Sosyo ekonomi
Niyazi Ergün PARLAT

Sosyo ekonomi

Bu içerik 305 kez okundu.

Toplumsal değerler ile ekonomi arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı. Ekonomik değişimlerin toplum üzerindeki etkilerini ele alır. Sosyoekonomik gelişmişlik düzeyinin yükseltilmesini amaçlar.
Her şeyin bir bedeli olduğu gibi, ekonomik gelişmenin de bir bedeli var. Acaba bu bedel, gelecek nesillere çözümü güç bazı sorunlar olarak mı yansıyor? “Modern olmak için yorulmayın. Ne yazık ki bu, ne yaparsak yapalım kaçamayacağımız bir durum,” demiş Salvador Dali.          
Her koşulda büyümeyi amaçlayan ekonomiler bunu gerçekleştirirken, insanlara yalnızca kimi yararlar mı sağlıyorlar yoksa onları olumsuz etkileyecek sonuçlara da yol açıyorlar mı?
Kızılderili şefi Seattle’ın şu sözünü hepimiz biliriz: “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”  Bu söz, gezegenimiz üzerindeki doğal ve ekolojik dengenin korunmasının ne denli önemli olduğunu anlatıyor.
Ekonomide başarı olarak görülen bazı gelişmelerin iklim değişikliğine, iklimdeki değişmelerin de ekonomik kayıplara yol açmakta olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Küresel ısınmanın; tarımsal üretimlerde düşmelerin yanında, insan sağlığının bozulması, enerji gereksinimlerinin artması gibi olumsuzluklara neden olduğu da bilinmekte.      
Sanayi devriminden bu yana okyanusların asitlenme düzeyi % 30 artmış durumda. Havamızda, suyumuzda, toprağımızda, yediğimiz içtiğimiz her şeyde artık plastik var. Bünyesinde plastik barındırmayan ne insan, ne hayvan ne de bitki bulabilmek olanaksız günümüzde.
Atmosferdeki karbondioksit oranları da hızla yükseliyor. Enerji, sanayi ve tarımsal üretimlerden kaynaklanan sera gazı salımı iklimi değiştiriyor, biyoçeşitliliği azaltıyor. Küresel ısınma; zaten sıcak bir iklime sahip olan, ekonomileri tarıma dayalı, ekvatora yakın ülkeleri daha fazla vuruyor.
Her ne kadar teknolojik gelişmeler sonucunda çevre kirliliğinde azalma, kişi başına düşen gelirlerde artışlar görülse de, ekonomik büyüme çevre kirliliğini de beraberinde getiriyor.
Yağmur ormanlarındaki ağaçlar çiftçiler tarafından tarla açmak amacıyla yakılırken, odunculuk şirketlerince de satılmak üzere kesiliyor. Açılan bu tarlalar yanlış işlenmesi halinde çöle dönüşüyor. Doğal yaşam yok oluyor, iklim değişiyor. Hayvanlar doğal yaşam ortamlarını yitiriyorlar. Çok sayıda canlı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Yağışlar da azalıyor. Kuraklık ve su sıkıntısı kapıda. Bilim adamları buralarda doğal yaşam alanları oluşturulması gerektiğini söylüyor.
Bu konuda ayrıntılı bilgi edinmek isteyen kardeşlerimiz, Doç. Dr. Yener Coşkun’un makalelerini okuyabilirler.
Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerde de artış olduğu gözlemleniyor. Bu durum; işsizlik oranında, kredi maliyetlerinde ve fiyatlarda yükselmelere yol açarken, yatırımlarsa geriliyor. Üretimler artsa bile satış gelirleri düştüğünden, insanlar daha çok çalışmalarına karşılık daha az kazanıyorlar.

***

Artık günümüzde insanlar arasındaki iletişimsizlik yaygınlaşmış. Sanki hep bir yerlere yetişecekmişiz gibi davranıyoruz, hep acelemiz var. Olumsuz ekonomik koşullar nedeniyle düşlerini ve geleceğe ilişkin planlarını sürekli ertelemek zorunda kalan gençlik, içinde büyük bir boşluk taşıyor.
En önemli sorunumuz; yoksulluk, işsizlik ve cehalet. Ülkemizde halen yaşanmakta olan sosyoekonomik sorunların bir anda çözüme kavuşturulması olanaklı görünmüyor. Ancak yurdumuz insanlarının dünyadaki gelişmelere koşut olarak eğitilip yetiştirilmesi, belirtilen sorunların çözümüne önemli bir katkı sağlayacaktır.
Atalarımızdan miras olarak değil, çocuklarımızdan ödünç aldığımız dünyanın daha iyi bir yere doğru gittiğini söyleyebilir miyiz?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Pele’nin gözyaşları 1’inci oldu
Pele’nin gözyaşları 1’inci oldu
Tarsus'ta şahmeran etkinliği sona erdi
Tarsus'ta şahmeran etkinliği sona erdi