Neden Mutsuzuz?
Zeliha ÖZİPEK

Neden Mutsuzuz?

Bu içerik 1213 kez okundu.

Ülke gündemi öyle hızlı ki maşallah…

Keşke her konudaki hızımız da böyle olsaydı diyesi geliyor insanın.

Ülke gündemimizde bir olay bitmeden bir diğeri başlıyor. Henüz birine anlam vermeye çalışırken hop ardına bir tanesi daha ekleniveriyor.

Malum seçim arifesindeyiz gündem yoğun vaatler bol.  Bu arada adaylar netleşti şimdi sıra projelere geldi. Televizyonlar desen malum bir yandan evlilik programlarının yerini alan ve bu programlar da çözülmeye çalışılan trajedik hayatlar ekranlarda. Tüm bunların arasında kalan, Suriyeli mülteci sorunları ve malumunuz son günlerde peş peşe gelen doğal afetler sel, hortum, kadın cinayetleri,  psikolojik bunalımlar ve cinnetler, trafikteki araç sayısı, kiralar, binalar, mültecilerle birlikte daha da artan nüfus, hava kirliliği, sağlık sorunları, işsizlik...

Bu kadar olayın içinde hafızaları da canlı tutabilmek pek kolay olmuyor doğrusu.

Aslında bu durumlar hafızalardan ziyade daha çok toplumun ruh halini etkilediğini söylemek için çok da uzman olmaya gerek yok sanırım.

Çıkın sokağa bakın insanların yüzüne; pek çoğu mutsuz, umutsuz, telaşlı ve kaygılı hatta ve hatta suratsız…

***

Düşünüyorum neden böyleler?

Aklıma gelen şeylerin en başını, maddi sıkıntıları olma olasılığı geçiyor.  Belki kiralarını ödeyemediler veya kredi kart borçları birikmiştir diyorum.

Sonrasında belki;  güzel, mutlu ve müjdeli haberlerin pek fazla olmamasındandır.

Belki de ülke gündemi çok da önemli değildir onlar için…

Tek gündemleri geçim derdidir, günü kurtarma kavgasıdır veya çarşı, pazardır diyorum.

***

Bazen de düşünüyorum: okumuyorlar diyorum kitap okumuyorlar, sinemaya, tiyatroya gitmiyorlar, gezip yeni yerler yeni insanlar tanımıyorlar, kendilerini geliştirip ruhlarını yeteri kadar besleyemiyorlar diyorum…

Hal böyle olunca da ince ruhlu olmayı pek başaramıyorlar. Boş oldukları için etraflarındaki insanlarla uğraşıyorlar. Sonuç olarak da hem kendilerini hem de çevresindekileri mutsuz ediyorlar…

***

Oysa ki;Hiç bir eğlence okumak kadar ucuz, hiçbir zevk de okumak kadar kalıcı olamaz. Kimi insanlar kitap denince boş bir işmiş gibi davranır ya da kitap okumanın gereksiz olduğunu düşünür ama hiç şüphesiz kitap okumak insanın hem kendisinin hem de içinde bulunduğu ortamın gelişmesi için çok önemlidir.

Kitaplar bize yaşamı sevdiriyor, bilinçlendiriyor, dünyamızı aydınlatıyor, güzelleştiriyor. Bunu nasıl göz ardı edebiliriz ki…

Düşünüyorum da aslında bir tek okullar değil, ailelerinde çocuklarına küçük yaşlarda okuma sevgisini verme­leri gerekir, bunun için evde belirli saatlerde okuma etkinlikleri dü­zenleyebilir, Çocukları kitapçılara götürülüp alışveriş yapmalarını sağlanabilir, Kütüphanelere birlikte gidilip kitaplardan yararlan­ma yollarını gösterilebilir. Böylelikle hem sizler, hem de okul sayesinde çocuklar ders kitap­ları dışında da kitap okumaya özendirmiş kitapları sevdirmiş olursunuz.

Öğrendiğime göre ülkemiz kitap okuma oranı en düşük ülkeler arasındaymış. Sanırım bu durum, benim gibi sizleri de üzüyordur…

***

Evet gündem hızlı,  her şey her an değişebiliyor.

Ve ne yazık ki; şu da bir gerçek ki,  herkesin derdi ve kendine göre gündemi başka başka…

Kimin canı nereden yansa dünyası ve gündemi ora oluveriyor.

Ne zaman ki bu dertlerden kurtulmaya başlanırsa işte o zaman toplumsal olaylara seyirci kalmaktan öte bir yere hızla adımlamaya başlayacağız sanırım…

***

Değişmeyen şey ne peki diye sorarsanız; Zihniyetler derim işte!  Ne yazık ki ülkemizde bu kolay kolay değişmiyor…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yenişehir’den Büyükşehir’e kalite ziyareti
Yenişehir’den Büyükşehir’e kalite ziyareti
Şimşek'ten bekçi Özer'in ailesine taziye ziyareti
Şimşek'ten bekçi Özer'in ailesine taziye ziyareti