Telaşlı bir hafta…
Elife KUŞKAYA

Telaşlı bir hafta…

Bu içerik 148 kez okundu.

Birçoğumuz için kurban bayramı nedeniyle önümüzdeki hafta bir hayli telaşlı geçecek. Birçoğu geçmişte yaptırdığı erken rezervasyonlardan faydalanarak düşük fiyatlarla 9 günlük tatilin keyfini çıkartacak. Tatil planlarını son günlere bırakanlar ise tabiri caiz ise; havalarını alırken görünen o ki; Mersin’de yazlık veya yaylalarda evleri olanlar bol bol misafir ağırlayacak…

***

Dokuz gün sürecek olan bu bayram hem biz çalışanlar için hem de çocuklarımız için okul öncesi adeta bir doping olacak diye düşünüyorum.

Bu bayram geleneğini devam ettirenler olduğu gibi her bayram istenmese de büyükler ve küçükler arasında tatil mi, aile ziyaretleri mi tartışması her ailede olduğu gibi birçok ailede yine yaşanacak.

Aile büyükleri ve çocuklar herkes kendince haklı olabilir. Ancak önemli olan burada ortak bir noktada buluşabilmek ve kırgınlıklara sebebiyet vermemek gerekir. Çünkü bayramlarımız küsmenin değil barışmanın bir arada olmanın, kenetlenmenin yaşandığı günler olmalı.

***

Günümüz çağında her birey toplum içinde ailesinden gelenek ve göreneklerini öğrenirken bunu yaşatmaya çalışsa da kendince değişiklilere gidebiliyor.

Nerede o eski bayramlar, hemen hemen herkesin ve her jenerasyonun söylediği bir söylem. Zaman çok çabuk ilerliyor.

Aslında dün, dünde kaldı. Bu gün ise yeni bir gün diyerek her geçen günün kıymetini düşünerek bu günlerin değerini unutmamak gerekiyor.

***

Dokuz gün sürecek tatilin ardından tüm anne-babaları bir telaş alacak. Çünkü yeni bir öğretim yılı başlayacak.

Okula yeni başlayanların heyecanını ve tabi ki ilk kez çocukları okula götürecek velilerin heyecanını da tahmin edebiliyorum. Aslında hayatımızda ki ilkler hep unutulmazdır. İlkokul öğretmenimiz, ilk çocukluk aşkımız gibi, hayatımızda bize özel kalıcı hatırası olan anılardır. Bu yüzden, bu günleri unutmamak ve heyecanlanmak gayet doğaldır.

Bu yeni eğitim-öğretim döneminde, velilere daha çok iş düşüyor diye düşünüyorum. Burada ki konu, çocuklarımızı okula götürüp getirmek değil onların derslerindeki performanslarıyla da ilgilenmemiz, onların gelecek hayatlarında attıkları bu ilk adım diye kabul ettiğimiz ilkokul dönemini birlikte iyi geçirmektir.

Bu süreci onlar için bir inşaatın atılan ilk temeli gibi düşünebilirsiniz. Bu temel ne kadar sağlam atılırsa, gelecek olan dönemlerde biz ve çocuklarımız emin olun ki yere çok daha fazla sağlam basacak ve kolay kolay yıkılmayacaktır.

***

Netice olarak demem o ki, toplumsal olarak değişimlere açık olmalı, iyileşmeliyiz. Bunu önce kendimizden sonra da çocuklarımızla yapacağımız iyi iletişimlerle başarabiliriz.

Hayatımızın iyi yada kötü hayattan ne beklediğimize, bizim anlayış, davranış gayret ve çabalarımıza bağlı olduğunu unutmayalım.

Her günün yeni bir başlangıç olduğunu unutmadan günlerimizi bayram tadıyla geçirmenin yollarını arayalım.

Sağlıcakla hayırlı bayramlar dileğiyle…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kar değil dolu
Kar değil dolu
Mersin'de silahlı kavga: 1 ölü
Mersin'de silahlı kavga: 1 ölü