Karışmak zorundayım; işim bu…
Kemal İSTEK

Karışmak zorundayım; işim bu…

Bu içerik 940 kez okundu.

Seçim gündemine göz atmadan önce son günlerde tartışma konusu olan naylon poşetler üzerine birkaç söz söylemek istiyorum. Hani bozuk saat bile günde bir defada olsa doğruyu gösterir misali Ak Parti’nin aldığı kararlar içerisinde naylon poşetlerin yasaklanmasını memnuniyetle karşılamamız gerekiyor. Ben şahsen üstelik tam da seçim döneminde alınan bu kararın çok cesurca bir hareket olarak değerlendiriyorum.

Neden; çünkü ucuz olması nedeniyle birçok üründe kullanılan plastik materyali, doğaya en fazla zarar veren atıklardandır. Plastik poşetlerin doğaya bırakılmasından en az 1000 yıl sonra bu ürünlerin tamamen çözülmesi gerçekleşir. Aynı şekilde plastik tabakların çözülmesi için 500 yıl, pet şişeler için 400 yıl gibi süreçler gerekmektedir.

Bu yüzden atılan bu adımların daha da hızlanması ve plastik ürünlere savaş açılmasını bekliyorum. Bu dünya bizlere miras kalmadı, bizler sadece bu dünyanın emanetçileriyiz. Fakat böyle giderse bizden sonraki nesillere bırakacağımız yaşanabilir bir dünya kalmayacak. Ve lanetle anılan bir kuşak olacağız.  

İkincisi, şu kredi kartlarının sorunlarına çözüm getiren çalışmada çok dikkat çekici. Şimdi kriz var, diye bağırıp duruyoruz ama bununla ilgili bir adımın atılmasına da sessiz kalamayız. Cumhurbaşkanı Erdoğan, halkın arasından çıkıp en yüksek makamlara gelen biridir. Ve bu yüzden zaman zaman halkın içinde bulunduğu sorunları kavrıyor ve çözüm üretebiliyor. İşte kredi kartı çıkmazına girenlere bu yapılandırma da adeta bir can simidi oldu. Siyasete at gözlüğüyle bakmanın bir anlamı yok, iyiye iyi, kötüye kötü demek erdemliliktir.

Şimdi, asıl konumuza gelebiliriz; ne diyordum, seçim gündeminde neler var. Siyasi partilerin büyükşehir belediye başkan adayları sahada çalışmalarını oldukça hızlandırdılar. CHP Adayı Vahap Seçer’in seçim sahasına hızlı bir şekilde giriş yapması diğer adaylara da adeta kamçı oldu. Özellikle Tarsus’ta yoğunlaşan seçim çalışmalarında merkezde Seçer, kırsalda Kocamaz dikkat çeken isimler. İlçeler bağlamında en çok ziyaret edilecek yerin burası olması kaçınılmaz görünüyor. Çünkü Tarsus’u alan Mersin’i alır düşüncesi ağır basıyor.

Tabii, ikinci bölgede çok önemli, burada Kocamaz’ın borusu öttüğünü biliyoruz. Tuna ve Seçer’in ikinci bölge çalışmalarına bizzat gidip katılacağım, bakalım burada ne kadar karşılık görüyorlar? Onu da sizlerle paylaşmak sabırsızlığı içerisindeyim. Ezber bozan manzaralar ortaya çıkacak mı, onu da göreceğiz.

Seçim gündemini yazarken sahanın nabzını tutmadan olmuyor, yani bunun için kendi gözlerimle görüp sonrada değerlendirmeler yapmam gerekiyor. Doğruya doğru, eğriye eğri cinsinden görüşler ortaya koymak benim tarzım. Fakat şu son günlerde ne desem kimseye yaranamadığımın farkındayım. Üstelik bazıları gönül koyuyor, bazıları tehdit edecek bir yaklaşım içerisinde oluyor. Kimseye kendimi beğendirmek zorunda değilim ama hala kalemi elimde tuttuğuma da şükredilmesi gerekiyor.

Neden bunları söylüyorum, anlatayım: Geçenlerde Mezitli Belediyesi Temizlik İşçilerinin Vahap Seçer’in toplantısına getirilmesinin yanlışlığına vurgu yapmıştım. Sosyal medyada adeta linç girişimine maruz kalmam, CHP’lilerin içine düştüğü açmazı gözler önüne serdi. Birileri çıkıp bize gazetecilik yapın diyor, biz de yapınca linç edilmek isteniyoruz. Valla olmaz böyle, demokrasi diye kendini yırtacaksın, sonrada bana saldıracaksınız.

Ha, beni bunlar etkilemez, doğru yanlış, yazacağımı yazarım. Yine geçenlerde sosyal paylaşım sitesinden bir paylaşım yaptım, İbrahim Genç, Neşet Tarhan ve Mustafa Turgut gitsin yerine sahada karşılığı olanlar gelsin dedim, yine saldırı üstüne saldırı… İyi de ben böyle bir paylaşım yapınca CHP genel Merkezi benimi dinleyecek, tabi dinlemeyecek, bildiğini okuyacak…

Şöyle biraz geriye dönelim; Fikri Sağlar, aylarca “Bırakın adayı Mersin’de yaşayanlar belirlesin” diye billboardlara ilanlar vermedi mi? Verdi, ama Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bunu görmedi. Gözemez tabi ki, ama keşke birileri çıkıp, Sağlar’ı eleştireceğine genel başkanına bunu söyleseydi.

Şimdi diyeceksiniz ki, “Yeter, partilerin işine bu kadar karışma” ama karışmak zorundayım; işim bu benim…   

         

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"Bu takımı yalnız bırakmayın!"
Tarsus’ta 173 kilo kaçak et ele geçirildi
Tarsus’ta 173 kilo kaçak et ele geçirildi