​Kurukelle
Abidin YAĞMUR

​Kurukelle

Bu içerik 555 kez okundu.

Antalya’da bir mağarada beş on tane kurukafa bulunmuş.

İnsan kafatası yani.

Hani ölüyorsun, kellede beyin meyin, kan man kalmıyor ya, ondan galiba, kurukafa diyorlar.

Antropologlar, nereden baksan 7 bin senelik bunlar demişler, artık nereden bakmışlar bilmiyorum ama gazeteler öyle diyor.

Gerçi 7 bin sene az değil.

Sağlam kafa varmış heriflerle hatunlarda, kuru muru ama 7 bin sene dayanmış!

***

Şimdi diyeceksin ki, memleket kaynıyor, AKP ile MHP ittifak görüşmesine oturmuş, o belediye senin, bu belediye benim pazarlığına girmiş, bizim Mersin’de MHP adayı Hamit Tuna yeniden umutlanmış, kartlar yeniden karılmış, Mersin’in ve tüm Türkiye şehirlerinin 5 yılını etkileyecek bir seçime doğru gidiyorken, sen tutturmuşun yok kurukafa, yok kemik…

Haklısın…

Bu dediklerin, saydıkların çok önemli, ben de kaç gündür bu seçim, ittifak, başkanlık işlerini düşünüyorum, inan uykularım kaçıyor, kafaya takıyorum…

Ama arada bir, şöyle beş on saniyecik kadar kafam başka meselelere kayıyor.

Diyorum ki…

7 bin sene önce Yahudilik yoktu, Hıristiyanlık yoktu, İslamlık yoktu.

Muhtemelen Hz. İbrahim de yoktu.

Olsa da Antalya taraflarına yolu düşmemişti.

Hem kutsal kitaplarda, bizim Antalya taraflarına gelen bir peygamberden de söz edilmez.

Bu durumda…

Bugün kurukafaları elimizde olan fukaralar, kâfir mi gitti öte tarafa?

***

Şimdi diyeceksin ki, memleket kaynıyor, CHP ile İyi Parti ittifak görüşmesine oturmuş, o belediye senin, bu belediye benim pazarlığına girmiş, bizim Mersin’de MHP’nin aday etmediği Kocamaz yeniden umutlanırken, CHP’nin 12 adayı huylanmış, kartlar yeniden karılmış, Mersin’in ve tüm Türkiye şehirlerinin 5 yılını etkileyecek bir seçime doğru gidiyorken, sen tutturmuşun yok kurukafa, yok kemik…

Haklısın…

Bu dediklerin, saydıkların çok önemli, ben de kaç gündür bu seçim, ittifak, başkanlık işlerini düşünüyorum, inan uykularım kaçıyor, kafaya takıyorum…

Ama arada bir, şöyle beş on saniyecik kadar kafam başka meselelere kayıyor.

Diyorum ki…

Bizler de eninde sonunda öleceğiz. Mesela bu yazıyı okuyanlar, 100 sene sonra dünyada olmayacak. Bizim de kelleler kuruyacak. Hani asitli içecekleri çok içiyoruz, şeker meker yiyoruz ya, bizim kurukafalar da 7 bin sene dayanır mı?

Yoksa kabristanın daha beşinci, onuncu yılında un ufak mı olur?

Canan Karatay’a mı danışsak isabetli olur, Nihat Hatipoğlu’na mı danışsak isabetli olur?

***

Şimdi diyeceksin ki, memleket kaynıyor, ekonomik kriz almış yürümüş, çarşı pazar yanıyor, fakir yek ekmeğe muhtaç olmuş, gençler işsiz, emekliler aç, yoksullar biilaç, dağılmış pazaryerlerine benziyor memleket, sen tutturmuşun yok kurukafa, yok kemik…

Haklısın…

Bu dediklerin, saydıkların çok önemli, ben de kaç gündür bu geçim işlerini düşünüyorum, inan uykularım kaçıyor, kafaya takıyorum…

Ama arada bir, şöyle beş on saniyecik kadar kafam başka meselelere kayıyor.

Diyorum ki…

7 bin yıl önce yaşayan fukaralar, kurukafalarının, binlerce yıl sonra birileri tarafından bulunacağını bilmeden, böyle bir ihtimali akıllarına bile getiremeden, zamanın kendilerinden sonra 7 bin yıl daha süreceğini bilmeden, muhtemelen dünyalı zamanın kendilerinden 4.5 milyar yıl önce başladığını da hiç akıllarına getiremeden öldü, kurtuldu.

Biz ise, kurukafalarımızın binlerce yıl sonra birileri tarafından bulunacağını, ‘Ana! Bu ne lan! Aha kurukafa lan’ diye elden ele dolaştırılacağını biliyoruz.

Hangimiz şanslıyız?

Kurukafasının, birileri tarafından bulunacağını aklına bile getirmeyen ilkel insanlar mı?

Kurukafasının, günün birinde birilerinin eline geçeceğini bilen bizler mi?

Bizim kurukafalarımızı bulup ‘Ana! Bu ne lan! Aha kurukafa lan’ diye elden ele dolaştırırken, kurukafamızın yaşını anında ölçebilecek teknolojiye sahip olacak gelecek bin yılların insanları mı?

***

Tamam, senin seçim derdin, senin geçim derdin de önemli, onu da yazarız da, aklıma takıldı:

Olmaz da hadi oldu diyelim, takvim düzeni aynı şekilde devam ederse, 7 bin sene sonra, 23 Kasım 9018 tarihi, perşembeye mi isabet eder acaba, cumaya mı?

Yok, bir şey olacağından değil, sordum öylesine…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sokak ortasında boğazını kesti
Sokak ortasında boğazını kesti
Semir Bolat okurlarıyla buluştu
Semir Bolat okurlarıyla buluştu