Advert
Advert
AH ŞU ERKEKLER !
Sibel GELBUL

AH ŞU ERKEKLER !

Bu içerik 1118 kez okundu.

Duygularını açıkça ifade edebilen, isteklerini net şekilde söyleyen, sevdiğini gösterebilen kaç erkek var?

Toplumun cinsiyetler üzerine belirlediği roller var. Sosyal alanda hangisi daha zor; erkek mi yoksa kadın olmak mı? Geleneksel toplum yapısı kadının sorumluluk sınırlarını belirliyor. Kadını, eksik, güçsüz, mutfaktan öte gitmeyen, cinsel obje olarak tanımlıyor.

Yeni bir hayat tarzı şekilleniyor. Kadın aşırı sevgi, ilgi ve anaç tavırlarıyla erkeği uzaklaştırıyor. Erkekler, kadınını beğenmek ister. Bu beğeni bedensel çekimden farklı, salt kadının kişiliğine yöneliktir. Kadın ve erkekler tümevarım ve tümden gelen gibi.15 yaşında başlayan ergenlik dönemini hepimiz biliriz. Erkekler hiç büyümeyen bir çocuk gibi hep o yaştaymış gibi davranırlar. Erkekliği her türlü kuvvet gösterisi ve para olarak algılarlar. Bundan dolayı da kadınların kendisine saygı-sevgi duyacaklarını sanırlar. Toplum, kültür, anneler-babalar, aileler ve tabii ki biz kadınlar... Hepimizin rolü büyük. Oğlan olsun deli olsun, ekmek olsun, kuru olsun...” Anneyken, “aslan oğlum”, “paşa oğlum”, “koçum benim” diyerek büyütüyoruz. “ilgili olmak”la, “anne olmak” ve erkeklerin şekillenmesi. Sonuç olarak; Kadınlar erkekleşti. “Aman sen dur, ben yapayım”, “ ben çalışayım”.. Çocuk da yaparım, kariyer de yaparım, seyahate de çıkarım derken hepimizin elinde anlamakta zorlandığımız ERKEKLER!

Toplum olarak her geçen gün erkek egomanyasından yorulmadık mı?

O kadar ilginç ki; Hem yanlarında güçlü bir kadın olsun istiyorlar hem de o güçlü kadını taşıyamıyorlar!  Rahatça hükmedebilecekleri, kendilerine hayır demeyecek bir kadın istiyorlar. Bunları tercih eden kadınlar yok mu? Çokkkk.. Çünkü o kadınların da en çok beslendiği şey, karşı tarafın etiketi, ekonomik gücü. Karşılıklı çıkar ilişkisi. Sürekli tüketmek, hayatın yükünü üstlenmemek Nereden başlasak? Neresinden tutunsak?  Eğitim, ekonomi, yozlaşan toplumsal değerler?. Çevremizde kadınlığını unutan güçlü ama yalnız kadınlar çoğunlukta. Birçok evliliklerin de beyin ölümü gerçekleşmiş!

Boşananlarsa çoğunlukta.. Ağaç yaşken eğilir. Çocukluğunda ne verirsen, onu alırsın. Kadınlarımıza, annelerimize ve hepimize düşen görevler çok fazla. Ailemden cinsiyet ayrımcılığı görmeden yetiştirildim. Konuşabilen, tartışabilen ve yaşadığımız hanede herkes eşit koşulda iş paylaşımı yapardı. Bu yetiştirilme tarzı gelecekteki hayatımda eğitim, iş ve çevreyle daha katlandı. Biliyorum ki önce bizlerle başlıyor. Erkeklerin ben merkezciliğini eleştirirken, kendi erkek çocuklarımızı da öyle yetiştiriyoruz. Jenerasyon farklılaştı. Üç kuşak sonrasında eşit koşullarla büyüyen nesiller olacak. Kimbilir erkekler de bu kadar tepki almayacak!

Arınmaya, eğitime ve değişime ihtiyacımız var…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Can, hizmet bilgilendirme toplantısı yaptı
Başkan Can, hizmet bilgilendirme toplantısı yaptı
Tarsus Belediyesi ‘Sıfır Atık’  için harekete geçti
Tarsus Belediyesi ‘Sıfır Atık’ için harekete geçti