Akıllı olalım, demokrasiye sarılalım
Kemal İSTEK

Akıllı olalım, demokrasiye sarılalım

Bu içerik 1163 kez okundu.

Son gelişmeler ışığında seçim sahasında yeni oluşumlara çanak tutan yaklaşımları gördüğümü söyleye bilirim. Bu önümüzdeki birkaç gün içerisinde kartların yeniden karıldığını göreceğiz. Hemen başında belirtmek isterim. Bugün Kocamaz’ın sahadan çekildiğini düşünüp, sevinenler dikkatli olsunlar çünkü Cumhur İttifakı’nı zora sokacak gelişmeler hiçte olasılık dışı gibi görünmüyor.

Başkan Kocamaz öyle ya da böyle bu yerel seçimlerin baş aktörü olarak son sözünü söyleyecek.

Bunu neden söylüyorum, çünkü ezber bozan bir seçim süreci yaşıyoruz. Bugüne kadar hiçbir adayın başına gelmeyenler Başkan Kocamaz’ı buldu. Bir belediye başkanını yaptığı hizmetlerin karşılığı olarak tekrar seçimlere girerek kazanmayı hedeflemesi çok doğal değil mi? Başkan Kocamaz’ın da yaptığı bundan başka bir şey yok ama engelli koşucusu gibi hep engellere takılıp, duruyor. Bu gerçekten de sürdürülebilir bir durum değildir.

Peki, bundan sonrası için ne olacak sorusuna hala net bir cevap veremiyoruz. Bir olasılık, görev YSK’ya düşüyor; sil baştan İyi Parti adayı olarak sahada yerini alır. İkinci olasılık seçmenin iradesine ket vurulur Kocamaz yarış dışı bırakılır, bu da farklı bir senaryoyu akıllara getirir.

Bu senaryoyu en başta Cumhur İttifakı hiç istemez çünkü referans olarak gösterdikleri seçim sonuçları onların karşısına aşılmaz bir dağ olarak çıkar. Olur, mu bilmem ama şöyle düşünelim: Başkan Kocamaz, eş başkan olarak meclis üyesi olarak yarışa girer. İyi Parti, CHP İttifakı ve CHP’nin HDP ile güç birliği referandum sonucunu aşacak bir sayı toplamı ortaya çıkartıyor.

Bu blok içerisine Kocamaz’ın kişisel oylarını da eklediğinizde ortaya çıkan sayılar, yarışın bittiğini işaret eder. Böyle bir tablo ortaya çıkarsa Cumhur İttifakı sadece Büyükşehir’de değil, bütün ilçelerde çöküntüye uğraya bilir. Bu tespiti, bundan önceki seçimlerde alınan oylara bakarak yapıyorum. Fakat daha net bir örnekleme yapacak olursam, bu seçimin sonucu 16 Nisan referandumuna benzer; 36-64 rakamı hayal olmaz.

Şimdi, bana bozulan çok sayıda okur olacaktır; fakat bu gerçeği ne kadar değiştirebilir. Böylesine samut bir tablo ortadayken ve gidilen yola baktığımızda gerçekler ne kadar yok sayıla bilir? Yok, sayılamaz çünkü referandum örneği karşımızda duruyor.

Bu istenen özlenen bir tablo değildir. İki kutuplu bir seçim zorlama, baskıcı, soğutucu olmakla birlikte geleceğe dönük çok yönlü sıkıntıları beraberinde getirecektir. Bu yüzden hepimiz dua edelim de Mersin’de raydan çıkan siyaset YSK tarafından yine yerine oturtulsun. Bu gün olduğu gibi yarında işler karışır, akıllı olalım ve demokrasiye sarılalım.

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çocuklara sıfır atık eğitimi
Çocuklara sıfır atık eğitimi
Çocuklar Nusrat Mayın Gemisi'ni gezdi
Çocuklar Nusrat Mayın Gemisi'ni gezdi