​Havadan sudan
Niyazi Ergün PARLAT

​Havadan sudan

Bu içerik 699 kez okundu.

Yalnız, bir başına duran bir ağaç bulun ve onunla konuşun. Belki de ansızın sıkı fıkı arkadaş oluverirsiniz bu ağaçla, o sizinle konuşmasa bile.

Artık bir dostunuz var: Bir ağaç. Ağzı sıkıdır. İsterseniz, içlenin. Anlatın. O sizi anlayacaktır.

Zaman zaman, bir köpekle de konuştuğun oluyordur. Sana bakarken, gözlerinin içinde öyle dostça, öyle derin bir anlam var ki. Şaşırıyorsun.

Köpeğin sahibi kıskanıyor onunla konuştuğun için. Hemen yanına çağırıyor:

- Çabuk gel buraya! Hadi, doğru eve! diyor sertçe.

Tırsan köpek başını eğip, kuyruğunu da arka bacaklarının arasına kıstırarak geriye dönüyor. Hızlı adımlarla uzaklaşıyor.

Olsun. Kötü bir şey yapmıyorsun ki. Sonuçta yine onun köpeği.

***

Bir yazıda bari bulutlardan söz etmeyeyim dedim. Ama olmuyor. Çıktığım her akşam gezintisinde, ceplerime bulut parçaları dolduruyor, eve götürüyorum. Yazları serinletiyor, kışları da ısıtıyor bulutlar odamı.

***

Gel, yıldızları paylaşalım seninle. Bak, şurada var ya iki tane ışıldayan. İşte,  tam parmağımın ucunda...

Ön taraftaki büyük olanı senin olsun, onun arkasındaki, göz kırpan küçük yıldız da benim. Yataklarımızın başucunda gece lambası yaparız onları. Geceleri gördüğümüz düşlerde ise, dağlarda açan yayla kokulu kır çiçekleri oluverirler göz alıcı renkleriyle bir anda.

Titreyen ışıkları şiirleri ürkütmekten korkar gibi yavaşça şıpırdayan denizlere vurduğunda; artık deniz kokar, yosun kokar, balık kokar bu yıldızlar.

***

Kendimiz alkışlandığımızda nasıl mutlu oluyorsak, biz de hiçbir kıskançlık duygusuna kapılmaksızın, başarı kazanan diğer insanları alkışlamayı, kutlamayı bilmeliyiz. Bilindiği üzere; “Bükemediğin bileği öpeceksin.”

***

Şaka maka havalar bayağı soğudu. Öyle değil mi arkadaşlar? Kat kat giyiniyoruz, ama yine de soğuk vuracak bir yer buluyor kendine.

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, ömrümüzün son demi, pardon altı ayı, havadan sudan söz etmekle geçiyormuş. Bu o kadar da önemli bir şey değil. Nasıl olsa insanlar birbirlerini dinlemiyorlar.

***

Artık sizlere günü sorusunu sormanın zamanı geldi. Aydınlığı hep birlikte çoğaltabilecek miyiz ülkemizde?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Basın özgürlüğünü korumak hepimizin görevi”
“Basın özgürlüğünü korumak hepimizin görevi”
Tatar ve Japon öğrencilerden Başkan Seçer’e ziyaret
Tatar ve Japon öğrencilerden Başkan Seçer’e ziyaret
denizli escort