‘Sizin hiç babanız öldü mü?’
Abidin YAĞMUR

‘Sizin hiç babanız öldü mü?’

Bu içerik 489 kez okundu.

Babalar Günü'nde vefat etmiş babasını, Anneler Günü'nde vefat etmiş annesini düşünüp ağlayan çok insan gördüm.

Koca koca erkeklerin, babalarını düşünüp Babalar Günü'nde hıçkıra hıçkıra ağladığını gördüm.
Babasını kaybetmiş kadınların bir günde büyüyüp yaşlandığını, babasını kaybetmiş erkeklerin bir günde çöktüğünü gördüm.
***
Her gün dükkanının önünden geçerken selamlaştığım bir tanıdık, günün birinde şöyle yazmıştı sosyal medya hesabına:
“Biz babamızı kaybettik. Kalanlar sağ olsun.”
Birkaç gün sonra, dükkanının önünde karşılaştık, başsağlığı diledim. Tokalaşırken gözlerine baktım.
Çökmüş mü?
Gözündeki fer sönmüş mü?
***
Şair, ‘Bir gözümün ışığı söndü, kör oldum’ demiş babasının öldüğü günü anlatırken…
O tanıdığın gözünün ferinin sönmesi ondan belki de…
Bir müddet sonra hastaneye yattığını duydum. 
Kansermiş.
Babasının ölümünden kısa bir süre sonra kanser olduğunu öğrenmesi ya da kanserin o kadar hızlı ilerlemesi tesadüf mü?
***
Babasını kaybedince çöken insanların yanı sıra, babasını kaybedince büyüyen insanları da gördüm.
Bunu bir kere daha yazdımdı, geçmiş gün, hatırlamıyorum tarihi.
Eczacı kalfası bir arkadaşım vardı. 20’li yaşların başındayken, 8 yaşında yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyordu:
“Babam öldü o sabah. Ben eczaneyi aradım. Kalfa çıktı. ‘Abi’ dedim. ‘Ben bugün gelmesem olur mu?’ Kalfa ‘Niye’ diye sordu. ‘Babam öldü’ dedim. Telefon kapandı. Bir süre sonra araçlar durdu kapımızın önünde. Eczacı, kalfalar, komşu esnaf bize, cenaze evine gelmişti. Ben o an anladım ölümün büyük bir şey olduğunu.”
***
Bir arkadaş anlattı…
Küçük çocuğa, babasının onu ve annesini terk ettiğini söylememişler. Belki de söylemişler, çocuk inanmamış. 
Bu çocuk, evin penceresinden sokağa bakar, sokakta oynayan çocuklara şöyle bağırırmış:
“Benim babam da gelecek. Bisiklet süreceğiz.”
***
Hikâyecide hikâye çok…
Onun için Babalar Günü'nü coşkuyla, gösterişle kutlamam. 
Anneler Günü'nü de öyle.
Halkımız da zaten bu özel günleri 'Allah seni başımızdan eksik etmesin' diye kutlar.
Şirketler, belediyeler, reklamcılar gibi coşkulu değiliz biz bu özel günlerde.
Onun için ben, günün birinde, bir Babalar Günü'nü Cemal Süreya'nın şu dizesiyle kutlamak isterim:
“Sizin hiç babanız öldü mü?”
Bu dize çünkü; babası olanlara, babasının da bir gün göçeceğini hatırlatır.
Daha da önemlisi bu dize, babasını kaybetmişlerle bir dertleşmedir. 
Ve hepimiz biliriz ki, Babalar Günü'nü en çok, artık hayatta olmayan babaların evlatları kutlar...
Gösterişsiz, gülmesiz, hediyesiz bir kutlamadır o. 
Evlada ve babaya özeldir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Pele’nin gözyaşları 1’inci oldu
Pele’nin gözyaşları 1’inci oldu
Tarsus'ta şahmeran etkinliği sona erdi
Tarsus'ta şahmeran etkinliği sona erdi