Yaprak dökümü
Abidin YAĞMUR

Yaprak dökümü

Bu içerik 665 kez okundu.

Bir sabah uyanacaksın, bakacaksın ki şehirde hiç gazete yok.

Şehrin bütün gazeteleri, bütün o yerel gazeteler çıkıp gitmiş.

Bir varmış, bir yokmuş misali...

Var iken yok olmuş.

*

Şimdilerde bir uçtan bir uca, bir kıyıdan bir kıyıya sonbaharı yaşıyor Anadolu.

Anadolu gazeteleri sonbaharı yaşıyor.

Yerel gazeteler sararmış yapraklar gibi, dalından kopup dökülüyor.

*

Senin gazetelerin o yaprak gibi dökülenler.

Sokağının asfaltını...

Köyünün şosesini, merasını...

Okulunun öğretmenini, hastanenin doktorunu...

Parktaki salıncağı, otobüsteki klimayı...

Dalda kalan, satamadığın ürünü, pahalıya gelen, alamadığın meyveyi, sebzeyi...

Senin şehrini, senin hayatını yazan gazeteler sararmış yapraklar gibi, dökülüyor.

*

İlk değil bu yaprak dökümü.

Döküle döküle, küçüle küçüle geldik bugüne.

Elde kala kala, zayıflamış, yorulmuş, gözlerinin feri kaçmış gazetelerimiz kaldı.

Şimdi onlar da gidiyor.

Gazeteler ölüyor.

Fakat bu sonbahar rüzgarları daha bir sert...

Bu kez gazeteler değil sadece.

Gazeteciler dökülüyor, yapraklar gibi.

Hani yolda gördüğün, çat kapı ofisine gittiğin, her telefon açmada ulaştığın, derdini anlattığın; senin haberini yapan, seni yazan gazeteciler var ya...

Onlar gidiyor...

Bir sabah uyanacaksın ki,

şehirde çalacağın kapı yok.

Bütün gazeteler kapanmış.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yenişehir’de işyerleri denetleniyor
Yenişehir’de işyerleri denetleniyor
Aratos Dergisi yoluna kitaplar yayınlayarak devam ediyor
Aratos Dergisi yoluna kitaplar yayınlayarak devam ediyor