MGC ayağa kaldırılmalı; çünkü...
Kemal İSTEK

MGC ayağa kaldırılmalı; çünkü...

Bu içerik 465 kez okundu.

Herkes bir şeyler yazdı ve ya bir şeyler söyledi, sanırım sıra bana gelmiştir. Mersin Gazeteciler Cemiyeti seçimlerinden söz ediyorum, gözardı ettiğim yok, çünkü bu önemli bir konudur. Şundan dolayı çok önemlidir: MGC, Mersin’e yön verebilecek bir sivil toplum örgütü, kent demokrasisinin güçlenmesi ve yeniliklere öncülük etmesi bağlamında misyonu vardır. Buna doğal görev de diye biliriz.

Peki MGC neden kuruluşundan bu yana beklenenleri bir türlü veremiyor? Bunun cevabı çok açık, birlik beraberlikten yoksun bir yapı ve ilkesel duruştan bihaber de ondan...

Ben de zaman zaman iyi niyetle bu yapının içerisinde görev aldım ve mevcut yönetim içerisinde bir yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaya çalıştım. Fakat başarı noktasında genelin içerisinde erimekten kurtulamadım, çünkü Başkan odaklı bir yapıda kıyıdan kenardan seslenmekten başka yapacak bir şey yok, ve ayrıca gerçekleri anlatmanın da bir yararı olmuyor.

Bugün seçimlere girecek dört aday var, hepsi de iddialı olduklarını dile getiriyorlar. Biz de Emekçi Gazeteciler Hareketi olarak bu adayların birleşmesini bekliyoruz; bu oldu oldu, olmaz ise kendi adayımızla 9 Kasım’da yapılacak seçimlere gireceğiz.

Hani derler ya, nereden inceyse oradan kopsun diye, bizim ki de böyle bir şey, belki de yanlışa, yanlış ile cevap vermiş olacağız. Genel kurulu salonuna gelenlerin tamamı bir listede yer bulmuş olacak, seçimi hangi aday kazansa yüzde otuz ile bunu başaracak ama üyelerin iradesi sandığa yansımış olmayacak. Bu yüzden adayların birleşmesini talep ediyoruz. Koltuk kavgasını bırakın hizmet için bir araya gelin diyoruz ama dinleyen kim?

Bugün gelinen noktada Mersinli gazeteciler ve basın kuruluşları adeta can çekişiyor. Üç beş sağduyu sahibi kurumun verdiği destekle ayakta durmaya çalışılıyor, gazetecilerin hamisi belediyeler oldu, piyasa çakma gazeteciden geçilmiyor, geçim derdi yüzünden yetenekli gazeteciler belediyelerde çalışmak için canını veriyor ve en acısı meslekten kaçışlar hızlanıyor. Yayın kuruluşları ayakta durmak için büyük mücadele verirken, patronlar borç patağında, çalışanlar işini kaybetmemek uğruna sus pus olmuşlar. Her ortamda gazeteciyim demek zor, ehil gazetecilerin boşalttığı alanları çakma gazetecilerin dolduruyor olması meslekte büyük yıpranmanın ana sebebi. Soruyorum: Bu yıpranmışlığa kim dur diyecek?

Tabi ki Mersin Gazeteciler Cemiyeti, fakat kendisine ait hizmet binası olmayan ve kira parası bulmak için bir o yana, bir bu yana savrulan cemiyet, kasasında bir lira dahi tutamayan cemiyet, hangi soruna eğile bilir ki; eğilemez; çünkü gücün varsa, güçlüsündür.

Aslında bu kader değil, yanlış yönetim, bilgisizlik, tek adamlık, bölünmüşlük ve hizmetsizliğin yansımasıdır. Her şeye rağmen ‘buradan bir şey olmaz’ diyerek arkamızı dönemeyiz; çünkü biz gazetecilerin başka yuvası yok. MGC beklenen hizmeti üretemiyorsa, bu herkesin suçudur, bundan kaçış yok.

Şimdi Emekçi Gazeteciler ve benim için karar verme zamanı; ya bu koltuğu ballı börek olmaktan çıkartacağız ya da adam gibi yönetmek için genel kuruldan görev talep edeceğiz.

MGC ayağa kaldırılmalı; çünkü biz gazeteciler için tek çıkar yol bu!

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çocuklara sıfır atık eğitimi
Çocuklara sıfır atık eğitimi
Çocuklar Nusrat Mayın Gemisi'ni gezdi
Çocuklar Nusrat Mayın Gemisi'ni gezdi