“AKP ve MHP’li meclis üyeleri demagoji yapıyor”

Geçtiğimiz günlerde Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde gündeme gelen Akkuyu Nükleer Santrali’nin elektrik iletim hatlarıyla ilgili imar planı değişikliğinin görüşülmesi sırasında yaşanan tartışmaların yankıları sürüyor. Mersin Nükleer Karşıtı Platformu’nun düzenlediği basın açıklamasına katılan HDP’li Ali Tanrıverdi, AKP’li ve MHP’li meclis üyelerini demagoji yapmakla suçladı. Platform Sözcüsü Aycan Özkan ise, “Meclis toplantısında AKP ve MHP’li meclis üyeleri konuyu manipüle ederek, Akkuyu nükleer santralini sıradan bir yatırım gibi nitelendirdi” dedi.

“AKP ve MHP’li meclis üyeleri demagoji yapıyor”

ESRA ŞASİ YAĞMUR

 

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, Akkuyu Nükleer Santrali’nin elektrik iletim hatları ve trafolarıyla ilgili imar planı değişikliği konusu görüşülürken meclis üyeleri arasında tartışmalar yaşanmış, AKP ve MHP’li meclis üyeleri, nükleere karşı çıkanları ‘yatırım ve istihdama karşı çıkmakla’ suçlamıştı. Mersin Nükleer Karşıtı Platform bileşenleri de belediye meclisindeki tartışmalara düzenledikleri basın açıklaması ile katılarak tepkilerini dile getirdi.  Eğitim-Sen Şube binasında gerçekleştirilen basın açıklamasına CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, HDP İl yönetimi, meclis üyeleri ve sendika temsilcileri de katıldı.  Katılımcılar adına basın açıklamasını okuyan Platform sözcüsü Aycan Özkan, “Mersin Büyükşehir Belediye meclisinde, tarihe, doğaya, insanlığa ve bir bütün olarak yaşama karşı suç işlemeye devam ediliyor” dedi.

 

“RANT VE TALAN KAYGISI VAR”

10 Ağustos Pazartesi günü yapılan meclis toplantısında yaşanan tartışmaları izlediklerini kaydeden Özkan, “Meclis toplantısında AKP ve MHP’li meclis üyeleri konuyu manipüle ederek, Akkuyu nükleer santralini sıradan bir yatırım gibi nitelendirdi. Bu karara itiraz eden, muhalefet şerhini koyan CHP, HDP ve İyi Parti’nin meclis üyelerini yatırıma ve dolayısıyla istihdama karşı çıkmakla suçladılar. Ve devamında trafo için istenen yerlerin tarım alanı olmadığını, ormanlık alan olduğunu söylediler.  Yine muhalefetin, dünyada eşi benzeri olmayan nükleer santralin inşaatına dair anlaşmanın 'Yap, İşlet, Sahip ol' gibi bir maddenin eleştirisini, nükleer atıkların nasıl bertaraf edileceğine ilişkin sorularını dikkate almadılar. Bu davranışın amacı enerji üretme kaygısından değil, rant ve talan kaygısından kaynaklandığı açık değil mi?” ifadelerini kullandı.

Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın, “Ben il başkanıyken gelin teknolojisini beraber seçelim dedim” sözlerine de atıfta bulunan Aycan Özkan, “Siz nükleer santralin kurulmasını kabul etmiş ve ona göre teknoloji seçimine soyunmuşsunuz, ama nükleer santralin sorununun teknoloji seçiminde değil, bizzat nükleer santralin kendisinde olduğunu es geçmişsiniz. Ayrıca dün Müftü Deresindeki asırlık ağaçları kestirerek çevreye, doğaya nasıl baktığınızı anlamış olduk” dedi.

 

“MERSİN HALKINA KARŞI SORUMLUSUNUZ”

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki meclis üyelerine seslenen Mersin Nükleer Karşıtı Platform Sözcüsü Aycan Özkan sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın AKP ve MHP’li meclis üyeleri; biz yaşam savunucularının hangi partinin ne yatırım yaptığıyla ilgili bir sorunumuz yok. Hangi parti ve iktidar yatırım yaparsa yapsın eğer yaşamı gözetmiyorsa, bir bütün olarak canlıların hukukunu gözetmiyorsa karşı durduk, karşı durmaya devam edeceğiz. Sizler de bizim kadar Mersin halkına karşı sorumlusunuz ve Mersin'deki yaşamı korumak zorundasınız! Ve biz yaşam savunucuları olarak, nasıl ki Akkuyu'da inşaatı süren, Sinop'ta kurulmak istenen nükleer santrallere karşı duruyorsak, Kars-Iğdır'ın sınırında bulunan Metzamor nükleer santralin hâlâ çalıştırılıyor olmasına da karşıyız. Nasıl ki Tarsus'ta yapılmak istenen Tarsus'u yaşanmaz hale getirecek olan 'Katı Atık ve Bio Kütle Yakma Tesisini' Tarsus halkının direnişiyle iptal ettirdiysek. Burada Tarsus belediyesinin hakkını teslim edelim. Nasıl ki bir patlama anında Lübnan'daki patlamanın en az üç katı fazla tahribat yaratıp Mersin'i haritadan silecek olan polipropilen üretim tesisinin yerine karşı çıkıyorsak, nasıl ki bir bütün olarak yaşamı doğayı yok edecek nükleer silahlanmaya ve ekolojinin dengeyi bozacak her türlü icraata karşı duruyorsak.  Lütfen konuyu manipüle ederek partiler arası, basit kısır bir çekişmeye indirgemeyin. Buradan Büyükşehir belediyesi Başkanı sayın Vahap Seçer'e çağrımızdır; Bizler, sizin de desteğinizi yanımızda gördüğümüz, kırk yıldır nükleer santrale karşı mücadele verenler olarak konunun asıl muhataplarına yani bize sesimizi duyurmamıza desteğinizi sürdürünüz ve konuyla ilgili durumlarda mecliste sözümüzü söyleyelim.”

 

“DEMAGOJİ YAPIYORLAR”

HDP’li Ali Tanrıverdi ise AKP’li ve MHP’li meclis üyelerini demagoji yapmakla suçladı. AKP’li ve MHP’li meclis üyelerinin kendilerini geçmişte neden bu yönde itirazlarda bulunmadıkları yönünde suçlamalarda bulunduklarını anlatan Tanrıverdi: “Yıllardan beri Mersin halkı ile beraber kurumları ile yapısıyla birlikte bu mücadele veriliyor. Pazartesi günü yapılan Mersin Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’nda Akkuyu Nükleer Santrali’nin önünün açılması için gerçekten Mersin için çok talihsiz bir karar oldu. Hele hele Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde yıllardan beri verilen mücadeleye rağmen böyle bir karar çıkması yukarıdaki talimatlar doğrultusundan kaynaklanıyor. Öyle bir ruh halleri vardı ki bizleri suçlamak için birtakım iftiraların içerisinde dahi bulundular. Bazı gerçekleri ters yüz etmeye çalıştılar, en önemlisi orada da gündeme getirdiğimiz ve dünyada da hiçbir örneği bulunmayan yap, işlet sahiplen şeklinde Rusya Devleti İle Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasında nükleerle ilgili bir sözleşme yapılmış. Bu sözleşme şu demektir yap işlet sahiplen yani burası senin toprağın, yerin olacak anlamındadır. MHP ve AKP’li belediye meclis üyeleri hayır böyle bir şey yok dediler. Olmayan bir şey söylemeyiz, sağlam delillerle konuşuruz. Sözleşmenin ana sayfasında ne diyor: Akkuyu NGS inşaat projesi dünyada yap-işlet- sahip ol modeli ile inşa edilen ilk NGS projesidir. Uzun süreli kontrat kapsamında nükleer santralin tasarımı, yapımı bakımı, işletme alımı ve işletmeden çıkarılması hükmünü üstlenmektedir diyor. Şirketin sayfasındaki sözleşmede bu yer alıyor” dedi.

 

“HALKI ALADATIYORLAR”

Sözleşmeye göre Akkuyu Nükleer Santralini yapan firmanın santralin ömrünü tamamlaması halinde bile buradan çıkmayacağını aktaran Tanrıverdi: “Genellikle sözleşmelerde yap -işlet- terk et şeklinde olması gerekirken bu sözleşme yap-işlet- sahip ol bu demektir ki nükleer santralin ömrü bittikten sonra da burayı sahiplenecek. Burada kalıcı olacak zaten kalıcı olacağını ibareleri de var. Akkuyu Nükleer Santral’in bitişiğinde yeni bir fabrika yapılıyor bu fabrika amacı dünyadaki nükleer santrallere yakıt üretecek. Yani oradaki orman alanı, tarım alanı, konut alanı o fabrikanın içerisinde duracak. Yani oralar ne yazık ki insansızlaştırılacak ve yabancı şirketlere de teslim edilecek. Bunları söylediğimiz zaman kızıyorlar. Ama gerçekler yok edilemez, gerçekler budur. Mersin kamuoyuna çağrımız gelin şu kentimize sahip çıkalım, özellikle Silifke ve Anamur arasında yaşayan insanlarımıza sesleniyorum sizi kandırıyorlar sizi aldatıyorlar size yanlış bilgi veriyorlar gerçek bilgilere sahip olun ve tavrınız geliştirin” diye konuştu.

 

“SANTRALİN GERİ DÖNÜŞÜ YOK”

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen de, AKP’li ve MHP’li meclis üyelerinin hükümetin isteği doğrultusunda kararlar aldığını belirterek, “Belediye Meclisi arkadaşlarımızı Mersin’e sahip çıksınlar diye seçtik. Mersin’in çıkarlarını savunsunlar diye seçtik. Orada kısır siyasi çekişmelerle hiç kimsenin Mersin’in önü tıkamaya Mersin’in çevresini katletmeye, doğasını yok etmeye hakkı yok. Onlarda burada yaşıyor, bizde burada yaşıyoruz, onların çocukları da bizim çocuklarımız da torunlarımızda burada yaşayacaklar. Arkadaşlarımıza çağrımız sadece kendi partilerinin ve belli müteahhitlerin rant elde etmesi için Mersin’in doğasına kıymamaları. Çünkü Nükleer santrallerin geri dönüşü yok” diye konuştu.