Emirler köyünde orman nöbeti sürüyor

Mersin Orman Bölge Müdürlüğünün “gençleştirme” gerekçesiyle ağaç kesimi yaptığı Emirler köyü ormanlık alanında köylülerin başlattığı nöbet eylemi sürüyor.

Emirler köyünde orman nöbeti sürüyor

Emirler ve İnsu köyleri sınırlarında kalan ormanlık alanda Mersin Orman Bölge Müdürlüğünün ağaç kesimi yapması yöre köylülerinin tepkisini çekmiş ve köylüler kesimi engellemek için nöbet eylemine başlamıştı.

Nöbet eylemi sokağa çıkma yasağına rağmen bugün de sürdü. Nöbet eylemine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kadın kooperatiflerinden sorumlu danışmanı Fatma Köse ile CHP’li Yenişehir ve Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi Abdurahman Yıldız da katıldı.

Abdurahman Yıldız nöbet eylemiyle ilgilini izlenimlerini şöyle anlattı:

“Az sayıda çıkma serbestîsi olan insanın katıldığı nöbette, öncelikle Emirler mahallesi halkından köylüler başta olmak üzere, kentten gitme imkânı olan Demokratik Kitle Örgütü ve Meslek örgütü temsilcileri net bir şekilde ormanı koruyacaklarını, kesinlikle daha fazla kesim yapılmasına müsaade etmeyeceklerini belirtti. Köylüler başta olmak üzere katılımcıların tamamının, Orman Bölge Müdürlüğünce verilen bilgilerin doğru ve samimi olmadığı yönünde kesin kanaatleri var. Bu orman katliamının, kesinlikle bir yenileme, seyreltme işlemi olmadığına, ardından mutlaka ülkenin diğer kesimlerinde yaşandığı üzere bir imar projesi olduğunu inanmaktalar. Sokağa çıkma yasakları sona erdikten sonra civar köylerden yüzlerce insanla birlikte eylemlerini sürdüreceklerini belirttiler. Bizde mutlaka orman nöbetinde yanlarında olacağız.

Nöbet vesilesi ile köy halkı ve katılımcı civar köylerin muhtarları ile sohbet etme şansı bulduk. Kentimizin tüm bölgelerinde yaşanan çevresel katliamları dile getirdik. Limandan başlayarak deniz sahillerimize yapılan saldırıları anlattık. Balık çiftliklerini, asbest yatağı gemi söküm tesislerini, yağma şeklinde sürdürülen imar çalışmalarını dile getirdik. Köylerimizde kurulmaya çalışılan taş ocaklarından ve sonuçlarından bahsettik. Tarım ve orman arazilerinin Toki tarafından nasıl insafsızca talan edildiğini konuştuk. Aslında tüm köylülerimizin bunlardan haberi var. Fakat her köy, mahalle kendi adına mücadeleye katılmaya çalışıyor. Direnişini sadece kendi mahallesi ile sınırlı tutuyor. Saldırılar ise belli bir program çerçevesinde, tek merkezden çok organize bir şekilde yapılıyor. Buna karşı direnişin ve karşı koyuşunda daha organize ve birleşik yapılması gerektiğini anlattık.

Emirler ’de yaşanan orman talanı saldırısına, Kale köylülerin, Davultepelilerin, İnsuluların, Göznelilerin, Kerimlerlilerin destek vermesi gerektiğini, öte yandan Kale Köyünde yaşanan bahçe talanlarına da diğer köylülerin birleşik olarak karşılık vermeleri gerektiğini, Değirmençay köyünde yaşanan imar talanına yine diğer köylülerle birlikte ortak karşılık üretilmesi gerektiği üzerine konuştuk. Kerimler ve diğer köylerde yaşanan taş ocakları içinde öyle. Bu planlı saldırıların ancak bu şekilde püskürtülebileceğini anlattık. Yani “köylerin kardeşliği” gibi bir platformun oluşturulabileceği, bu mücadele birliğinin başarı elde etmekte kesinlikle yeni bir yol açacağını konuştuk. Dolayısıyla bayramdan sonra kısıtlamalarda kalkınca bu konu üzerine kafa yorarak, bütün köylerin temsilcilerinin bir araya getirildiği bir çalışma yapma kararı aldık. Gözümüz, kulağımız Emirler ormanlarında.”