Bıçak sırtı altında geçen seçim…
Zeliha ÖZİPEK

Bıçak sırtı altında geçen seçim…

Bu içerik 958 kez okundu.

Bıçak sırtı altında geçen bir yerel seçimi daha geride bıraktık…

Mersin Türkiye genelinde seçim açısından en çok merak edilen iller arasındaydı. Çünkü eski Büyükşehir Belediye başkanı Kocamaz’ın seçimden diskalifiye edilmesi kafaları bir hayli karıştırmıştı. Acaba Kocamazdan kalan oylar kime yarayacaktı. Sonuç ortada…

Büyükşehir ve birçok büyük ilçelerde seçmen CHP dedi. Hatta birçok büyük şehirlerde seçmen CHP dedi.

Acaba Mersin’de MHP Hamit Tuna bey’i aday göstererek yanlış bir seçim mi yapmış oldu. Belki MHP Büyükşehir Belediyesinde direk Sayın Burhanettin Kocamaz’ı aday yapsaydı Mersin’de kazanan MHP olabilir miydi?

Evet bence Kocamaz MHP ile bu seçimi kazanabilirdi. Ama vatandaş yapılan bu haksızlığa sert bir cevap vererek CHP dedi.

***

Şimdi sıra mazbatalarını aldıktan sonra bir süre tebrik ziyaretleri yapılacak. Sonrasında ise seçmen verilen vaatlerin yerine getirilmesine bakacak. Tabi ki; şakayla birlikte seçmene sahalarda yalan yanlış sözler verenler yandı.

Çünkü seçmen verilen sözleri unutmaz…

***

Gerçekler su gibidir. Eninde sonunda gün yüzüne çıkar tıpkı yalanlar gibi…

Diyelim ki; birini kandırdınız, yalan söylediniz. O kişi de size inandı.

Ne oldu? Zafer mi kazandınız?

Elbette ki hayır…

Yalanınızı anladığı anda karşınızdaki kişinin gözünde bitmiş oldunuz. Gözünüz aydın, bir daha size asla güvenmeyecek.

Yani, siz sadece kendi kendinizi kandırmış ve kendinizi küçültmüş oldunuz. Karakterinizi ortaya serdiniz.

O nedenle, ne olursa olsun kimse kimseyi kandırmaya kalkmamalı. Özellikle de seçmenini…

Hele ki meydanlarda onlarca insanın şahitliğinde vatan için, insanlık için, hizmet için verilen sözler çok mühimdir.

***

Unutmayalım ki; tüm yalanlar bir gün açığa çıkmaya mahkumdur. Ve ortaya çıktığı anda kimsenin güvenmediği, önemsemediği, değersiz bir varlık olacaksınız. Bundan daha kötü bir durum da olamaz sanırım.

Ne demiş atalarımız; Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış…

Doğruyu söylemenin hafifliğini, iç huzurunu yaşamak varken;  her gün yalanlarının ortaya çıkacağı endişesi ve bunun yarattığı vicdani ağırlık ile yaşamayı tercih etmek pek de akıl ve mantık işi olmasa gerek.

“Yalan ağrı kesici gibidir. Hızlı rahatlık verir ama yan etkileri daima devam eder. Doğru ise ameliyat gibidir acı verebilir ama iyileştirir” derdi çok sevdiğim bir arkadaşım…

Ne güzel de söylemiş.

***

Yalanın, domino etkisi de vardır. Yani, peşi sıra pek çok kişiyi de etkiyecektir. Sonra bir yalan bir yalanı daha doğuracak. Onca silsilenin içine girmeye değer mi?

Yalan yerine doğruyu söylediğinizde ne güven kaybı, ne kötü bir his kalacak ardında. Ne de kişinin kendine olan sevgi ve saygısı azalacak.

Demem o ki; Yalana hiç mi ama hiç gerek yok…

Yapabileceğin şeylerin sözünü tut ve o koltuğun hakkını ver.

İnanın ki; seçmen seçim öncesi verilen sözleri unutmaz ve beş yıl sonra da olsa bunun hesabını keser.

Sözün özü unutmayalım ki; yalan ve dolanla yürütülen gemi de bir yere kadar yüzer…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yenişehir’den Büyükşehir’e kalite ziyareti
Yenişehir’den Büyükşehir’e kalite ziyareti
Şimşek'ten bekçi Özer'in ailesine taziye ziyareti
Şimşek'ten bekçi Özer'in ailesine taziye ziyareti