Narenciye yağmasına karşı ilk hukuki fren

Davultepe’de çiftçilere ait tapulu narenciye bahçelerinin sanayi sitesi yapılmak üzere bir kooperatif tarafından kamulaştırılması girişimlerine karşı açılan davada Danıştay savcılığı esas hakkındaki görüşünü açıkladı. Mülkiyet hakkının, ancak kamu yararı söz konusu ise el değiştirebileceğine işaret eden savcılık, Mersin Büyükşehir Belediyesinin de sanayi sitesi kurmak isteyen kooperatifin de kamulaştırma yetkisinin olmadığını vurguladı. Savcılık, acele kamulaştırma kararının iptalini talep etti.

Narenciye yağmasına karşı ilk hukuki fren

ABİDİN YAĞMUR

 

Yöre halkının “acele kamulaştırma” kararına karşı Danıştay 6. Dairesi’nde açtığı davaya bakan savcı Gül Filiz Ercan Arslantaş, acele kamulaştırma kararının iptal edilmesi gerektiği yönünde görüş belirtti ve bu görüşünü anayasaya, uluslararası sözleşmelere ve Danıştay içtihatlarına dayandırdı.

Savcılığın görüş yazısında ilk olarak mülkiyet hakkında gönderme yapıldı. Yazıda, “Bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının sınırlandırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır” denildi.

Türkiye’nin İnsan Hakları ve Temel Hakların Korunması Protokolünü 1954 yılında imzaladığının hatırlatıldığı yazıda, bu protokolde, mülkiyet hakkının garanti altına alındığı ve mülkiyetten yoksun bırakmanın ancak kamu yararı, yasalar ve uluslararası sözleşmelere göre olabileceğinin vurgulandığı hatırlatıldı.

Savcılık yazısında, Mersin Büyükşehir Belediyesinin ve Mezitli Küçük Sanayi Kooperatifinin kamulaştırma yapamayacağı da vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

“Danıştay 6. Dairesince 1580 sayılı Belediye kanununun yürürlükte olduğu dönemde belediyelerin Sanayi Sitesi yeri olarak kullanılacak yerin sağlanması için önce Toplu Konut İdaresi Başkanlığına başvurması ve bu başvuru süresince 4 ay içinde ihtiyacın karşılanamayacak olması ya da Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca karşılamayacağının bildirilmesi veya bu sürede isteğe cevap verilmemesi üzerine kamulaştırma yoluna gitmesi gerektiği yönünde içtihatları bulunmaktaydı. Belediyelere arsa üretme konusunda verilen kamulaştırma sadece konut ve toplu konut yapımı için sayılmıştır. Kamulaştırma yetkisi için sayılan konular arasında Sanayi ve Ticaret alanına yer verilmemiştir. Bu aşamada acele kamulaştırma ve bu işlemin dayandı belediyenin kamulaştırma yapma yetkisinin gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri adına yapılıp yapılamayacağını ele alınması gerekmektedir. Büyükşehir Belediyesi tarafından özel hukuk tüzel kişisi olarak küçük sanayi sitesi adına kamulaştırma yetkisi bulunmadığından işlemin iptali gerekir.”