Uyuma Mersin, artık kabuğunu kır!...
Kemal İSTEK

Uyuma Mersin, artık kabuğunu kır!...

Bu içerik 672 kez okundu.

Mersin, bünyesinde barındırdığı ekonomik potansiyeli ne zaman ortaya koya bilecek? Bunu başarabilmek için kimler ne yapması gerekiyor?

Aslında soruların muhatabı bütün Mersin, birilerine bu işi havale etmek, belki de yanlışlığın en başıdır. Tarımı, turizmi, sanayiyi, ticareti, lojistik bunları bir kişinin omuzuna mı yükleyeceğiz? İşte o zaman başımız kumun altından bir türlü kurtulamayacaktır.

Mersin’in gelişmesi için herkesin mücadele vermesi gerekiyor. Yani herkes işini doğru dürüst yaparsa bu iş olur. Yoksa bir kurtarıcı bekleyenlerin gözleri yollarda kalmaya devam eder.

Peki işin tıkandığı yer neresi biliyor musunuz? Siyasi ideolojilerin bu denli kutuplaştırıcı olduğu bir kent zor bulunur. Siyasi düşünceden, etnik ve mezhepsel bölünmelere kadar çok parçalı bir yapının bir bütün hale gelmesi imkansızdır. Mersin, bugün bunu yaşayarak bir türlü kalkınmasını sağlayamadı. Bu bölünmüşlükler yetmezmiş gibi şimdilerde daha da kırılgan parçalar oluşmaktadır.

Bir Suriyeli meselesi var, ama benim Suriyelim, onun Suriyelisi durumu da söz konusudur. Suriye’deki iç siyasetin buralara kadar taşınmış olması inanılır gibi değil ama gerçek bundan ibaret; Esat yandaşları ayrı, karşıtları ayrı...

Bu kent bizlere babalarımızdan miras kalmadı, sadece emanet edildi; ve bizler gelecek kuşaklara bu sorumluluğumuzu devredeceğiz. Gelecekte kimin nereden geldiği artık tartışılamayacak çünkü coğrafi özellikleri nedeniyle bölgesinde hep büyüyen bir kent olacağız. İş gücü potansiyelinin bir işe yaraması için iş yerlerinin açılması gerekiyor. Mersin’in emekli kenti olmaktan çıkartmak en başta yapılması gereken işlerin başında yer almalıdır.

Mersin emek kenti olsun, emekli değil; çünkü emek demek fabrika, üretim demektir. Emekli demek durağanlık, üretimsizlik ve tüketim demektir.

Bu kenti nasıl emek kenti haline getireceğiz? Yeni iş yerlerinin açılmasını sağlamakla bunu gerçekleştire biliriz. Bu bağlamda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, çok uygun bir isimdir. Onunla aynı hedefe yürüyecek sivil toplum örgütlerine ve tabi ki iktidar kanadına ihtiyaç var.

Bugün gelinen noktada kutuplaşmanın ana kaynağı seçimler olduğunu biliyoruz. Türkiye son yıllarında sandık başına koşmaktan yorulmuştu. Şimdi seçimsiz önümüzde en azından dört yıl var; ve bu da insanlar arasındaki bütünleşmeyi sağlayacak niteliktedir.

Fakat, birileri bu bütünleşmenin önünü kesmek için erken seçim seslerini yükseltmeye çalışıyor. Milletin derdi seçim değil; aş, iş, gelişme be kardeşim...

Böyle uyutuluyoruz; her türlü ayrımı bir tarafa bırakıp; uyuma Mersin, artık kabuğunu kır!...   

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yenişehir’de işyerleri denetleniyor
Yenişehir’de işyerleri denetleniyor
Aratos Dergisi yoluna kitaplar yayınlayarak devam ediyor
Aratos Dergisi yoluna kitaplar yayınlayarak devam ediyor