Süpürge
Abidin YAĞMUR

Süpürge

Bu içerik 333 kez okundu.

İki yanında düzlüğün uzandığı bir sınır hattı.

İkişer, üçer katlı, tuğlaları sıvasız evler.

Uzaklarda, çok uzaklarda kara dumanlar, ak dumanlar; top gürültüleri, jet vızıltıları…

Sınırın bu yanında, bir otel odasında toplanmış, göğsünde pres yazılı çelik yelekler giyinmiş gazeteciler.

Camdan dışarı, sınırın ötesindeki düzlüğe bakıyorlar.

Ne görecekler?

Gördüler diyelim, ne anlayacaklar?

***

Sahi, savaş muhabirliği dediğimiz kavram nedir?

Bir otel odasında, sıradan vatandaşın da çıplak gözle görebileceği bazı hareketlilikleri izlemek midir savaş muhabirliği.

Jetler gitti, jetler geldi demek midir?

Obüsler atışa başladı demek midir?

Eğer öyleyse, sadece bunları demekten ibaretse, sınır illerimizdeki her vatandaş savaş muhabiri olabilir demektir bu.

Efendim Münbiç, Tel Abyad filan…

Bunların haritalarını televizyonlarda görmeyen kaldı mı?

Öyleyse nedir bu savaş muhabirliği?

Savaş muhabiri ne yapar?

Ya da şöyle soralım:

Savaş muhabiri ne yapmaz?

***

Türk medyasında son birkaç gündür bu konuşuluyor; kimler savaş muhabiridir, kimler değildir.

Operasyonun kendisi, savaş muhabirliği tartışmasının gerisinde kaldı.

Savaş muhabirliği tartışması da, savaş muhabiri makyaj yapar mı, saçına fön çeker mi tartışmasının gerisinde kaldı.

***

Ben bu sene, operasyonla ilgili filan bir şey yazmadım.

Böylece cahil cühelayla tartışmama gerek kalmadı.

Fakat bu savaş muhabirliği mevzuu üzerine bir kelam etmezsem gözüm açık gider.

Kelamımın ucu da, sonu da şudur:

Süpürgeye şey edip savmayın, yeter!

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tarsus'ta ev yangını
Tarsus'ta ev yangını
Yeşilboğaz Kızılay’a kan bağışında bulundu
Yeşilboğaz Kızılay’a kan bağışında bulundu