Advert

istanbul escort

GEZELİM GÖRELİM (KADININ ÇİLESİ)
Sibel GELBUL

GEZELİM GÖRELİM (KADININ ÇİLESİ)

Bu içerik 1052 kez okundu.

Mersin’den Bangkok’a yolculuk başladı.

Aktarmalı gideceğimiz için bol zamanım olacağından bir turlu okuyamadığım Afife Jale kitabımı da yanıma aldım. Bu arada Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havaalanı’na indik. .Transit Pasinnger’e geçtik.5 Aile hep birlikte Dış hatlara çıkmak isterken Tahran Polisi geçiş yok dedi. Nedeni başımızın örtülü olmamasıydı. İzin vermiyorum diye parmağıyla yok işareti yaptı. Yanlış mı anladım diye tekrar sordum. Kırık İngilizce konuşarak kafanı ört, saçını kapat dedi. Şaşkınlıkla boynumda ki şalı kafama attım. Yukarı da ikinci güvenlikte yine bağırdılar. Outside Woman diye 3 kez tekrarladı. Kadın ve erkek kontrol bölümleri ayrı ayrıymış. Beni sert bir dille oraya yönlendirdi.

4 saat bu havaalanında nasıl kalacaktım. Afife Jale” . Müslüman kadın tiyatro oyuncusunun mücadele dolu öyküsünü merakla okumaya başladım. Bu arada şaşkınlığımı henüz sindirememiştim. Afife her sahneye çıktığında apar topar karakola götürülüyor. Müslüman kadın erkeklerin karşısında saçı acık tiyatro oynar mı? Suç. Günah diye engelleniyor. Öyle bir zaman dilimindeyim ki. Okurken yaşadım. Evet, yaşadım.1917/1943 Yıllarında Afife nin yaşadıkları. “2019 yılındayız ”Ben de benzerini yaşamıştım.

Çok ilginçtir ki; Check in yapılırken İstanbul da, Tahranlı kadınların başı açıktı. Şal atmışlardı omuzlarına. Uçağa bindikleri andan itibaren şallarıyla başlarını örttüler. Hemen hemen hepsinin bakımı muhteşemdi. İpek kirpikler, boyalı kaşlar.

Havaalanında resmen karanlık bir kuyuda nefes alamıyordum. Kadının zerre kadar değeri yok. İsteyerek kapatırsın eyvallah. Bir kaç kadınla sohbet ettim. Asla açamayız. Eşlerimiz ’de biz de kapanmak istemiyoruz. Ülkenin durumu bu. Farklı Ülkelere gittiğimizde özgürce hareket ediyoruz diye ifade etti. Sihirli cümle “ÖZGÜRCE”. Kısacası bu zorunluluktan başka bir şey degil.21.YY’da İslam Ülkelerin de kadının çilesi. Kadınların iradesini yok etmiş.

Tayland’ın başkenti Bangkok deyince aklıma önce fakirlik geliyor. Sonra, sokaklarda satılan böcekleri yiyenler. Kraliyetle yönetiliyor. “Kral’a hakaret" yasaları, Kraliyet ailesinin eleştirilmesini hapisle cezalandırdığı için, hem yerel hem de Tayland'da çalışan uluslararası basının Kral ile ilgili haberleri sınırlı boyutlardaymış.

 Şehirde garip şekilde enerji bir o kadar da sefalet var. Kibar insanlar. İki elleri çenelerinin altında, sürekli ya merhaba diyorlar ya da teşekkür ediyorlar. Yüzleri hep gülümseme halinde. Ülkede Buda’dan sonraki en önemli şahsiyet Kral IX. Rama. Kralın kiliselerin kulesinden, gökdelenlerin cephesine kadar her yerde resimleri var. Kralın eşi ve oğlunun resimleri cabası. Tayland’da kadın olmak zor. Erkekler epeyce tembel, tüm işler onların omuzlarında. Seyahatimin başından itibaren kadınların ezildiğine şahit olup, Asya Kıtası’nın ortasında yer alan bir ülke ’de benzerini görmek beni hem üzdü hem de hırslandırdı.    

Büyüleyici gezinin meşhur Wat Traimit Altın Buda Tapınağı, 3 metre boyunda ve 5,5 ton ağırlığında saf altından oluşan 700 yaşındaki Buda heykeliyle ünlü. Burmalı istilacılardan korunması için heykel, çimentoyla kaplanmış ve yaklaşık 50 yıl önce (1955’te) vinçten düştüğü zaman çimentonun çatlamasıyla saf altından olduğu ortaya çıkmış. Önünde herkes diz çökmüş dua ediyor.

Meşhur Walking Street Caddesini geziyoruz; Tabii oradayken bu konu hakkında birçok hikâye dinliyorsunuz. ‘Ladyboy’ (veya yerel adıyla Kathoey) Tayland’daki transseksüellere verilen isim. Küçük yaşlardan itibaren seçilen erkek çocukları bir kız gibi yetiştiriliyor. Kadınlık hormonu ve bir dizi ameliyatlardan sonra gerçek anlamda kadınlaştırılan ladyboy’lar, fuhuş sektörüne hizmet veriyorlar. Doğuştan kendini kadın gibi hisseden erkekleri veya erkek gibi hisseden kadınları bir yere kadar anlayabiliyorum. Ancak zorla kadınlaştırılan erkeklerin oluşturduğu normalmiş gibi bakılan kültüre tanıklık etmek beni üzdü.  

 Yüzen Çarşı Su Pazarına (Water market) gitmeden olmaz. Bu keyifli konseptte sandallarla pazarın içinden geçip ürün satın alabiliyorsunuz. Coconot dondurması, balık, sebze ve en çok beğendim hindistancevizi panç’ı mutlaka tatmalısınız. Yüzen Çarşı turist destinasyonları arasında.  

Timsah, Fil, Yılan çiftlikleri görülmeye değer. Fil onlar için kutsal bir hayvan. Tüm kutsallığına rağmen fil safarisi ve fillerin Show’u beni hayal kırıklığına uğrattı.

Dönüş yolculuğumuzda yine Tahran. Ve yine aynı hikâye…

Türkiye sen bir Cennetsin o kadar şanslıyız ki;

 Atatürk, kadınlarla ilgili "Türk kadını sen omuzlar üstünde göklere yükselmeye layıksın" ifadelerini kullanmış. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Kadının sosyal, ekonomik ve siyasal konumunda iyileştirici ilkelere imza atarak, kadınların hayatını öyle olumlu ve önemli bir şekilde değiştirdi ki.

O'na sonsuza dek minnettar kalacağız.

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaçak kazı yapan 4 kişi suçüstü yakalandı
Kaçak kazı yapan 4 kişi suçüstü yakalandı
Erdemli'de çiftçilere ücretsiz harnup fidanı dağıtıldı
Erdemli'de çiftçilere ücretsiz harnup fidanı dağıtıldı