkça biz yine maalesef Eylül’de uzaktan eğitime devam edeceğiz” dedi

 

“PANDEMİ DÖNEMİNDE DÜNYA’DA OKULLARI KAPATAN İKİNCİ ÜLKEYİZ”

 

Sümbül, “AVMleri ve diğer yerler açıkken tüm okulları kapatıyoruz. Türkiye pandemi döneminde Dünya’da okulları kapatan ikinci ülkedir. Bunun kabul edilebilir bir yanı yoktur. Milli Eğitim Bakanlığı ve yetkililer 6 Eylül’e göre hazırlıklarını yapsınlar. Pandemi döneminde eğitim-öğretiminin üç dönemde uzaktan ve yüz yüze eğitime ulaşamayan öğrencilerimiz var. Ekonomik imkanı olmadığı için tablet, bilgisayar, internet gibi şartların sağlanmadığı için öğrencilerimiz birkaç kuşak gerçekten eğitim haklarından faydalanamadı. Önümüzdeki dönemlerde bunlar gençlerimiz için dezavantaj olacak. Pandemi dönemde çocuk işçilerinin sayısında, çocuk gelinlerin sayısında artış gördük” diye ifade etti.

 

TYT’ ye girenlerin yüzde 32’si barajı geçemedi

 

YKS sonuçları açıklandı. Açıklanan verileri göre TYT’ye katılan adayların yüzde 32’si 150 barajının altında kaldı. Yapılan sınavda kadınlar erkeklerden daha başarılı oldu. Kadınların %71,75’i, erkeklerin ise %64,16’sı barajı geçebildi. Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül ise sınava girmeyenlerin sayısına dikkat çekerek, “Sınavda önemli eşitsizlikler oldu fakat bu eşitsizlikler pandemiyle birlikte dezavantajlı gruplar aleyhine çok kötü şekilde bozuldu” dedi.

 

Sümbül sınavda önemli eşitsizlerin yaşandığına dikkat çekerek, “Sınava girmeyenlerin sayısı oldukça yüksek orandaydı. Biz LGS sınavında da aynı sonuçları gördük ve bu sonuçlar YKS sınavı içinde geçerli. Pandemi döneminde maalesef okulları hem üniversiteleri kapattığımız için eğitim hakkından faydalanamayan, ekonomik durum uygun olmayan özel derse, dershaneye yeteri kadar para ayıramayacak dar gelirli ailelerin çocukları eğitim hakkından yararlanamadıkları için bu sınavda doğal olarak başarıları diğer yıllara göre daha da düşecektir. Bu durum pandemi koşullarında çocuklarını özel derslere, özel kurumlara gönderebilenler çok daha avantajlı duruma gelirken, okulların kurslarından faydalanmaya çalışan, uygun kurslardan ya da kendi imkanlarıyla sınava hazırlanmaya çalışan gençlerimiz maalesef bu haklarını bu dönemde çok daha az kullandılar. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bunun etkisini görmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

 

“ÇIKAR ODAKLI YAKLAŞIM GENÇLERİMİZİN GELECEĞİNİ ÖNEMLİ ORANDA ETKİLEMEKTEDİR”

 

Sümbül Türkiye’de sınav odaklı eğitim sisteminin olduğunu belirterek, “Sınav odaklı sistem tüm üniversitelerde aynı sistem devam ettikçe, her iline bir üniversite kuran ve bununla işsizliği öteleyen, gençleri buralarda tutarak bu illerin ekonomilerinde katkı sunmayı düşünen sadece çıkar odaklı yaklaşım gençlerimizin geleceğini çok önemli oranda etkilemektedir. “Biz üniversite mezunu herkese iş vermek zorunda değiliz” mantığı devam ettikçe, biz bu problemlerle çok karşılaşacağız. Pandemi koşulları bu durumu birkaç kat daha arttırdı ve eğitim sistemindeki, sınav sistemindeki eşitsizliği çok daha gün yüzüne çıkardı” dedi.