Kukla geleneğini yaşatıyor

Tiyatro sanatçısı Umay Güzel, çocukluğundan beri tiyatronun içinde. Güzel bugüne kadar onlarca çocuk oyunu yazdı, onlarca çocuk oyunu sahneledi. Çalışmalarını Tiyatro Körebe’de Murat Haznedar ile birlikte sürdüren Umay Güzel, 2007’den beri de önemli bir geleneği, kukla tiyatrosu geleneğini sürdürüyor. Kendisi kuklalar tasarlıyor, dikiyor, giyecekleri elbiseleri tasarlıyor ve kuklaları kendisi oynatıyor. Umay Güzel ile çocuk tiyatrosunu ve başta Portakal ile Turunç olmak üzere ruh verdiği, ses verdiği kuklalarını konuştuk.

Kukla geleneğini yaşatıyor

 

ABİDİN YAĞMUR

 

-Kuklayı, kukla sanatını nasıl tanımlıyorsunuz?

Umay Güzel: Maddenin içindeki ruhun dışa vurumudur. Her ne kadar cansız gibi görünse de seyirciyi büyülediği hareket alanı vardır. Biraz daha ileri götürsek hepsi benim çocuğum gibi.

-Kukla sanatı çocuk tiyatrosunun neresinde duruyor?

Umay Güzel: Aslında tam da temelinde duruyor. Çocuk oyunları yokken kukla vardır. Çok eskiye dayanır. Şimdi her ne kadar çocuk oyunu gibi görünse de zamanında bütün kitlelere hitap eden masal ve destan anlatımlarında kullanılan birer objeydi kuklalar. Antik Yunan’da, antik Çin’de, Roma’da örnekleri vardı.

-Bazen çizgi film kahramanlarının maketlerinin içine insanlar giriyor ve ortam seslendirmesi yapılıyor. Bunu kukla olarak görebilir miyiz yoksa kuklanın daha farklı bir iklimi, havası mı var?

Umay Güzel: Bahsedilen oyuncağın teknik kullanımı açısından bakarsak pandomime daha yakın gibi geliyor bana. Ancak seslendirilmesi, konuşturulmaya çalışılıyor olması ne kukla, ne tiyatro ne de pandomim. Üçünden farklı bir alanı zorluyor. Ama henüz bir kategoriye girmiş değil.

-Çocukların hayal dünyasının genişlemesinde ve zihinsel gelişiminde kukla önemli mi?

Umay Güzel: Kesinlikle. Pedagojik anlamda, aşırıya kaçılmadığı sürece hayal gücünü ve yaratıcılığı destekleyicidir. Anlatılan bir masalı anne babadan değil de kukladan duyması çocuktaki hayal gücünü ve yaratıcılığı teşvik eder. İlk zamanların, televizyondan önceki zamanların çizgi filmleridir kuklalar. Biz anaokullarında, kreşlerde ve özel çocuklarla tasvir ve kukla yapımı-oynatımı atölyeleri yapıyoruz. O kadar yaratıcı ki görmeniz lazım. Bir anlamda hep konuşulan ama hiç yapılamayan medya okuryazarlığının altyapısını oluşturmuş oluyoruz.

-Siz ne zamandır kukla ile içli dışlısınız?  Kendiniz mi tasarlıyorsunuz? Tasarlarken neyden ilham alıyorsunuz?

Umay Güzel: Yaklaşık 2007’den beri kukla yapıyoruz. Oyunlarımızı kendimiz yazıyoruz. Bir başkasına kafandaki kuklayı anlatmak zor oluyor. Kendi tasarımlarımızı yapıyoruz. Kukla yapmayı birinden öğrenemezsiniz çünkü kimse bildiğini öğretmiyor. Elvermiyor yani. Birkaç denemem oldu, yapanlardan rica ettim ama ser verip sır vermiyorlar. Ben de inat ettim kendim öğrendim. Dikiş makinesi kullanmayı öğrendim. Kuklaların elbiselerini filan kendim yapıyorum. Önceleri zor oldu. Bir kuklayı yapmak bir hafta sürüyordu. Ama şimdi bir günde bitiyor. Ve ben isteyen herkese öğretiyorum.

-Kukla gösterisi çocuk tiyatrosuna göre daha mı zor, daha mı ayrıntılı yoksa aynı diyebilir miyiz?

Umay Güzel: Biz aslında tiyatro kökenliyiz. Yaptığımız kukla gösterisi. Kukla tiyatrosu. Kukla şov değil. Kukla şov eğlence ve dans amaçlı. Ama bizim kukla tiyatrosu çocuk tiyatrosu gibi giriş, gelişme ve sonuçtan oluşan bir oyundur. Bir önermesi vardır. 10 ayrı karakter seslendirip oynatıyoruz. Seslendirmeler de canlı performans, kayıt değil.

-Çocukların ve velilerin kuklaya yaklaşımı nasıl?

Umay Güzel: Bizi herkes seviyor. Çocukları bahane edip izleyen veliler biliyoruz. Kuklalar bizim hayatımız. İstediğini yapıp istediğini söyletebiliyorsun. Bunun için de işimizi çok seviyoruz.

-En çok ilgi gören kuklalarınızın adları ne?

Umay Güzel: Kız Portakal, oğlan Turunç. Portakal çok akıllı. Turunç’un sınıftan arkadaşı. Turunç çok yaramaz. Annesine ara ara yalan söylüyor. Zamanının çoğunu bilgisayarın başında geçiriyor. Turunç hasta olduğu zaman bazen okula gidemiyor. Aslında hasta değil ama bilgisayarda vakit geçirmek için annesine hastayım diye yalan söylüyor. Oyunda bilgisayar oyunundan karakterler çıkıp Turunç’un odasına geliyor. Odası çok dağınık olduğu için. Portakal ise tam tersi. Zamanını sokak oyunlarıyla geçiyor. Oyunda ayrıca anne karakteri var. Bilgisayardan çıkan karakterler Pink ve Ponk var.

-Biraz da Umay Güzel’den söz edelim. Kimdir Umay güzel?

Umay Güzel: 1980 yılında Adana’da doğdum. Memur bir baba ve ev hanımı bir annenin en küçük kızıyım. Babam memur olduğu için birçok memleket gezdim. Ortaokul, lise yıllarım hep tiyatronun içinde geçti. Liseden sonra, tiyatro yapabilmek için birçok işte çalıştım. Ailem istemiyordu çünkü. Mersin’den Adana’ya kurslara gidip geliyordum. Bu süreç 2001 yılına kadar devam etti. 2001-2005 yılları arası Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde geçti. Ailemin ısrarıyla öğretmenlik okulunu bitirdim. Diplomayı babama verdim ve tiyatroya kaldığım yerden devam ettim. 2005’ten bu yana Tiyatro Körebe olarak çalışıyoruz. Kukla yapmaya ve oynatmaya 2007 yılında başladım. Hala da devam ediyorum.