Advert
​Oh!
Abidin YAĞMUR

​Oh!

Bu içerik 842 kez okundu.

Sorsan, oruç ayı; nimetler ve sıhhat için şükür etmeyi öğrenmek, açların halinden anlamak için bir süre aç kalmak, susuz kalmak, nefsi terbiye etmek…

Ne güzel…

***

Ramazan’da herkese ilan ederek,  işin içine eğlence de katarak oruç tutanlar açların halinden anlıyor mu peki, dersen.

Yok kardeşim!

Millet açların halinden anlamak için değil de, iftardan sonra tokların halinden anlamak için oruç tutuyor gibi…

İftar sofrasında ille pastırma da olsun, iftardan sonra ille tatlı da olsun, kadayıf olmaz ille baklava olsun dememiz bundan.

Yemek yetmiyor yani, öyle bir sofra kurmalıyız ki, öyle yemeliyiz ki, tokların, zenginlerin halinden anlayalım!

Adı üstünde, Ramazan!

***

Sinemada, tiyatroda bir ‘ince mesaj’ ya da ‘mesajı sızdırma’ taktiği vardır. Filmin, oyunun ‘iyi adamı’ yemek yerken sofraya kalenderce uzanır, ekmeği ibadet eder gibi böler, suyunu küçük yudumlarla içer, suyunu içtikten sonra ‘elhamdülillah’ der. Sofradan erken kalkar. Tıka basa yemez.

Filmin, oyunun ‘kötü adamı’ ise sofraya vahşice uzanır. Hızlı yer. Büyük lokmalar koparır. Ekmeği bölerken sanki savaşırmış gibi böler. Tavuk budunu yerken, dişlediği eti koparmak için kafasını yanlar. Eline bulaşan yağı yalar. Tıka basa yer. Suyunu içerken kafasını iyice geriye atar, kocaman yudumlar alır, çenesinin iki yanından sular akar, bardağı ağzından çektikten sonra ‘oh’ der…

***

Bugünlerde televizyonlarda dönen Ramazan reklamlarında, iftar sofrasında yemek yerken, soğuk bir şeyler içerken gösterilen ‘reklam kahramanları’ sizce, filmlerdeki iyi adamlar gibi mi yiyip içiyor yoksa kötü adamlar gibi mi yiyip içiyor…

***

Şerbetçisinden limonatacasına kadar bütün içecek sektörü, iftar sofrası temalı reklamlar hazırlatıyor, reklamlarda su içen, ayran içen, şerbet içen, gazoz içen herkes ‘oh’ diyor…

***

Peki, ne demeli?

Sadece Müslümanlıkta değil, Hıristiyanlıkta ve Yahudilikte, hatta çok tanrılı dinlerde oburluk yasak. Oburluğun tek göstergesi de yemeğin miktarı değil. Yemek yerken, su içerken takınılan tavır da oburluk göstergesi sayılabilir. Onun için bizim ülkemizde, sadece iftar sofrasında değil, yılın her gününde, herhangi bir sofrada ‘oh’ denmez. ‘Çok şükür’ denir. ‘Bugün de doyduk, yarına Allah kerim’ denir. ‘Elhamdülillah’ denir. ‘Biz doyduk, olmayana ver Allah’ım’ denir. Kişi inanç erkanı değilse ‘İyi geldi ya acıkmıştık’ denir. ‘Kendime geldim ya’ denir…

Peki, Ramazan ayında her bir meseleyi alimlere, hocalara sorma gereği duyan Müslüman ahali, beyaz sakallı bir hacının, iftar sofrasında soğuk çay içtikten sonra ‘oh’ demesinin sünnete uyup uymadığını neden sormaz hocalara, alimlere…

***

‘Soruyordur belki’ diyelim. ‘Hem adam kendi evinde, sofrada ‘oh’ demiyordur’ diyelim, iyimser olalım diyeceğim de…

Bir başka mesele takılıyor kafama…

Son üç beş yıldır anaokullarında, ilkokullarda müftülük elemanları, cemaat gönüllüleri çocuklarla buluşuyor, el kadar bebelere İslam’a göre yemek adabını anlatıyor. Duaları anlatıyor. ‘Yemek yerken ağzın açıksa içine şeytan kaçar’ diyor, ‘oruç tutarsak iyi ve güçlü insan oluruz’ diyor, çocukların ne zaman, nerede, ne söylemesi gerektiğine varana kadar her şeye karışıyor…

Aynı adamlar, iftar sofrasında ‘oh’ diyen beyaz sakallı hacı figürüne neden müdahale etmiyor?

Piyasa daha önemli ve rızkın onda dokuzu ticarette, ondan olabilir mi?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yenişehir’den Büyükşehir’e kalite ziyareti
Yenişehir’den Büyükşehir’e kalite ziyareti
Şimşek'ten bekçi Özer'in ailesine taziye ziyareti
Şimşek'ten bekçi Özer'in ailesine taziye ziyareti