Piyasa analizi
Niyazi Ergün PARLAT

Piyasa analizi

Bu içerik 372 kez okundu.

“Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil,” demiş Fuzuli.

Aslına bakarsanız, ister istemez aklımıza gelen ilk soru şu oluyor: “Doların hızı nasıl frenlenebilir?” Çünkü birçoğumuz ekonominin ve piyasaların gidişatını anlayabilmek için; bir pusula, bir barometre, bir altimetre ya da hız göstergesi gibi döviz kurlarını izliyor, ona göre karar veriyor, ona göre kendi durumumuzu ayarlıyoruz. 

Renkli grafikler, gösterişli ve kulağa hoş gelen çarpıcı sözler yerine, ekonomide ortaya çıkan olayların neden ve sonuçlarıyla birlikte, yaşanan tüm bu değişikliklerin bizlere ne biçimde yansıyacağının açıklanması gerekirken, yapılan konuşmalar kafamıza takılan soruları açıklamaktan çok, konuyu daha da karmaşık bir yapıya büründürüyor.

İstikrara kavuşmak için çabalayan piyasa ardı ardına bir yavaşlıyor, bir hızlanıyor. Ansızın ortaya çıkmış olan dalgalanma bir anda durulduğunda, risk algısında da kısa sürede değişiklikler gözlemlenmekte. Somut bir düzeye taşınmaktan uzak soyut kavramlar, sanki bilimsellik adına sergileniyormuş gibi gösterilen, ancak hiç de öyle olmayan ve ağızlara bir parmak bal çalmaktan öteye gitmeyen bakış açıları bize yanlış çıkarımlar yaptırabilmekte.

Kaliteli ve saydam bir makro ekonomik perspektif ile dış finansman gereksinimi ve enflasyon baskısını azaltacak etkin bir politikanın önemini vurgulayarak işin iç yüzünü anlatmak yerine ekonomistler, yalnızca yüzeysel ve ilk bakışta göze çarpan verileri yorumluyorlar.  

Karşılaşılan jeopolitik gerilimlerin en az zararla nasıl atlatılabileceği, izlenecek tutarlı bir maliye ve para politikasının nasıl belirleneceği, üzerinde düşünülen konular.

Toplumun en temel sorunlarını muhafazakar ve modern(!) yöntemlerle çözmeye çalışan, aynı zamanda benmerkezci ve sığ bir kültüre sahip Amerika’nın ekonomisi nezle olduğunda, biz burada öksürmeye başlıyoruz hemencecik.

***

“Eski kendi kendine yetme geleneklerinin ölmeye başlaması, başkalarından yardım almaksızın gündelik yaşamla başa çıkma yeterliliğini her anlamda aşındırdı. Dolayısıyla bireyi devlete, kurumlara ve bürokrasilere bağımlı kıldı,” der ChristopherLasch.

Üzülerek belirteyim ki bir biçimde otobüsün ön koltuklarını kapmış olanlar için öne geçmek; herhangi bir dalda “öncü” olmak değil, kendi meslektaşlarının önüne geçmek, onların önünü kesmek olarak algılanıyor ve uygulanıyor.

Açık veren bütçeye ek gelir yaratmak ve TL’den kaçışı önlemek amacıyla, döviz alımlarında geçmişte uygulanmış olan kambiyo vergisi yeniden yürürlükte. Zorunlu karşılıklar ile vergi oranlarındaki artışlara karşın bütçe açıklarının yükselmeyi sürdürmesi düşündürücü.

Doğal olarak yeni ekonomik yöntemler açıklanabilir, ancak bununla ters orantılı olarak yurttaşın çarşıdan satın almayı başararak mutfağına taşıyabildiği gıda paketleri küçüldükçe küçülüyor.

Dr. Mahir E. Ocak şöyle diyor: “Bir kez olay ufkunu geçerek karadeliğin içine düşen bir cisim, bir daha olay ufkunun dışına çıkamaz. Çünkü olay ufkunun içindeki kurtulma hızı, ışık hızından daha büyüktür. Işık hızından daha hızlı hareket etmek olanaklı olmadığından, hiçbir şey karadeliğin çekiminden kurtulamaz.”

Neredeyse her yıl seçim. Piyasa denildiğinde ilk akla gelen ise geçim. Trafikte araç kullanan sürücüler için olduğu gibi, girişimciler için de önemli olan önünü görebilmek. Kimi uzman,  danışman ve piyasa yorumcularının bülbül gibi şakıyarak televizyon ekranlarından aktardığı bazı yaldızlı bilgiler, sakın keriz silkelemeye yönelik açıklamalar olmasın?

Son olarak üç soru:

Bizi çalkantılı durum ve kırılganlıklardan uzaklaştıracak ekonomik toparlanmayı nasıl sağlayacağız?

En iyi borsa tüyosu acaba hiç söylenmemiş olan mıdır dersiniz?

Acaba bir piyasa analizi şunu mu anlatır bize? “Paran varsa, varsın.”

casino siteleri
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Pele’nin gözyaşları 1’inci oldu
Pele’nin gözyaşları 1’inci oldu
Tarsus'ta şahmeran etkinliği sona erdi
Tarsus'ta şahmeran etkinliği sona erdi