‘Erkekler değil, şiddet uygulayan erkekler rahatsız’

‘Erkekler değil, şiddet uygulayan erkekler rahatsız’ CHP’li kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’ne yapılan karalama kampanyalarına karşı 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması yaptı. CHP’li kadınların açıklamasında, “Sözleşme toplumu cinsiyetsizleştirmiyor; aksine hiç kimsenin cinsiyetinden ötürü ikinci sınıf insan muamelesi görmemesini teminat altına alıyor. Erkekler, İstanbul Sözleşmesi’nden rahatsız değil; eşine, sevgilisine ya da hiç tanımadığı bir kadına şiddet uygulayan, katleden, tacizci, tecavüzcü erkekler rahatsız” denildi.

‘Erkekler değil, şiddet uygulayan erkekler rahatsız’

ESRA ŞASİ YAĞMUR

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları, 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması yaparak İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkacaklarını duyurdu. CHP Mersin İl Başkanlığı önünde yapılan eylemde konuşan İl Kadın Kolları Başkanı Gülşah Yıldırım Genç, İstanbul Sözleşmesi’nin 4 temel hedefi olduğunu ifade etti. Genç bunları şöyle özetledi: “Birincisi; kadına karşı şiddetin önlenmesi için devletin tedbirler alması gerektiğine işaret etmektedir. İkincisi; eğer kadına karşı şiddet hala devam ediyorsa, kadın-erkek eşitsizliği sürüyorsa devletin kadınların hayatını korumak için etkin adımlar atmasını istemektedir. Devlete kadınları aktif ve etkin koru demektedir. Üçüncü adımda ise şiddet önlenemediyse, kadınlara zarar veren erkeklerin adil yargılanması ve cezalandırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Devlete “Etkin ceza sistemi uygula, adaleti sağla” demektedir. Dördüncü ve son adımda ise Sözleşme devlete kadınların daha güçlü bireyler olabilmesi, hayatın her alanında yer alabilmesi için çalışmalar yapması gerektiğini işaret etmektedir.  Özetle; İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını öngören ve kadına karşı sokakta ya da evde şiddetin önlenmesini amaçlayan hukuki bir belgedir ve Türkiye Cumhuriyeti de altına imza attığı bu sözleşmenin gereklerini yapmak zorundadır.”

 

“ŞİDDET UYGULAYAN ERKEKLER SÖZLEŞMEDEN RAHATSIZ”

Birilerinin iddia ettiği gibi İstanbul Sözleşmesi’nin yuva yıkmadığını, bir ailede şiddet gören kadın varsa erkeğin cezalandırılması gerektiğini söylediğini ifade eden Genç, “Hiçbir dine ya da kültüre aykırı kurallardan bahsetmiyor; çünkü tüm kadınların şiddetten korunmasını amaçlıyor.  Sözleşme; kadınların beyanı nedeniyle erkekleri delilsiz olarak cezalandırmıyor. Sözleşmeye göre kadının beyanıyla yalnızca kadın için acil koruma tedbirleri alınması öngörülüyor. Türkiye’de boşanmalar aile içi şiddet ya da anlaşmazlık nedeniyle gerçekleşiyor; yine birilerinin iddia ettiği gibi İstanbul Sözleşmesi’nde boşanma kavramının geçtiği ya da ima edildiği tek bir satır yok.  Sözleşme toplumu cinsiyetsizleştirmiyor; aksine hiç kimsenin cinsiyetinden ötürü ikinci sınıf insan muamelesi görmemesini teminat altına alıyor. Erkekler, İstanbul Sözleşmesi’nden rahatsız değil; eşine, sevgilisine ya da hiç tanımadığı bir kadına şiddet uygulayan, katleden, tacizci, tecavüzcü erkekler rahatsız.  Kısacası; İstanbul Sözleşmesi, rengi, dili, dini, kılık kıyafeti, dünya görüşü ne olursa olsun tüm kadınların şiddet görmemesi için var. Kadınların erkeklerle aynı haklara sahip olabilmesi için var” ifadelerini kullandı.