Yaratıcılık
Niyazi Ergün PARLAT

Yaratıcılık

Bu içerik 870 kez okundu.

“Merak azalmadıkça yaşamalı insan,” diyor Paul Parin

Yaratıcılığın ne anlama geldiği zaman zaman kafamıza takılan bir sorudur.

“Diğer insanların da gördüğünü görmekle birlikte, düş gücünü kullanarak özgün düşünceler üretip, başkalarının yapmadığı şeyleri yapmak,” diyebiliriz. Araştırma yaptığımızda, çok sayıda tanıma ve bilgilere ulaşabiliriz bu konuda. Bir yapıt oluşturmak için kurduğumuz düşler mantıklı olmasa da, yenilikçi olabilir.

Bir esin gelir; bir edebiyat, müzik ya da resim yapıtı ortaya koyabiliriz.  Yaratıcılık, sizin için büyük değer taşıyan duygu, düşünce ve anlarınızı bir sanat yapıtı üzerinden anlatırken yürüdüğünüz değişik bir yol, uyguladığınız ayrıksı bir yöntemdir.

Zaten bulunmakta olan malzemeleri kullanarak yeni bir durum, anlatım gerçekleştiriyorsunuz. Önceden herkes tarafından bilinmekte olan kavramları alıyorsunuz, aralarındaki ilişkileri daha önce düşünülmemiş biçimde açıklıyorsunuz.

Başkalarının görmediği, gözden kaçırdığı bir ayrıntıyı yakalayarak genişletip geliştirmektir yapılan. Aslında o orada durmakta,  keşfetmemizi beklemektedir.

Bilinen şeylerden yararlanarak yeni bir şey gerçekleştirir, özgün bileşimlere vararak bazı sorunlar için çözüm yolları bulmuş olursunuz. Olaylara, durumlara, verilere, sorunlara bir başka açıdan bakabilmeyi başardığınız için, izlediğiniz yöntemle birlikte, ortaya koyduğunuz yapıt da alışılmışın dışında olacaktır.

“Ölçüyü aşma, ölçüsüz ol,” der bir yazar.  Ama yalnızca sanat dalında değil, bilim ya da felsefe dalında da olabilir yaratıcılık. Tüm bunlara karşılık her düş gücü olan yaratıcı olamayabilir. Çünkü düşlenenleri hayata geçirmek, görünür kılmaktır önemli olan.

 

Peki bir sanat yapıtının üstün bir yaratıcılık yeteneğinin ürünü olduğunu nasıl anlayabiliriz?

 

1-Sanatçının bilinçli, amaçlı bir etkinliğinin, yaratıcı gücünün bir çalışması olmalıdır.

2- İnsanda estetik bir haz ve coşku uyandırmalıdır.

3- Tek ve özgün olmalıdır. Çünkü onu yaratırken yaşanan duygu bir kez yaşanır.

4-Pratik kullanım değeri ve faydası olmamalıdır. Yoksa zanaat eseri olur.

5- Sanatçının kendine özgü teknik ve yorumunu yansıtmalıdır.

 

***

Şimdi de yaratıcılığı engelleyebilecek etkenlere bir bakalım:

 

1-Kuram ve kuralların doğru ve tartışılmaz olduğuna kesin bir biçimde inanılarak; kuşkulanmadan, sorgulamadan peşinen kabul edilmesi. 

2-Nesnelerin işlevleri konusunda esneklik göstermeyip, tek bir işlevine takılıp kalmak.

3-Zihinsel kurgu yeteneğimizi kullanmayarak, değişik sorunların çözümü için yeni yöntemler denememek.

4-Başarısızlığa uğrama kaygısıyla aşırı heyecanlanma.

5-Sorunu doğru algılayamamak.

6-İçinde yaşadığımız kültürün düşünce, bakış açısı, tutum ve davranış kalıplarının; yeni, özgür ve özgün düşünceler geliştirmemizi engellemesi.

7-Alışılmış olana, geleneklere duyulan aşırı bağlılık da bir engel olarak görülmektedir.

 

Herbert G. Hicks’in “Örgütlerin Yönetimi” isimli ders kitabından bir söz ile noktayı koyalım. “Birinci sınıf bir çorba, ikinci sınıf bir yağlı boya tablodan daha yaratıcıdır.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Pele’nin gözyaşları 1’inci oldu
Pele’nin gözyaşları 1’inci oldu
Tarsus'ta şahmeran etkinliği sona erdi
Tarsus'ta şahmeran etkinliği sona erdi