Advert
​Yol ayrımı
Niyazi Ergün PARLAT

​Yol ayrımı

Bu içerik 265 kez okundu.

Bildiğiniz üzere bir Atasözümüz; “Sürüden ayrılanı kurt kapar,” biçimindedir. Şu anda ismini anımsayamadığım bir yazarımız ise; “Farklı olan cezalandırılır,” demiştir kendisiyle yapılan bir söyleşide.

 “İlgilenmemiz gereken şey, insanın geçmişte ne olduğu değil, gelecekte ne olacağıdır,” diyen H.G.Wells ayrıca; “Dünyamız insanının başka gezegenlerde, akla dayanan, barışçıl, birbirini sömürmeyen toplumlar oluşturmayı amaçladığı gözlemlenirken, kendi yerküremizde pek de bu ilkelere uygun davranışlar sergilediği söylenemez,” sözünü de söylemiş. Yukarıda belirttiğim ikinci söz; insanların düşünce, dilek ve dile getirdikleriyle gerçek eylemlerinin zaman zaman örtüşmeyebileceğini açıkça göstermektedir.
Geçmişte yaşamış insanları ve onların yaptıkları iş, hizmet ve çalışmalar ile gösterdikleri başarıları küçümsememeliyiz. Çünkü geçmişte o insanlar o işleri yapmamış olsalardı, biz bugün bu işleri başarılı bir şekilde gerçekleştiremezdik. Karşımıza iki yol çıktığında eğer kolay olan yolu seçmişsek, ya başarıdan kendimizi uzaklaştırmış ya da küçük başarılarla avunmayı peşinen kabul etmiş olabiliriz. “Mucize isteyen, beklemesini bilmeli,” demiş Günter Grass.
Kimi zaman karşınıza çıkan iki yolun her ikisini de denemek istersiniz. Ama yaptığınız denemeler sonucunda, her iki yolun sonunun da aynı noktaya çıktığını şaşırarak görürsünüz.
***

İskenderiyeli Hypatia, antik çağda (M.S. 370-415) yaşamış, cadı ve şeytan olarak yaftalanmış, 45 yaşındayken linç edilerek öldürülmüş ilk kadın matematikçi, gökbilimci, filozof ve kütüphanecidir. Bu onun yol ayrımı öyküsü.
Bir Fransız kızı olan Jan Dark ise, ülkesi adına İngilizlerle savaşmış, zaferler kazanmış, ancak esir düşerek sapkınlık suçlamasıyla yargılanmasının ardından, 1431 yılında 19 yaşındayken yakılarak idam edilmiştir. Onun yol ayrımı öyküsü de böyle.
Kemal Tahir,  Yol Ayrımı isimli kitabında; Kurtuluş Savaşı sonrası Cumhuriyet döneminin 1930 yılını, Serbest Fırka’nın açılışı ve kapanışını, bunun yanında Cumhuriyetin kuruluşunun ardından oluşturulmaya çalışılan düzeni ve halkın bu değişime uyum sağlamak için gösterdiği çabaları anlatıyor.
***       

İnsanlarla uğraşılır. Hataya, yalana, suça, af dilemeye, zorbayı kutsamaya, elindekileri vermeye, sürgüne, hastalanmaya, delirmeye, ölmeye, intihara zorlanır. İnsanın onurunu, her şeyini yitirmesi, yaşayan bir ölü olması ya da ölmesi, tüm bunlar da birer yol ayrımıdır.

Şu sıralar Venezuela bir yol ayrımında. Kaos sürüyor. Yaşanan belirsizlik nasıl bir sonuca evrilecek bilemiyoruz. Bekleyip göreceğiz.
İngilizler de 2017 Martında başlayan Brexit süreci ile birlikte bir yol ayrımına girmiş durumdalar, ancak bugüne kadar gerçekleştirilen oylamalar sonucu henüz yeterli oy çokluğu sağlanamadığından burada da belirsizlik sürüyor ve hala bir çıkış yolu bulunabilmiş değil.
“İki yol ayrımının ortasında nereye gideceklerini bilmeyen, geçmişleri ve gelecekleri olmayan insanların, buluşma noktası olmuştur kır yolu. Bilinçsizce yaşamaya devam ederler. Oysa yaşayamadıkları hayatın bekleme odasına dönüştüğünün farkında bile değillerdir. Bildikleri tek şey beklemeleri gerektiğidir,” der Samuel Beckett
Son söz, Bora Ayanoğlu’nun şu dizeleri olsun:
“Birlikte yürürken yolunu ayıran
Yolunu ayıran dostlar sağ olsun.”         

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Pele’nin gözyaşları 1’inci oldu
Pele’nin gözyaşları 1’inci oldu
Tarsus'ta şahmeran etkinliği sona erdi
Tarsus'ta şahmeran etkinliği sona erdi