Advert

istanbul escort

Çığlık çığlığa susmak
Niyazi Ergün PARLAT

Çığlık çığlığa susmak

Bu içerik 1523 kez okundu.

Örümceği hiçbir şey, ağına takılmış, iğnesiyle zehirlediği ve adım adım ölüme doğru sürüklenirken umutsuzca çırpınan bir sineği izlemek kadar mutlu kılamaz. Çünkü yeterince güçlü olduğundan ve cezalandırılmayacağından kuşku duymayan biri, dürüst olmak için ortada hiçbir neden görmez.

Tüm Don Kişotlar tutsak, tüm yel değirmenleri özgürdür artık.  Bazı yaldızlı söz ve görünümlerle sanki medya ve reklam ikonları kullanılıyormuş gibi yapılarak, küçük çıkar hesaplarının üzeri mi örtülüyor sinsice?

JacquesRanciere’e göre demos halk demek değildir.  Demos; düşüncesini belirtme ve yönetme hakkı olmayan demektir.  Bilmeyen ve yalnızca seyretmekle yetinen insanı etkin bir konuma getirmenin yolu ve yöntemi nedir?  İnsanların duygudaşlık kurma eyleminden inatla uzak durmalarına yol açan temel ögeler hangileridir?

İnsanlar neden hep birbirine yabancılaşır? İnsanların ortak bir dünya için birleşip bütünleşmelerini önleyen olumsuz unsurlar hangileri olabilir acaba?

Topluma hizmet yönünde önemli ve büyük adımlar attıklarını ileri sürenler, acaba gerçekten böyle mi yapıyorlar yoksa bazı yüksek erdemler için kahramanca çarpıştıklarını belirten bu kesim, gerçekte “buranın avantasını biz yeriz”  ilkesiyle mi davranışta bulunuyorlar?  Yani bu yüksek erdemler, yalnızca işin sosu mu oluyor yoksa?

Anlık ve simgesel bazı küçük iyilik gösterileri, “deveyi havutuyla yutma “ işinin üzerini kurnazca örtmeyi amaçlayan bir planın masumane parçaları olmasın sakın. Etik anlamda bir çöküş,  ustaca ve allayıp pullayıcı birkaç fırça vuruşuyla rötuşlanarak gözlerden gizlenmeye çalışılıyor olabilir mi dersiniz?  Gözünüze ileri düzeyde uyumlu görünen kimi tipler, aslında köklü bir uyuşmazlığın temellerini atıyor olmasınlar.

Amatörlere ve acemilere kesinlikle rol hakkı tanımayan bir döngü bu, öyle değil mi? İyi niyetli, saf, küçük bazı direnmeler ve didinmeler; profesyonel, bilimsel, daha önce denenerek sonuç alınmış yöntemleri ödünsüzce kullanan yıkım ekibinin ondurmaz tuzaklarıyla işlevsizleştiriliyor.

Çıkar amaçlı olarak örülmüş o bağlantılar ağı, bir kez daha kırılamıyor.  Bir kez daha “farklı olanlar”ın cezalandırıldığını görüyoruz. Oldukça basit ama göz bağlayıcı bazı tekniklerle büyülenerek baştan çıkarılmış olan seyirci, döndürülen dolapların hiçbirinin ayırdına varamıyor.

Karşılaşacağımız bize yönelik taktiksel girişimlerin, aynı türden olmayan, iç içe geçmiş mantık önermeleriyle baş etmek anlamına geldiğini anlıyoruz. Ve artık kurban yeterince yabancılaştırılmıştır ve tutunmak için çabalayıp durduğu ortamdan etkili bir biçimde soyutlanmaya hazırdır.

Barış yanlısı ve eşsiz, aynı zamanda örnek olarak gösterilebilecek bir uzlaşmacılık görüntüsü altında; kabalık, ilkellik ve kofluğun bulunduğunu ürpererek görüyoruz böylece. Üzülerek bir kez daha gözlemleriz ki; iyicil böcekler birbirlerine kırdırılmış, tarım zararlıları ise semirtilmiştir.

Çözüm önerilerinizi sabırsızlıkla bekliyorum. “Hadi bakalım kolay gelsin” dememiş miydi bir şarkısında Sezen Aksu.

Meta ve gösteriş putlaştırılmıyor mu günümüzde? Bazı abartılı gösteriler, kimi gerçeklerin saklanması için yapılıyor olmasın. Görüntülerin gerçeklik, cehaletin ise zenginlik olarak benimsenmesi gibi bir davranışın, mağara devrinde kalması gerekmez miydi?

Siz bana bir yanılsama içinde olduğumu söylerseniz, ben de size “Haklısınız” derim. Ama sizce de dünya tersine çevrilmiş gibi durmuyor mu? Yanıtınız “hayır” ise, doğruların yanlışlara, yanlışların doğrulara dönüştürülmüş olmasını nasıl açıklayacaksınız? Kaba bir güç, boğucu bir yaşam biçimini size dayatır ve sizi buna katlanmak zorunda bırakır.

Egemen mantık, hep bizi boyun eğmeye zorlayan mantık oluyor. Don Kişot’un tutsak edilmesi, sorgulama kültürünün de yok edilmesi anlamına geliyor. Ne yazık ki, bir ses şöyle fısıldıyor kulağımıza: “Düşün ama kımıldama.”

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yanarak hurdaya dönen araçtan sağ çıktı
Yanarak hurdaya dönen araçtan sağ çıktı
Seçer: Sendikalar ve Odalar demokrasinin en temel unsuru
Seçer: Sendikalar ve Odalar demokrasinin en temel unsuru