Seçer, kimin kuyruğuna bastı?
Kemal İSTEK

Seçer, kimin kuyruğuna bastı?

Bu içerik 662 kez okundu.

 

Günümüzde en çok ta doğru haber, tarafsız yoruma ulaşmak zor oldu. Bazı kalemler doğruya doğru, yanlışa yanlış diyemiyor; medya patronlarının güdümünde at gözlükleriyle koşuyorlar. Bunlar kim? Bunların kim olduğunu herkes aslında çok iyi biliyor.

Onlar bu yüzden para kazanıyorlar, bu yüzden en çok okunan yazar oluyorlar ve bu yüzden gazeteci, yazar değillerdir; çünkü bir yol tutturmuşlar gider dururlar.

“Bunlar havuz medyasında” diyeceksiniz bir de karşı tarafa bakın derim, bir farkı var mı? Sabah akşam aynı yaklaşım, aynı duruş gösteriyorlar. Fakat değişen olayların, değişen insanların farkına ne zaman varacaklar, bilen yok?

Şimdi yaygın basına bir göz atın yıllar yılı değişen ne var? Tabi hiç bir şey yok, övücüler ve yericiler hep aynı at başı gidiyorlar. Gazeteci isen ve patronaj takımının gözüne girmek istiyorsan aynı telden çalmayı bileceksin. Patron ne yazmandan hoşlanır, ne yazmandan hoşlanmaz, işine devam için bu birinci kuraldır,ha bir de uyanık olacak, akıntıya karşı kalem çalmayacaksın.

Televizyonlara artık televizyon diyemiyoruz, bunlar algı kutuları, sabah akşam yayın politikalarını ha bire beyinlere ışınlamakla meşguller. İktidar yandaşları, iktidar karşıtları halinde saflara bölünmüşler, ya ortada olanlar, ortada kalmak zorundadırlar.

İşte çürümüşlük burada başlıyor, akıl verecek olanların sağlıklı fikir üretecek beyinleri olmayınca, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilemiyoruz. Algı operasyonlarına kurban edilen gerçekler bir an da yalana dönüyor ve bu yalanları gerçek zanneden zavallı insanlar yanlış yamalak fikir ediniyor. Sonra seçim sonuçlarına bakıyor, “Allah, Allah” diyoruz..

Ulusal yayın organları dediğimiz böyle, yerelin hali çok mu farklı? Hayır, değil tabi, ama bazılarını ayırarak konuşmak gerekiyor. Bu işi adam gibi yapanlar da var, hepten bataklığa dönmüş bir algı çukurunda değiliz. Fakat bunlar sayıca az, güç konusunda zayıflar, sesleri de bu yüzden cılız çıkıyor.

Neyse, yazımı buraya kadar okuyanlar, anlatmak istediğimi anlamıştır; daha da anlamayanlara da diyecek bir sözüm yok ve onlara tavsiyem, bir gazete açsın okusunlar, ya da bir televizyonda haber izlesinler, göreceklerdir, AnyayıKonyayı...

Evet, ne diyordum, algı operasyonları değil mi? Bu son günlerde Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin akar yakıt ihalesi bağlamında ortaya atılan iddialar var. Manşetlere taşınan bu iddialara bakacak olsan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’i neredeyse yolsuzluk yapmakla suçlayacağız. Ortada henüz ihale yapılmamış, ihaleyi birileri almamış, kırım ortaya çıkmamış ama adrese teslim ihale başlıkları atılıyor. Şimdi bu gazetecilik mi? Ucuz kahramanlık hayali kuranların hüneri mi? Durun yoksa, birileri bunlara talimat mı verdi de kalemlerini kınından çıkarttılar.

Lütfen, akıllı olalım; çünkü hayat bu kadar ucuz değil, Başkan Seçer’in onuru ise hiç ucuz değil; üstelik sponsorsuz kendi imkanlarıyla seçim kampanyası yapan birisine bu yakıştırmalar hiç doğru değil!

Başkan Seçer’in paraya pula ihtiyacı olmadığını cümle alem çok iyi bilir. Peki bu algı operasyonları niye? Doğrusu tam olarak ben de bilmiyorum, Seçer kimin kuyruğuna bastı?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CHP'nin kanun teklifine barolardan destek
CHP'nin kanun teklifine barolardan destek
Tarsus İdman Yurdu yönetimi destek istedi
Tarsus İdman Yurdu yönetimi destek istedi