“Artık Yeter”

KESK Mersin Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Özbay, Özgür Çocuk Parkı’nda düzenlediği basın toplantısında “insanca yaşamaya yetecek bir maaş istiyoruz” diye çağrıda bulundu. Özbay, gün geçtikçe halkın alım gücünün düştüğüne vurgulayarak, “Asgari ücretli, emekli, kamu emekçisi ve dar gelirli olan tüm kesimler günden güne hızla eriyen ücretleriyle, satın alma güçlerindeki ağır kayıplarla gündelik yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor” dedi.

“Artık Yeter”

ZELİHA ÖZİPEK

 

Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması düzenleyen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Mersin Şubeler Platformu, “İnsanca yaşamaya yetecek bir maaş istiyoruz” çağrısında bulundu. Platform adına konuşma yapan KESK Dönem Sözcüsü Mustafa Özbay, “Çarşıda, Pazarda, Markette, Sokakta Yaşanan Gerçek Enflasyon Oranında, İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Maaş İstiyoruz! Asgari ücretli, emekli, kamu emekçisi ve dar gelirli olan tüm kesimler günden güne hızla eriyen ücretleriyle, satın alma güçlerindeki ağır kayıplarla gündelik yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. İşsizlik, geçim derdi ve düşük ücretler artık hayatların sönmesine, ailelerin dağılmasına, çocukların çalışmak zorunda kalmasına neden oluyor” dedi.

 

“EMEKÇİNİN İHTİYAÇLARI YOK SAYILIYOR”

 

Özbay, “Siyasi iktidar bu tabloya karşı gözlerini yummuş, kulaklarını tıkamış şekilde, görmek istediği hülyaya, duymak istediği nidaya kendisini kaptırmış gidiyor. Ekonomik krizin üzerimizdeki ağırlığı pandemi koşullarında taşınamayacak düzeye ulaşıyor. İstatistiğin en güçlü yalan söylemenin aracı olarak kullanılmasına en iyi örnek ise TÜIK' den geliyor. Yıllardır olduğu gibi çarşıda, pazarda ya da sokakta, yani hayatın en sahici yerindeki enflasyonun yanına dahi yaklaşamayacak veriler, resmi istatistik olarak karşımıza çıkarılıyor. Sendikalı ya da sendikasız, 3 milyon kamu emekçisi ve 2 milyon emeklinin iradesi ve ihtiyaçları yok sayılıyor. Kamu emekçileri, 2022-2023 dönemi toplu sözleşmeye gitme sürecinde, %3'lük kısmı toplu sözleşmeden kaynaklanan, yüzde 5,45'lik kısmı ise enflasyon farkı olarak "lütfedilen" %8,45'lik bir zamla karşılaşıyor. Enflasyon, halkın satın alma gücündeki azalmanın en somut göstergesi olmasına rağmen, iktidarın denetimindeki medya, açıklanan verileri işçi, memur ve emekliye zam müjdesi' olarak veriyor” dedi.

 

“YAŞAMLARIMIZ SİZİN ÇILGIN PROJELERİNİZDEN DAHA AZ KIYMETLİ DEĞİL”

 

“Haziran ayı resmi enflasyon oranı üzerinden verilen zam daha maaşlara yansımadan, Temmuz ayından geçerli olmak üzere elektriğe % 15, konutlarda kullanılan doğalgaza ise  zam yapılıyor” diyen Özbay,  “Siyasi iktidarın kaşıkla verdiğini kepçeyle alma politikası yıllara kıyaslandığında ise kaşığın giderek küçüldüğü, kepçenin ise devasa boyutlara ulaştığı herkes tarafından çok iyi biliniyor. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu olarak, 5 milyon kişinin hayatlarının enflasyon rakamların arasına sıkıştırılamayacağı artık görülmelidir. Siyasi iktidar bir gerçeği unutmamalıdır. Yaşamlarımızın ekonomik müjdelerinizden, reform paketlerinizden, çılgın projelerinizden ve doymak bilmeyen sermayedarlarınızdan daha az kıymetli değildir. Tüm kamu emekçilerine ve emeklilere çağrımız açık ve nettir. Biz bu gidişe dur demediğimiz sürece, sahici ve samimi bir şekilde yan yana gelip el ele vermediğimiz sürece, kapalı kapılar ardında rakamlarla oynadıkları gibi hayatlarımızla oynamaya devam edeceklerdir. Dolayısıyla sendikalı ya da sendikasız, tüm kamu emekçileri "artık yeter" demeli ve bu gidişe bir son vermelidir” diye konuştu.

 

 

“MAAŞLARIMIZ YOKSULLUK SINIRININ ÜZERİNDE OLMALI”

 

Özbay, KESK’in taleplerini şu şekilde sıraladı:

 

“*En düşük kamu emekçisi maaşı; kira, yakacak, ulaşım gibi sosyal ödemelerle yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır.

*Maaşlarımızda hedeflenen enflasyon oranında değil, yaşanan gerçek enflasyon oranında, satın alma gücümüzdeki azalma ve ekonomik büyüme oranları dikkate alınarak artış yapılmalıdır.

*Elektrik, doğalgaz, su, akaryakıt, ekmek, toplu taşıma gibi temel ihtiyaçlara yapılan zamlar geri alınmalı, söz konusu temel ihtiyaçlara zam yapılmamalıdır.

*Tüm yükü emekçilerin sırtına yıkan vergi adaletsizliğine son verilmelidir. Sadece geçtiğimiz yılın kayıplarını telafi etmek için maaşlarımız 2021 yılının başından itibaren geçerli olmak üzere seyyanen 1000 (bin) TL artırılmalıdır.

*Yıllardır yandaş konfederasyonla yapılan satış sözleşmelerine son verilmeli, uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan grev hakkımız engellenmemeli, derhal grevli özgür toplu sözleşme mekanizması kurulmalı, bunun için 4688 sayılı yasa baştan sona yeniden düzenlenmelidir.

*Bizler Kamu emekçileri olarak bu saydığımız taleplerimiz karşılık bulana kadar, alanlarda olmaya devam edeceğiz. Tüm kamu emekçilerini sendika, aidiyet, siyasi görüş gözetmeden emek eksenli ortak mücadeleye çağırıyoruz.”