“Müsilaj Mersin’de hep vardı”

EMEP Çevre Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, Marina civarında denizde parça parça görülen müsilaj tehlikesine dikkat çekti. Sosyal medya hesabından müsilaj oluşumunu fotoğraflayan Başkavak, “Marinanın doğusunda kıyıdan çok rahat görünen bu şeyler müsilaj değilse nedir?” sorusunu yöneltti.

“Müsilaj Mersin’de hep vardı”

Marinanın bitiminden başlayıp Öğretmen Evine kadar olan deniz yüzeyinde müsilaj görüldüğü söyleyen EMEP Genel Çevre Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, Mersin’de müsilajın geçmişte de görüldüğünü ve şu anda da varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Başkavak, konuyla ilgili gazetemize yaptığı açıklamada, “Daha önce de Mersin’de de müsilaj görüldü ve şu anda da zaten Mersin’de müsilaj var. Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ayas, Taşucu ve çevresinde dalış yapanların müsilaja çokça rastladıklarını ama Mersin doğusunda inceleme yapılmadığı için deniz dibinde nerelerde müsilaj olduğunun tespit edilmediğine vurgu yaptı. Ben ise Mersin’in doğusunda Marinanın hemen bitiminden başlayıp Öğretmen Evine gidilen alan içerisinde parça parça denizin yüzeyinde görülüyor. Ben gördüğümü söylüyorum” dedi.

 

“LİMANIN GENİŞLEMESİ MÜSİLAJ TEHLİKESİNİ ARTTIRIR”

 

Mersin Limanının genişleme projesiyle birlikte Mersin’de müsilaj tehlikesinin artacağını söyleyen Başkavk, “Müsilajı en çok etkileyen şeylerden bir tanesi ‘Deniz dolgusudur’. Çünkü deniz dolgusu denizleri kirletiyor. Biz Mersin’de bunu en yakından yaşayan bir kentiz. Bizim sahilimiz tamamen betona çevrildi. Deniz içerisindeki pisliği sahile bırakacak bir yer bulamıyor. Çünkü sahil tamamen betonla kaplı. Dalgalar beton duvarla karşılaşıyor. Bununla birlikte Mersin Limanının genişleme projesiyle birlikte milyonlarca taşın oraya dolduracaklar. O taşların yıkanma ihtimali yok. Çünkü milyonlarca taşı yıkayacak bir su kaynağı da yok. Kağıt üstünde bütün bunların yapılacağı söyleniliyor ama olan pisliğiyle birlikte gelip denize dolduracaklar” dedi.

 

“NÜKLEER SANTRAL MÜSİLAJ OLUŞUMUNU TETİKLER”

 

Başkavak, “Uzak bir tehlike de var Mersin’de. Nükleer Santral yapıldığında bütün Akdeniz’in sıcaklığının 2 derece artacağı söyleniyor. Buna örnek olarak Marmara denizinin sıcaklığı 1970 yılında ölçülmüş bir de 2020 yılında ölçülmüş. 1970 yılında Marmara Denizi 15 dereceymiş, şu anda Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi denizin 20 derece olduğunu söylüyor. Bu sıcaklık artışı mevcut deniz canlılarının ölümüne ve müsilajın artışına yol açtığı söyleniyor. Bununla birlikte Akkuyu’ daki nükleer santralin soğutma suyu doğal olarak Akdeniz’i ısıtacak ve müsilaja daha çok zemin hazırlayacak diyebiliriz” dedi. (Haber Merkezi)