Yeni kanun da yetersiz

Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda kabul edildi. Hayvanlar artık ‘eşya’ değil ‘canlı’ olarak sayılacak. Ancak hayvan hakları alanında çalışmalar yapan avukatlar yeni çıkan yasanın da yetersiz, eksik olduğu görüşünde.

Yeni kanun da yetersiz

ZELİHA ÖZİPEK

 

Hayvan hakları savunucularının yıllardır beklediği Havyan Hakları Koruma Kanunu, TBMM komisyonunda kabul edildi. Mersin Barosu Hayvan Hakları Komisyonu başkanı Avukat Ahmet Orçun Özekenci ve üye Avukat Bahar Naz Alkan ile hayvan haklarının korumasına yönelik yasalaştırma hakkında konuştuk.

Avukat Özekenci, “TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyon Raporu yayınlanalı 627 gün oldu. Bu rapor hazırlanırken baroların Hayvan Hakları Merkez ve Komisyonları ile diğer ilgili Sivil toplum kuruluşlarına görüş soruldu. Ancak istenen görüşlerin çoğu yasaya yansıtılmış değil” diyor.

 

CEZALARIN UYGULANABİLİR OLMASI ÖNEMLİ”

 

“Önemli olan cezaların yüksekliği değil uygulanabilir olmasıdır” diyen Özekenci, “İyi yazılmış birçok kanunumuz var ama bu uygulamasını da iyi yaptığımız anlamına gelmiyor. Kanun koyucunun iradesinin uygulamada yansıtılabilmesi lazım. Bu kanun kamuoyunda tartışılırken de çokça duyduğumuz hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına (HAGB) ve erteleme kavramlarına burada değinmek lazım. İki yıl ve altında kalan cezalar için gündeme gelen iki kavram bunlar. Kişilerin suç işlediklerinin sabit olduğu hükme bağlansa dahi cezalar ertelenebiliyor ya da hükmün açıklanması geri bırakılabiliyor. Burada somut olayın özelliğine göre bu kavramlar değerlendirilmeli. Hayvanlara karşı hak ihlalleri çoğu zaman adli makamlarca idari işlem olarak değerlendirilmektedir. Uygulamanın iyileştirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

“KABUL EDİLEMEZ BİR HUSUS”

 

Yeni hükümlerde eski yasaya kıyasla olumlu noktalar olsada eksik kalan ve eleştiriye açık noktalar olduğunu belirten Bahar Naz Alkan da “Önceki düzenlemede bir hayvana kötü muamele yapılması dolayısıyla herkes şikayet hakkına sahipken yeni düzenleme ile artık  hayvanlara kötü muamele yapanlarla ilgili şikayet yetkisi sadece Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı İl Tarım Müdürlüklerine verilmesi hususu  eksik ve üzerine düşülmesi gereken, bu haliyle kabul edilmemesi gereken bir husus”. Alkan, “Diğer bir konu olan apartmanda beslenen hayvan sayısına sınırlama getirilmesi, apartmanlarda mevcutta bakılan hayvanlar için tehlike arz edecektir. Şöyle ki, evinde 3 köpek besleyen bir kişinin yeni düzenlemeler sonucu bakabileceği hayvan sayısının örneğin 2 hayvan ile sınırlandırıldığı taktirde, kalan tek köpeğinin ne olacağı sorusu cevap bulamamaktadır” dedi.

 

“AVCILIKLA İLGİLİ TEK BİR DÜZENLEME YOK!”

 

Öngörülen cezaların eksikliğine dikkat çeken Alkan sözlerine şöyle devam etti: “Söz konusu yeni düzenlemede nesli tükenmekte olan hayvanların öldürülmesi durumunda eski düzenlemeye göre daha yüksek hapis cezaları öngörülse de, nesli tükenmekte olan Üveyik kuşları da dâhil olmak üzere bu türlerin avlanmasına izin veriliyor. Düzenlemede avcılıkla ilgili tek bir düzenleme yok. Bunun nedeni maalesef avcılık gruplarının baskısına yorulmakta. Yani bir yandan düzenlemeye fiili olarak tutuklamaya dönüşebilecek madde koyulurken, başa bir yandan da avcılığın önü açılıyor.”

 

“HAKİMLERE BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR”

 

Alkan, “Hayvanlara işkence ederek öldürenlere 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası, eziyet edenlere ise 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek ve bu cezalar ertelenmeyecek. Cinsi tükenen ve kasten bir canlının cinsini tüketene 2 yıldan 5 yıla kadar, hayvan dövüştürenlere ise 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek. Ancak Ceza Muhakamesi Kanunu gereği 2 yıl 1 ayın altında olan hapis cezalarında tutuklama yapılmamakta. Bu nedenle alt sınırı 6 ay olan cezalarda, hakim cezayı alt sınırdan verdiği takdirde  hayvana zarar veren sanık bu suçtan hapis cezası alsa dahi fiili olarak tutuklanmayacak. Bu sebeple hayvanlara karşı işlenen suçlarda; hukuki somut olayın oluş şekline ve suçu nitelendirmesine göre doğru yargılamanın ve doğru cezanın verilmesi noktasında hakimlerimize büyük sorumluluk düşmekte” ifadelerini kullandı.

 

KITA AVRUPASI ÜLKELERİ ÖRNEK ALINMALI”

 

Hayvan hakları konusunda bilindiği üzere en gelişmiş ve örnek alınası ülkelerin kıta Avrupası ülkeleri olduğuna vurgu yapan Alkan, “Örneğin İngiltere’de her sokağa, her alışveriş merkezine bir petshop açmak onlarda neredeyse imkansız. Önce bu hayvana nasıl bakıyorsunuz, kaç kere doğum yaptırıyorsunuz her şey yasada var planlı, programlı. Bu sayede de her yere hayvan satan petshoplar açmak mümkün olmayan bir hale getirilmiş. Yine hayvan hakları olduğunda en iyi düzenlemeleri yapmış olan ülkelerden bir başkası, İsviçre. İsviçre’de köpek sahiplenmek istediğinizde bile daha önce evcil hayvan bakmamış biriyseniz, bununla alakalı bir sertifika almış olmalısınız. İsviçre’de kendi başına doğada sosyal yaşam sürebilen hayvanların bile, ki buna verebileceğimiz en iyi örneğin balık olduğunu söyleyebiliriz, tek başına beslenmesi yasak. Fransa ise bu konuda yapılan yasalarının iyileştirmesini oldukça yakın zamanda yapmaya başlamış olsa da, Fransa’da hayvanlar eşya olmaktan 2015 yılında çıkarak, "Hissedebilen Canlı Varlık" kategorisine girebilmiş” dedi.