Konuşmalar
Niyazi Ergün PARLAT

Konuşmalar

Bu içerik 839 kez okundu.

Sanırım en iyi yaptığımız iş beklemek…

Maaş zammını beklemek, terfi ve ödüllendirilmeyi beklemek, işimizi büyütebilmek için uygun koşulların ve fırsatların doğmasını beklemek.
Bilgi, birikim ve deneyimlerimizi gelecek nesillere aktarabilmek için, kalıcı yapıtlar oluşturma zamanının gelmesini beklemek.        Esin gelmesi için eşref saati beklemek.
Aslına bakarsanız, yaşamın özüdür beklemek…
Otobüs beklemek, sabahı beklemek, akşamı beklemek veya sofrada yemek beklemek, gidenin dönmesini beklemek, baharı beklemek, aybaşını beklemek…
Çocuklar büyümeyi bekler, çünkü büyüyünce her şey olabilirler. Her şeyleri olacaktır. O zaman geldiğinde en önemlisi de, özgür ve bağımsız olarak kendi kararlarını verme yetisine kavuşacak olmalarıdır kanımca.
***

Ruh hekimleri uyarıyor. Yüksek beklentiler depresyona yol açabilir.

Philip Larkin; “Belirsizlikler harcar insanın tüm yaşamını,” diyor.  Soru şu: “Beklediğim gelecek mi? Ya da bu kadar uzun süre beklemeye değer mi o kişi? Gelse bile, acaba aradığım nitelikler onda var mı? Yoksa düş kırıklığımı yaşayacağım. Yoksa ondan kurtulmak için kaçmak ya da başka numaralar çevirmek zorunda mı kalacağım?

Bilgi ve öğrenmeye açız. İnsanlarla kültür alışverişi yapma, ufkumuzu genişletme gereksinimi duyuyoruz. Sanatın ve yaratıcılığın sınırlarını zorlayan sanatçıları seviyoruz.  Bu arada deneyimin önemini de unutuyoruz.

***
“Godot’yu Beklerken”de Samuel Beckett; yolda yaşanan her şeye kısaca hayat dendiğini unutup, adına hayat dediğimiz varılacak yeri bulmayı umarak o yere varmayı beklediğimize dikkat çeker.
Ahmet Cemal’ın dediği gibi; “Dünyanın değişme temposu gittikçe hızlanıyor, ancak bu değişimler her zaman olumlu yönde olmuyor.”  Yani beklentilerimizi karşılamıyor çoğunlukla bu değişimler.
Özlediklerimize, umduklarımıza bir an önce kavuşmayı beklerken, elimizde olmayan nedenlerle kaçındıklarımızla her an karşılaşabileceğimizi de aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor.                                                   
Rahmetli Sait Faik Abasıyanık’ın bir diğer ismi de “köpeği ile konuşan adam”dır.
“Bekledim de gelmedin” diyor ya şarkı. Zamanı geldiğinde, bazı kişilere; Akıntıya karşı kürek çekmemek için. “Güle güle sana” demeyi de bilmek gerekiyor kuşkusuz…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 “Çocuklar milletimizin geleceğidir”
“Çocuklar milletimizin geleceğidir”
Kariyer Merkezi sektör buluşmaları başladı
Kariyer Merkezi sektör buluşmaları başladı