Advert

istanbul escort

İleri de acımızdan öleceğiz!
Kemal İSTEK

İleri de acımızdan öleceğiz!

Bu içerik 138 kez okundu.

Ben çocukluğumdan hatırlarım, tarımda kendi kendisine yeten yedi ülkeden birisi olarak gurur duyardık. O günlerde tarım ürünleri alabildiğine bol, organik ve lezzetliydi. Her evin bir tarafında ekili bir şeyler bulunurdunuz.

Gerçekten de ‘Köylü milletin efendisi’ bütün sektörler de onun adeta kölesi durumdaydı. Tüccar, esnaf hasat zamanını bekler, en yoğun satışlar için gün sayardı.

Bir ara tarım ülkesi olmanın kötülükleri haber olmaya, siyasetçilerin dilinde köyden kentte göçün propagandası yapılmaya başlanmıştı. Köyler çağ dışı, köylüler maganda, cahil, görgüsüz tiplemesiyle filmlerde sunulur olmuştu.

Köyden, topraktan soğuduk, köylünün yüzüne bakmaz, işlerini kolaylaştırmamak için iktidarlar elinden geleni yaptı. Tarım ülkesinden sanayi ülkesine dönüşün kurbanı meğer olmuşuz da, farkına varamamışız.

Geçenlerde birisi bir şey sordu, aslında bugün neden böyleyiz sorusunu da cevaplandırmış oldu. 10. Boğaziçi Zirvesi’nde söz alan DUMA temsilcisi Malik Kerimov “Atatürk döneminde Türkiye, Sovyetler Birliği’nin tarımının yüzde 33’ünü karşılarken bugün niye bunu yapmıyor?" diye sormuştu.   

Tabi sadece bu ülkenin de değil, bölgemizdeki bütün ülkelere tarım ürünü satabiliyorduk. Şimdi, ihracatçı konumdan nasıl ithalatçı konuma geldik? Bu içine düştüğümüz durum hangi kirli senaryonun bir parçası oldu? Sorular çok, biz yine şu toplantıya dönelim:

Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP-ICP) tarafından Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve düzenlenen 10. Boğaziçi Zirvesi, "Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru" temasıyla İstanbul'da gerçekleşti. Dünya gazetesi yazarı Ali Ekber Yıldırım, küresel ısınmanın tarıma olumsuz etkilerine karşı akıllı tarımın önemine değinerek “Dünya hızla değişiyor, tüketici tercihleri de değişiyor. Yeni dünya düzenine geçerken tarımda da teknolojiden yararlanılarak inovasyonlar şart. Zira, tarım küresel ısınmadan etkileniyor. İsraf da bu bağlamda önemli bir konu. Bu yüzden akıllı tarım önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

Bu sözleri biraz da ben açayım: Eski yöntemlerle diğer tarımda başarı göstermiş ülkelerle açılan arayı kapatmak imkansız. Tekonolojik devrim, evet tarımda gereken budur!

Bir başka katılımcı, Migros yetkilisi Cem Rodoslu da tarımın önemine ilişkin bilincin artırılması gerektiğine işaret ederek “45 bin çalışanımız ve günde 2.8 milyon müşterimiz var. Ciromuzun yüzde 77’sini ise tarımdan sağlıyoruz. Yani Migros’un işinin neredeyse tamamı aslında tarım. Tarıma ülkede yeteri kadar önem verilmiyor. Bizim çocuklarımıza bir keçinin sütünün sağılmasını ya da bir tavuğun altından yumurta alınmasını öğretmemiz lazım. Böyle yaparsak 100 metrekare bir toprak bile yeter. Anadolu’daki verimliliği unutmamalıyız. Tarım bizim geleceğimiz. Anadolu dünyanın en büyük çiftliği, tarımsa bizim petrolümüzdür” ifadelerini kullandı.

Tarımı, toprağı tekrar sevmemiz gerekiyor. Bakın tarımı sevdiğimiz günler nasıldı, bir de ona bakalım. Ve Kerimov’u dinleyelim:  Rusya Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Koordinatörü Malik Kerimov şunları kaydetti:

“Ben Atatürk-Lenin dönemine dokunmak istiyorum. O zamanlar Rusya Türkiye’ye faizsiz krediler verdi. Nazilli ve Kayseri’de tekstil fabrikaları ve aynı zamanda 1967-71 senelerinde İskenderun Demir-Çelik tesisleri, Seydişehir Alüminyum tesisleri, Aliağa petrol rafinerisi, Bandırma asit sülfürik fabrikası, bunların hepsini Rusya Sovyetler Birliği döneminde Türkiye’ye katkıda bulunarak kendi teknolojisiyle kurdu. Türkiye, Sovyetler Birliği’nin tarımının yüzde 33’ünü karşılamıştır. Bugün maalesef Türkiye, Rusya’dan buğday alıyor. Türkiye, Rusya’dan 3 milyar dolara yakın buğday alıyor. Neden Türkiye Atatürk döneminde, en zayıf döneminde tarıma önem verdi? Sovyetler Birliği'nin tarımını yüzde 33 karşılayan bir ülke neden bunu bugün yapamıyor?”

Neden böyle oldu? IMF politikaları tarımımızı bitirdi. Onlar ‘siz üretmeyin biz ucuza verelim’ gibi dayatmalarla Türkiye’yi üretimden çektirdiler. Ve gelinen nokta, ileri de açımızdan öleceğiz!

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yanarak hurdaya dönen araçtan sağ çıktı
Yanarak hurdaya dönen araçtan sağ çıktı
Seçer: Sendikalar ve Odalar demokrasinin en temel unsuru
Seçer: Sendikalar ve Odalar demokrasinin en temel unsuru