Advert
Akıllı olma zamanı
Kemal İSTEK

Akıllı olma zamanı

Bu içerik 253 kez okundu.

Geçtiğimiz gün gerçekleşen Mersin Büyükşehir Meclisinin dilek ve temenniler bölümünde stres adeta tavan yapmıştı. Barış Pınarı Hareketı’nın konuşulduğu anlarda HDP’li kadın meclis üyesinin meclisi tiyatro salonuna benzetmesi bardağı taşıran damla oldu. Bunun üzerine söz alan MHP Gurup Sözcüsü Mahmut Tat ve Akdeniz belediye Başkanı Mustafa Gültak duygu ve düşüncelerini belirttiler. Herkes farklı ses tonlarında aslında aynı şeyleri söyledi. Tat’ın işçi çıkarma konusunu da gündeme getirmesi stresli ortamı daha da gerdi. Başkan Seçer için bu anlardan sonra son sözü söyleyen isim oldu. Öncelikle birlik beraberlik bağlamında vurgular yapan Seçer, stres dolu ortamdan etkilenerek, Tat’ın işçi çıkarmalarını eleştiren sözlerine sert üslupla cevap vermesi mecliste harareti oldukça yükseltti. Kendisine bu konuda haksızlık yapıldığına inanarak konuşmuştu. Doğrusu herkesi olduğu gibi beni de ikna eden bir konuşma yaptı.

Bence de, Başkan Seçer’in siyasi düşünceleri nedeniyle belediyeden işçi çıkarması tabi ki söz konusu olamaz. Üstelik geçmiş döneme bakıldığında bu sayının çok düşük olması bunun kanıtı niteliğindedir. Buna rağmen performans düşüklüğü nedeniyle ve bilinçli olarak işi yavaşlatma ve ya aksatma yaklaşımı ortaya koyanların işten çıkartılması normal karşılanması gerekiyor. Tabi ki bu konuda yargı yolu açık ve en doğrusunu yargı söyleyecektir.

Futbol maçlarına kadar yansıyan bir atmosferin belediye meclisine kadar uzanması ve toplumun her kesimde aynı heyecanı yaşatması dikkate değer bir durumdur. Mersin demografik yapısı gereği riskli kentlerden birisidir. Özellikle kenti yönetenler bu konuda daha sağduyulu davranması gerekiyor. Kaş yaparken göz çıkarmamaya dikkat derim.

Esas konumuz Barış Pınarı Harekatı’na geri dönersek eğer, bunun ülkemizde olduğu kadar dünyada yankılarını görüyoruz. Bu konuda ağzı olan konuşuyor, doğru ya da yanlış ama bir yandan da operasyon tam gaz devam ediyor. Orta doğuda kurulan bir satranç masası olduğu açık ve Türkiye oyun bozan bir hamle yaptı. Şimdi teröre destek veren ülkeler düşünsün, bakalım bunun sonu nerelere varacak?

ABD ve AB bence çok şaşkın duruma düştüler. Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığı onları yaptırım planlamasına götürüyor. Fakat bu o kadar kolay değil; çünkü Türkiye hala onlar için çok ciddi bir Pazar durumundadır. Bir de yaptırıma yaptırımla cevap verecek bir Türkiye var karşılarında ve bu yüzden bir ileri bir geri adımlar zamana oynanan oyunlar ortaya konmaktadır.

Şimdi konuya açiklık getirmek adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın düşüncesine bir bakmak lazım. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD merkezli The Wall Street Journal gazetesine 'Başkaları harekete geçmezken Türkiye adım atıyor' başlıklı makale yazdı. "Bugün Türkiye'ye DEAŞ ile mücadelenin önemini anlatan ülkeler, 2014-2015 yıllarında yabancı terörist savaşçıları durdurmakta başarısız olmuştu" diyen Erdoğan, şunları kaydetti: "Belki de ismini vermek istemediğim bir Avrupa ülkesi, bir vatandaşının 2014 yılında İstanbul'a giden bir uçağa, bavulunda mühimmatla nasıl binebildiğini izah edecektir. Aynı şekilde bugün ülkemize silah satışını engellemeye çalışan Fransa, Türkiye'nin terör saldırıları öncesinde verdiği erken uyarıları neden göz ardı etmiştir? Son olarak Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusunda gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonu 'işgal' olarak tanımlayan Arap Birliği'nin bazı sorulara yanıt vermesi gerekir. Türkiye'nin Suriyeli sığınmacıları vatanlarına kavuşturma çabalarından bu kadar rahatsızlık duyan bu ülkeler, kaç savaş mağduruna kapılarını açmıştır? Suriye'de yaşanan insani krizin sona erdirilmesi için ne tür katkılarda bulunmuşlardır? İç savaşı bitirmek için hangi siyasi girişimleri desteklemişlerdir? Açıklamaları Arap halkının gerçek görüş ve duygularını yansıtmayan Arap Baharı artık meşruiyetini tamamen kaybetmiştir. Uluslararası toplum, Suriye krizinin tüm bölgeyi bir istikrarsızlık girdabının içine çekmesini engelleme fırsatını kaçırmıştır. Birçok ülke, bu ihtilafın düzensiz göç ve artan terör saldırıları gibi olumsuz yan etkilerini tecrübe etmiştir. Barış Pınarı Harekâtı, uluslararası topluma, Suriye'deki vekalet savaşlarının bitirilmesi ve bölgede barış ve istikrarın yeniden hakim kılınması için Türkiye'ye destek verme fırsatını bir kez daha sunmaktadır. Avrupa Birliği ve dünya, Türkiye'nin çalışmalarını desteklemelidir."

Evet, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, imzası ile yayımlanan makale aslında gerçeği ortaya koyuyor. Asıl soru şu: Terör örgütlerinin kıskacındaki Suriye halkını kim kurtaracak? Bu konu üzerinden siyaset yapmak hiç kimseye fayda sağlamaz. Stresli günler geçiriyoruz ve akıllı olma zamanıdır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tarsus'ta ev yangını
Tarsus'ta ev yangını
Yeşilboğaz Kızılay’a kan bağışında bulundu
Yeşilboğaz Kızılay’a kan bağışında bulundu