Advert
Advert
​Toplumumuzun genetiği mi bozuldu  veya ne derler çivisi mi çıktı desek…
Zeliha ÖZİPEK

​Toplumumuzun genetiği mi bozuldu veya ne derler çivisi mi çıktı desek…

Bu içerik 186 kez okundu.

 

Bugün “Özgecan” diyeceğim çünkü ölüm yıldönümü…

Bundan 4 yıl önce 20 yaşındaki bir meleğin trajik ölümünü hep birlikte yaşadık. Yüreklerimiz yandı ve onu hafızalarımıza kazıdı. Unutamadık…

***

Bir insan yaşadığı hayattan (en önemli olarak) ne ister?

Ben bir anne olarak en önemli şey denilince ilk aklıma evladım gelir. Her anne gibi bende evladımı iyi bir insan olarak yetiştirmek, büyütmek, okutmak ve onun mutlu olacağı bir şekilde hayat sürmesi için günü geldiğinde evlendirerek sağlam bir yuva kurmasını görmek vb. güzel şeyler yaşamak isterim.

Sanırım tüm anneler benimle aynı düşünceleri gerçekleştirmek ister. Ama hayat bazen buna müsaade etmez ve sevdiklerimizi acımasızca bizden alır. Bunlar çok zor anlardır sabır ve metanet gerektirir.

Bugün Özgecan’ın annesi ölüm yıldönümünde ilk günkü gibi acıları tekrardan yaşayacak. Evlat bu! Acısı hiçbir şeye benzemez. Şurada gözümüzün önünde evladımız düşüp yaralandığında dahi içimizi kor ateşler sararken onun bu tarifsiz acısını anlamak hiç de zor olmasa gerek.

***

Ancak burada yine iş biz annelere kalıyor…

Unutmayalım ki, Çocuğu yetiştiren, ailesidir. Kahramanları her zaman için öncelikli anne ve babasıdır. Çocuk her şeyi önce evinde görüyor. Ölen caniyi de bir anne doğurmadı mı?

Bu nedenle çocuklarımızı erkek evlat diye kayırmak,  ona özel hizmet etmek, bencilleştirmek, egolarını okşamak, erkek adamdır karışılmaz diyerek yetiştirmek yerine kız kardeşlerine ve diğer kadınlara yeterince de sevgi ve saygı duyması gerekliliğini aşılanması bence çok önem teşkil ediyor.

***

Ve acı gerçekler, bu güzelim ülkede yaşayan o vahşi, insan dışı özellikler taşıyan mahlukatların hala var olduğunu bilmek içler acısı.

Kadını değersizleştiren, onları sadece cinsel obje olarak gören, hakkettiği tek şeyin dayak olduğunu düşünen, nice Ayşeleri, Fatmaları, Haticeleri, Münevverleri vahşice katleden en tehlikelisi nerde ne yapacağını hiç kestiremediğimiz bu mahlukatlarla bir arada yaşıyoruz güzelim ülkemizde…

***

Atatürk’ün sevdiğim bir sözü vardır  “Türk kadını sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın”  tüm erkeklerin bu düşünceyle yetişmiş olmasını dilerdim. Belki diyeceksiniz milyonlarca erkek var ne değişecek belki hepsini değiştiremeyiz ama bir tanesini dahi bu bilinç de yetiştirebilirsek en azından bir kadının hayatını değiştirmiş olmaz mıyız?

***

Yaşadığımız olumlu ya da olumsuz pek çok olayda en sık kullandığımız sözdür “her şeyin başı eğitim”
Eğitimden kasıt aslında okullarda verilen eğitimden çok kişinin kendini geliştirmesi ve aile terbiyesi olsa gerek.
Evet, insanın donanımlı bir birey haline gelebilmesi için aileden okula, okuldan çevreye devam eden uzun bir yolculuk gerekir. İnsanı diğer varlıklardan ayıran tek özelliği aklı ve konuşma yetisi değil midir?
Ama ne aklımızı ne de mantığımızı kullanmayı bilmiyoruz…
Bunları geçtim bazen konuşmayı bile bilmiyoruz…

***

Belki zaman değişti, hayat değişti ve her şeyden önemlisi en çok da insanlar değişti.
Bunun adı gelişim mi yoksa değişim mi onu da tam olarak çözebilmiş değilim…
Gelişmek veya değişmek saygısızlaşmak, vicdansızlaşmaksa eğer bırakın gelişmeyelim, değişmeyelim.

Mekanın cennet olsun Özgecan…

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Otomobil koyun sürüsüne çarptı
Otomobil koyun sürüsüne çarptı
Karadoğan:Döner Sermaye Dönmüyor
Karadoğan:Döner Sermaye Dönmüyor