"Eğitim sistemi can çekişiyor"

Eğitim-Sen Mersin Şube Yürütme Kurulu, TYT ve AYT’deki başarı oranının düşmesinin nedenini eğitim sisteminin bilimsel eğitimden uzaklaştırılarak din temelli eğitime dönüştürülmesine bağladı.


ESRA ŞASİ YAĞMUR

Eğitim-Sen Mersin Şube Yürütme Kurulu, Temel Yeterlilik (TYT) sınavı ile Alan Yeterlilik (AYT) sınavlarındaki başarısızlığın eğitimin bitme noktasına geldiğinin göstergesi olduğunu bildirdi.

Eğitim-Sen Mersin Şube Yürütme Kurulu, TYT ve AYT sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, eğitim sisteminin geldiği noktayı değerlendirdi. Eğitim sisteminin uzun yıllardır alarm verdiğini, açıklanan sınav sonuçlarındaki başarısızlığın bunun göstergesi olduğunu kaydeden Şube Yürütme Kurulu, "18 yıldır iktidarda olan siyasal anlayış eğitimi dünya ve ülke gereksinimlerine, bilimsel verilere göre düzenlemek yerine kendi siyasal anlayışı üzerinden dizayn etmeye çalışmaktadır. Bu tek yönlü, ötekileştirici, cinsiyetçi, çağın gereksinimlerinden kopuk, bilimsel kriterlere uymayan, yeterli yatırımlarla desteklenmeyen eğitim anlayışı sonuç olarak vasatın da altında bir eğitime dönüştü. Bütün eğitim aşamalarını dini temellere dayandırma arzusu, zorunlu din derslerinin yanında zorunlu seçmeli din derslerinin getirilmesi, Lise Geçiş Sınavlarında başarılı olamayan öğrencileri özendirici olanaklar sunarak hatta mahalle baskısı biçimine dönüştürerek imam hatip okullarına yönlendirme çabaları TYT ve AYT’deki mevcut başarısızlığı doğurdu" dedi.

 

"EĞİTİM SİSTEMİ CAN ÇEKİŞİYOR"

İmam hatip okulları dışındaki okulların sınıf mevcudunun 40'ın üzerinde olduğunu imam hatip liselerinde ise sınıfların neredeyse boş olduğunu belirten Şube Yürütme Kurulu, "24 derslikli bir imam hatip lisesinde birkaç sınıflık öğrenci kaydı yapılıp sınıf mevcutları 20 öğrencinin altındayken akademik eğitim veren okullarda derslik yetersizliği, öğretmen eksikliği, sınıf mevcutlarının 40’ın üstünde olması, sınıflarda etkileşimli tahta kullanımının zorlanması, ortak sınav yapma böylece öğretmeni denetleme iradesi eğitimin damarlarını tıkamış, can çekişen bir duruma sokmuştur" ifadelerini kullandı.

 

"BİLİMSEL EĞİTİMDEN UZAKLAŞILDI"

Eğitim-Sen Şube Yürütme Kurulu, eğitimde çok seslilik ve eğitim programlarının çeşitlendirilmesi anlayışının terk edilerek eğitimin odağına imam hatipleşmenin konulduğunu ifade etti. Dini derslerin dışında da inanç temelli anlatımların tercih edildiğini savunan Şube Yürütme Kurulu, fen bilimleri gibi bilimsel ve akılcı yönetmelerle işlenmesi gereken derslerin dini inanca uygun hale getirildiğini iddia etti.

Eğitim_Sen Şube Yürütme Kurulu açıklamasında şu ifadelere yer verdi :"İktidarın paydaşı gibi düşünen kesimlerin bilimsel kanıtlamalardan uzak, farazi bilgilerle donatılmış eserleri derslerde asıl kaynaklarmış gibi kullanılmış; “Z Kuşağı”  denilen ve bilgiye rahatlıkla ulaşan gençlerin bu tutarsız bilgileri ciddiye almamaları, okullarda verilen içeriklerin kendilerini tatmin etmemesi nedeniyle okula olan güvenleri zayıflamış, okuyup araştırmak yerine test çözerek, sınav odaklı ezberci eğitimi benimsemişlerdir. Teknolojinin olanaklarını çok iyi kullanan gençler bilgi gereksinimlerini sanal ortamdan kazanmaya çalışmışlardır. Bu durumda da mevcut sınav sonuçları ortaya çıkmıştır.

24 soruluk Türkçe testinden 4,7; 40 soruluk matematik testinden 7,5 doğru yanıtlama ortalaması eğitimin artık bitme noktasında olduğunun açıkça göstergesidir"

 

"ZORUNLU DİN DERSLERİ KALDIRILMALI"

"Peki, bu durumu aşmak için ne yapmalı?" diyen Şube Yürütme Kurulu, eğitim sisteminde alınması gereken önlemleri ise şöyle sıraladı:

• En kısa sürede açık bulunan 90 bin öğretmen ataması yapılmalı,

• Derslik sayısındaki yetersizlikler giderilmeli,

• Bilimsel, demokratik, laik, çağdaş ilkelere göre eğitim müfredatı güncellenmeli,

• Zorunlu din dersleri kaldırılmalı,

• Sanat derslerinin ağırlığı artırılmalı,

• Felsefe grubu dersler her düzeydeki sınıflarda zorunlu hale getirilmeli,

• Ders içerikleri ve müfredat sadeleştirilmeli,

•  EBA gibi dijital platformların kullanılmasına zorlanılmamalı, bu platformların destek amaçlı olduğu unutulmamalı,

• Öğrencilerin yönelimi, yetenekleri ilkokuldan itibaren takip edilip öğrencinin gereksinimlerine göre eğitim içerikleri zenginleştirilmeli,

• Okullar arasındaki farklar kaldırılmalı,

• Öğretmenlerin özgünlüğü ve özerkliği eğitimin odağına oturtulmalı,

• Bütçeden eğitime ayrılan pay artırılmalı, eğitimin her aşaması ücretsiz olmalı,

• Sınavlar başarısızlığı değil eksikliği ölçmeli böylece başarısızlık nedenleri tespit edilip çözümler üretilmeli,

• Rehberlik hizmetleri özerkleştirilmeli,

• Açık ortaokul, açık lise zorunlu haller dışında eğitimin bir parçası olmaktan çıkarılmalı,

• Okullarda kütüphane, laboratuvar, resim-müzik atölyeleri, spor salonları oluşturulmalı,

• Eğitimdeki yan hizmetlerde kadrolar hemen doldurulmalı,

• Öğretmen maaş ve ücretleri yoksulluk sınırının üstünde olmalı,

• Ücretli, sözleşmeli, kadrolu öğretmen ayrımına son verilmeli; tüm öğretmenler kadroya alınmalı,

• Yönetici atamalarında liyakat esas alınmalı; yöneticiler okul bileşenleri tarafından seçimle görevlendirilmeli,

• Pandemi döneminde olduğu gibi uzaktan erişimli derslere erişemeyen öğrencilerin ihtiyaçları karşılanmalı,

• Öğretmenler kurulu okul yönetiminde görev almalı.

 

"SİL BAŞTAN BAŞLAMA ŞANSIMIZ YOK"

Egitim sistemi ile ilgili uyarılarının çok geç olmadan dikkate alınması gerektigini kaydeden Şube Yürütme Kurulu, "Eğitim için her türlü fedakarlık yapılmazsa sil baştan başlama şansımız olmayacaktır.

Sınavda istediği başarıyı elde edemeyen çocuklarımıza da seslenmek istiyoruz: Başarısızlık sizin hatanız değil sevgili gençler, eğitimi planlayamayan biz yetişkinlerindir başarısızlık. İçinizdeki güze inanın, biz Eğitim-Sen olarak sizin gücünüze inanıyoruz" ifadelerini kullandı.