Yıllar
Abidin YAĞMUR

Yıllar

Bu içerik 564 kez okundu.

Mahsuni bir türküsünde şöyle der:

“Yastığa koyunca yorgun başımı

Bir selam vermiyor kaçışan yıllar”

Yıllar kaçışır mı?

İnsanın, geride bıraktığı yıllar kaçışır; belli bir yaştan sonra önündeki yıllar da kaçışır.

İnsan kovalar, yıllar kaçar, insan kovalar, yıllar kaçar…

Sonra bir bakar, elde avuçta bir şey yok!

Kaçışmış gitmiş…

***

İyi de nasıl kaçışır bu yıllar…

Hem yıllar nereden gelip nereye gitmektedir, bir yerde saklanabilir mi, depolanabilir mi ki kaçışsın, uçuşsun…

***

Aslında yılların bir şeyden haberi maberi yok, hatta yıl diye bir zaman dilimini biz uydurmuşsuz, kafamıza göre, aklımızın yettiğince günler, aylar belirlemişiz, adına yıl demişiz.

Zamanı bölersek zamana hâkim olacağımızı sanmışsız demek ki…

Neyse, konumuza dönelim, yılların kaçışan, uçuşan şeyler olduğu inancımızı sürdürelim ve yıllar nasıl kaçışır diye düşünelim…

***

İlkokuldan başlayın…

5 yılınız, kendinize olan güveninizi kazanmakla geçiyor.

Yıllar kaçışıyor, elde avuçta bir şey yok!

***

Ortaokulda, lisede kendinizi sevmeye çalışmak, kendinizle barışık olmak için içsel kavgalar ediyorsunuz.

Ama kavganın büyüğü kendinizi başkalarına sevdirmek üzerine.

Annem sevsin, babam sevsin, akrabalarım sevsin, o kız sevsin, o oğlan sevsin, öğretmen sevsin, komşular sevsin, arkadaşlar sevsin…

Onlar sevsin diye her bir haltı da yiyorsunuz ama olmuyor. Kimsenin sizi sevmediğini düşünüyorsunuz.

Hatta annenizin sevgisine bile inanmıyorsunuz.

Yıllar kaçışıyor, elde avuçta bir şey yok!

***

Üniversitede artık öğrendiniz, sizi annenizden başka seven olmaz. Biraz da babanız sever.

Onun için insanların sizi sevmesinden vazgeçtiniz.

Ama insanların dikkatini çekmek istiyorsunuz.

Saç uzat, sakal uzat, oraya bir dövme, buraya bir piersing, kirli elbiseyle gez, sigarayı günde iki pakete çıkar, sigara kesmiyor de tütün sar, dersleri asıp yolculuğa çık, otostop çek, barlarda garsonluk yap, tatil beldelerinde kaldırımlarda boncuk işleyip sat, derslerde en arka sırada otur, cool takıl, cool takılmanın modası geçerse sanatçı takıl, saz çal, sazın modası geçerse gitar çal, müzik ilgi çekmezse spora atıl, spor ilgi çekmezse ekstrem sporlara katıl, babaya moruk de, anneye mamy de, erkek kardeşe brother, kız kardeşe sister, amcaoğluna cousen de, yemek ısmarlayan olursa gözünü karart tıka basa ye, evde bira yap, evde bira yaptığını sosyal medyadan ilan et,  politikayla hiç ilgilenme, soran olursa ‘no problem baba’ de, politikayla ilgilen, kimseye politika konuşturma…

Dikkat çekmek için her şeyi yapıyorsunuz ama yok, siz de alelade bir üniversite öğrencisiniz, alelade bir memur olacaksınız…

Yıllar kaçışıyor, elde avuçta bir şey yok!

***

İş hayatına atılıyorsunuz…

Evvela çalışkan biri olduğunuzu göstermeye çalışıyorsunuz.

Sonra dürüstlüğünüzü ispatlamaya çalışıyorsunuz.

Sonra yaptığınız işi iyi bildiğinizi ispatlamaya çalışıyorsunuz.

Ki yaptığınız işi iyi bildiğinizi ispat süreci en az bir 20 sene sürüyor mesela bizim gazetecilikte.

Hele her gazete satıldığında yeni yönetime, gazeteden gazeteye transfer olunca yeni gazetenin yönetimine kendini ispatlama çabası yok mu?

Bazı mesleklerde en geriye inmek zorunda kalmak da mümkün. Mesela bazı yerlerde oturtuyorlar üniversite mezunu adamı, diyorlar ‘yaz bakalım. A, B, C.’

Neyse A’yı, B’yi yazmayı bildiğinizi göstereceksiniz derken bir 20 sene de öyle geçiyor.

Yıllar kaçışıyor, elde avuçta bir şey yok!

***

Ben, bu satırları okuyanların çoğundan gencim.

Pek azından yaşlıyımdır.

40 yaşındayım.

Şunu öğrendim:

Kendinizi kimseye anlatmayın. Kendinizi, kendiniz biliyorsa, o yeter.

Çünkü yıllar sizin kesenizden gidiyor.

Sizin tepenize gelip ‘yaz bakalım. A, B, C.’ diyenlerin kesesinden değil.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Satrancın büyük ustası Karpov, Mersin’e geliyor
Satrancın büyük ustası Karpov, Mersin’e geliyor
TÜİOSB Başkanı Balta:
TÜİOSB Başkanı Balta: "Bölgesel enerjinin kaynağı kadınlar olacak”