Merci Öğrenci Danışma Merkezi ile öğrencilerin başarı oranı artıyor

Mersin Büyükşehir Belediyesinin, Avrupa Birliği, Alman ve İspanyol hükümetleri tarafından ortak finanse edilen Qudra 2 programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan projesi Merci Öğrenci Danışmanlık Merkezi, hizmetleri ile öğrencilerin sosyal uyumunu artırırken, başarı oranlarını da yükseltiyor. Merkezde, eğitimine devam edemeyen veya devam etmekte zorluk çeken çocuklara ve gençlere rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti veriliyor.

Merci Öğrenci Danışma Merkezi ile öğrencilerin başarı oranı artıyor

Mersin Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Merci Öğrenci Danışmanlık Merkezi, verdiği hizmetlerle danışan öğrencilerin başarı oranlarında artış sağladı. Kapsamlı içeriği ile eğitimine devam edemeyen veya devam etmekte güçlük çeken öğrencilere rehberlik ve psikolojik destek hizmeti sağlayan Merci’den Mersin’de yaşayan mülteci gençler de faydalanabiliyor. Merkez bu yönü ile hem mültecilerin yerli nüfus ile sağlıklı iletişimine, etkileşimine, sosyal uyumuna hem de eğitim hayatına katkı sağlıyor.

 

“AMACIMIZ, ÇOCUK VE GENÇLERE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ VERMEK”

 

Öğrenci Danışma Merkezinde görev yapan Uzman Klinik Psikolog Asena Akatürk, Merci Öğrenci Danışma Merkezi projesinin hibe almaya hak kazandığı Qudra 2 programı ile ilgili bilgi verdi. Akatürk, “Qudra 2 programı Suriye ve Irak krizlerine yanıt olarak mültecilerin, yerinden edilmiş kişilerin, ülkesine geri dönmek isteyenler ve ev sahibi toplulukların dayanıklılığını artırmak, onların temel gereksinimlerini sağlamak amacıyla yürütülen bir programdır” dedi.

Öğrenci Danışma Merkezi projesi ile temel hedeflerini anlatan Akatürk, “Bu projeyi tasarlarken, programın da temel hedeflerinden biri olan gençler arasında sosyal uyumu sağlamayı hedefledik. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu proje ile bu hedefe ulaşmanın en büyük adımlarından birini attığımıza inanıyoruz. Projemizin amacı, Mersin’de yaşayan 15-25 yaş aralığında eğitimine devam etmeyen veya devam etmekte güçlük yaşayan çocuk ve gençlere danışmanlık hizmetleri vererek onların sağlıklı, nitelikli, başarılı ve çağdaş bireyler olarak yetişmelerini sağlamak” diye konuştu.

 

“SOSYAL UYUMU DESTEKLEMEK AMACIYLA SEMİNERLERİMİZ OLDU”

 

Projenin oluşma aşamasında 47 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, 41 de geçici koruma statüsünde olan faydalanıcıya ulaştıklarını belirten Akatürk, şunları söyledi:

“Bu yararlanıcılardan 16’sının eğitime devam etmediğini tespit ettik ve aslında eğitime devam etmeye istekli olduklarını, ancak bulundukları koşullar dolayısıyla eğitimden geri kalmış olduklarını gördük. Bu Yararlanıcılara psiko-sosyal ve akademik açıdan destek verdik ve Halk Eğitim Merkezine yönlendirdik. Bunun yanı sıra sosyal uyumu da desteklemek amacıyla farkındalığı arttırmak adına toplumsal cinsiyet eşitliği, temel insan hakları ve mülteci haklarını anlattığımız seminerlerimiz oldu. Bunun yanı sıra yoga, pilates ve seramik etkinliklerimiz de oldu.”

Akatürk, proje sürecinin sonunda edinilen çıktıları da anlatarak, “Suriye uyruklu faydalanıcılardan Türkçe ve Türk tarihini öğrenmek istedikleri konusunda talepler aldık. Sosyal uyum açısından faydalanıcıların seminerler esnasında etkileşime geçtiklerini, birbirlerine düşüncelerini ifade etmeye başladıklarını gözlemledik. Bunlar gelecekte toplumsal huzurun ve gelişimin sağlanması için önemli çıktılar” şeklinde konuştu.

 

“GENEL MEMNUNİYET ORANI OLDUKÇA YÜKSEK”

 

Öğrenci Danışma Merkezinde bireysel terapiler, eğitim rehberliği, kariyer planlaması, meslek seçimi konularında danışmanlık verdiklerini kaydeden Akatürk, öğrencilerin en çok karşılaştığı sorunları anlatarak, “Genel olarak en çok karşılaştığımız sorunlar; sınav kaygısı, gelecek kaygısı, dikkat ve motivasyon eksikliği oldu. Bunun dışında ailevi ve ilişkisel yönden yaşanan problemler de mevcuttu. Bunları gidermeleri ve karşılaştıkları zorluklarla baş etme gücü kazanmalarını sağladık. Genel memnuniyet oranı oldukça yüksekti. Bu süreçte akademik hayatlarında yaşadıkları zorlukları belirlemek ve kişisel süreçlerinde yaşadıkları zorluklarda gençlerimize destek olmak ve katkı sağlamak için buradayız” ifadelerini kullandı.

 

“PROJENİN EN ÖNEMLİ BİLEŞENİ DOĞRU YARARLANICILARA ULAŞMAKTI”

 

Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığında sosyolog olarak görev yapan Merci Öğrenci Danışma Merkezi proje asistanlarından Nazire Büyükgürses de projenin en önemli bileşeninin doğru yararlanıcılara ulaşmak olduğunu ifade etti. Büyükgürses, “Pandemi sebebiyle saha araştırması yapmamız maalesef mümkün olamadı. Bu yüzden paydaş toplantılarımıza önem verdik. İl Göç İdaresi Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve yereldeki sivil toplum kuruluşlarıyla yararlanıcılara nasıl ulaşacağımız konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Bunun neticesinde çok sayıda yararlanıcıya ulaştık” dedi.

Beklediklerinden daha fazla yararlanıcıya ulaştıklarını söyleyen Büyükgürses, “İlk 4 ayımızda hedefimiz 64 yararlanıcı iken bu sürecin sonucunda veri tabanımıza yaklaşık bin 200 yararlanıcı kaydettik. Dört ayın sonunda 88 yararlanıcıyla da bu projemizi tamamlamış olduk” diye konuştu.

 

“ORYANTASYON, AYARLAYICI, YÖNLENDİRİCİ VE TAMAMLAYICI HİZMETLERİMİZ DE VAR”

 

Merci Öğrenci Danışma Merkezinde Rehber Öğretmen olarak görev yapan Canan Serin ise merkezde verdikleri hizmetleri, “Her yaş grubu öğrencimizin akademik ve psikolojik olarak sınava hazırlanmalarını sağlamanın yanı sıra eğitimsel-mesleki rehberlikle birlikte oryantasyon, ayarlayıcı, yönlendirici ve tamamlayıcı hizmetlerimiz var” cümleleriyle anlattı.

Serin, Merkez’de verdikleri hizmetlerin öğrencilerin başarı oranlarını artırdığını ifade ederek, YKS’ye giren öğrencilerle süreç içinde yaptıkları çalışmalarda 30-40 net aralığında artış gözlemlediklerini söyledi. Serin, “Bu hizmetler doğrultusunda eğitim noktasında hızlı ivme kazanıldı. Dolayısıyla öğrencilerimizin özgüveni arttı ve başarabildiklerini gördüler. Ara sınıfa giden danışanlarımız ise en fazla 30-40 aralığında sonuç alırken, çalışmalar sonucunda en az 78’li notlar görmeye başladılar. Böylelikle danışanlarımızın hedeflerinde değişikler oldu ve kendi farkındalıklarını keşfettiler” dedi. (İHA)