​Sevgi, saygı, hoşgörü…
Zeliha ÖZİPEK

​Sevgi, saygı, hoşgörü…

Bu içerik 589 kez okundu.

İnsan sosyal bir varlıktır. Bu nedenle diğer insanlarla uyum içinde ve birlikte yaşamak zorundadır. Birlikte yaşamanın en önemli kuralı ise karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörüdür. Hoşgörüden uzak olan bir dünya gün gelir çekilmez bir hale gelir ve böylelikle de, sağlıksız toplumlar meydana gelir.

***

Günümüz çağında yaşanılan şartlar, hayatın zorlukları bizlere birbirine karşı saygısız ve tahammülsüz insanlar haline getiriyor. Oysaki mutlu olmak, kendimize karşı saygımızı yitirmemek en başta başkalarının haklarına saygılı olmayı gerektiriyor. Hayat çok karmaşık, her insanın kendine ait bir dünyası var. Bazen kendi önceliklerimizi ön planda tutsak da zaman zaman kendimizi başkalarının yerine de koymamız gerekiyor.

***

Bugün tıp bayramı…

Öncelikle bu güzel ve özel mesleği icra etmek için, pek çok şeyden kendilerini mahrum bırakan; bu mesleğe yıllarını, emeklerini vererek;  yaşamlarını insanlara adayan tüm fedakar sağlıkçılarımıza, gönülden teşekkür ediyorum.

***

Kolay değil. Hem de hiç...

Tek bir hatayı bile kabul etmeyen bir mesleği yapmak...

Bir de bu mesleği eline alana dek geçen süreç var pek tabi. Az çok biliyorum benim de üniversite sınavına girip bu alanı kazanan arkadaşlarım var. Hem üniversiteye giriş puanı çok yüksek hem de kafalarını bile kaldırmadan gece gündüz çalışmak dile kolay…

 6 yılı tamamlayıp bir de üzerine Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS)'a hazırlanıyorlar. Saçları dökülmeye başlayanlar var. Hiç kolay şeyler değil bunlar bilin istedim.

Araştırmalarda da, en stresli meslekler kısmında 1. sırayı aldığı belirlenmiş. Her gün her dilden, her çeşit hasta ile ilgilenmek zordur. Yetmezmiş gibi bir de yakınları gelir beraberinde. Herkes sabırsız, aceleci ve telaşlı…

En ufak bir şey de sinirlerini almaya hazır vaziyette kişiler de var ne yazık ki…

***

Doğarken bir sağlıkçının ellerine doğuyoruz. Hasta olduğumuzda doktorların kapısındayız. Canımız bu kadar kıymetli ve değerli iken nasıl olur da bize can veren o ellerin kıymetini bilmekte zorlanırız hiç anlamıyorum doğrusu. Ve Bizler kendi canımızın ve yakınlarımızın canının yandığına dayanamayarak başka birine şiddette bulunuyorsak, orada düşünmemiz gereken şeyler var demektir.

Sağlıkçılarımız ellerinden gelen her şeyi yapıyor. Hipokrat yemini ediyorlar. İnsan hayatını kurtarmak için varlar bunun için savaşıyorlar. İçlerinde insan sevgisi var. En önemlisi de bu değil mi zaten.

Onların işi yeterince zor zaten;  nöbetleri, teşhis ve tedavi süreçleri, ameliyatları çok hassas ve incelik gerektiren işler. Herkes bu işi yapamaz. Bizler bile bir kaza olduğunda yaralıya bakamazken, hastanenin içinde fazla kaldığımızda psikolojimiz bozulurken onlar tüm zamanlarını orada o insanları iyileştirmek için hayata döndürmek için var güçleri ile uğraşıyorlar.

Tüm bu nedenlerden dolayı bizler de doktorları çok fazla rahatsız etmeyecek şekilde kısa ve öz bir şekilde derdimizi anlatmamız gerekir ki hem kendimize hem de başka hastalara saygımız olsun. Ve yine her ne olursa olsun, sağlıkçılara sert çıkışlarda ve hakaretlerde de bulunmamız gerekir.

***

M. Kemal Atatürk'ün de  'Beni Türk hekimlerine emanet ediniz' diyerek tıp dünyasına da büyük katkılar vermiştir. Ve doktorlara inancı, güveni ve saygısını burada bir kez daha net bir şekilde ortaya koymuştur.

Tüm sağlıkçılarımızın bir kez daha 14 Mart Tıp Bayramını kutluyorum. Umarım hepsinin sorunları çözülür. Katkıları ödüllendirilir. Ve en önemlisi, insanlara umut ve çare oluşları ile sihirli dokunuşlarıyla da hastaları hayata ve sevdiklerine bağlamaları nedeni ile ölümsüzleşirler.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mersin, 18 ülkeden ormancı ve çevrecilere ev sahipliği yaptı
Mersin, 18 ülkeden ormancı ve çevrecilere ev sahipliği yaptı
Kepirli’nin içme suyu sorunubayramdan önce çözülecek
Kepirli’nin içme suyu sorunubayramdan önce çözülecek
denizli escort