“Özgür basın demokrasinin sigortasıdır”

Basın Çalıştayı öncesinde basın mensuplarıyla konuşan Başkan Haluk Bozdoğan, “Çok sesli ve özgür bir basın demokratik sisteminin korunması ve güçlendirilmesi açısında son derece önemlidir. Özgür basın demokrasinin sigortasıdır” dedi.

“Özgür basın demokrasinin sigortasıdır”

Tarsus Belediye Başkanı Dr. Haluk Bozdoğan, hazırlık içinde oldukları Basın Çalıştayı öncesi gazetecilerle ile bir araya geldi.  Tarsus Belediyesi tesisleri içerisinde düzenlenen toplantıya, gazeteden televizyona, radyodan internete sektörün birçok mecrasında yer olan basın mensupları katıldı. Tarsus Belediye Başkanı Dr. Haluk Bozdoğan, gazetecilerin sorun ve taleplerini dinleyerek, not aldı.  Başkan Bozdoğan, “Çok sesli ve özgür bir basın demokratik sisteminin korunması ve güçlendirilmesi açısında son derece önemlidir. Özgür basın demokrasinin sigortasıdır. Yerel basında çalışan bir gazeteci ile ulusal da çalışan bir gazeteci arasında hiçbir fark yoktur. Gazetecinin görevi, mesleki sorumlukları ve işlevi tüm mecralarda aynıdır” dedi.

“ÜRETEREK SIKINTILARI İYİLEŞTİRME KONUSUNDA ÇABA GÖSTERECEĞİZ”

Gelişen teknoloji ile birlikte sosyal yaşamın her alanında köklü değişimler yaşandığını ifade eden Başkan Bozdoğan, “Dijitalleşme ile yerel basında bu değişimden payını aldı. Son yıllarda halkın habere ulaşma, takip etme ve okuma alışkanlıkları yeni boyutlar kazandı. Tüm gelişmelere rağmen zor günler geçiren yerel basın, Pandemi sürecinin de eklenmesiyle ekonomik olarak sıkıntılı günler yaşıyor. Önümüzdeki haftalarda düzenleyeceğimiz Çalıştayda, basın yayın kuruluşlarının sorunlarının belirlenmesine yönelik çalışmalarımız olacak. Sorunlara hep birlikte çözüm üreterek, medya çalışanlarımızın yaşadığı sıkıntıların iyileştirmesi konusunda elimizden gelen çabayı göstereceğiz” şeklinde konuştu.

“TARSUS BELEDİYESİ BİR DERS VERMİŞTİR”

“Hepimizin birleşmesi gereken Tarsus paydasıdır” diyen Bozdoğan şunları söyledi:

“Çok zor bir süreç geçirdik. Hala bitmiş değil. Hala sıkıntılar çok büyük. Pandemi sürecinde ciddi çalışmalar yaptık. Bu alanda da ilkleri yaşayan Tarsus Belediyesi’ydi. Pandemi sürecinde 400 tona kadar çıkan ve dağıtılan meyve ile sebzelerde belediyenin bütçesinden 1 kuruş çıkmadı. 2 milyon 100 bin lirayı bulan bir çalışma yaptık. Basında şunu gördüm siz 50 bin lira meyve sebze almışsınızdır. 70 bin liralık fatura kesmişsinizdir demeleriydi. Tek bir meyve - sebzeye para vermedik. Kimi zaman arkadaşlarım kendi cebinden harcadı. Kimi zaman hayırsever iş adamlarından destek aldık. Gelinen noktada 400 bin ton meyve ve sebze dağıttık.  Diğer tarafta süt üreticilerimizden şikayet gelmişti.  Sütümüzü 1 lira 80 kuruştan alıyorlar. Onu da 3-4 ay sonra ödüyorlar diye. Belediye olarak sütlerini 2 lira 45 kuruştan aldık. Parayı peşin verdik. Bu sütle tereyağ, peynir yaparak halka ücretsiz dağıttık.  Bir belediyenin aslında bu tür olaylarda sosyal belediyecilik anlayışını ortaya koyması gerekiyor.  Bu olaya siyasi olarak toplumsal olarak bakmayanlara Tarsus Belediyesi bir ders vermiştir.”

“BU KENT OLARAK KAYBETTİĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR”

Hiçbir zaman akıldan ve bilimden uzak durmadıklarını savunan Bozdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Hiçbir zamandan akıldan ve bilimden uzak durmadık. Siyasi olarak düşünceler her ne olursa olsun herkes Tarsus’u siyasetin üzerinde görmeli. Çünkü bu kentin ihtiyacı olan çok şeyi var. Özellikle il olması. Biz bu kentin haklarını ne zaman koruyabildik? Yöneticilik olarak ve özellikle basın olarak ne derece koruyabildik? Burnumuzun dibinde Organize Sanayi Bölgesi’ni kaptırdık. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’na bağlandığında Tarsus’un gelirinin 4-5 katının oraya gittiğini tüm basın görmüştür. Öbür tarafta sahil yolu bandı projesi. Diğer yanda havalimanı projesi.  Ben bu kentin hakları için savaşacağım. Bu kent olarak kaybettiğimiz çok şey var. “