Advert
ŞEHİRSEL KONUŞMALAR
Niyazi Ergün PARLAT

ŞEHİRSEL KONUŞMALAR

Bu içerik 188 kez okundu.

Kentler konuşur, kentler düşünür. Kimi zaman, unutulmuş bir pencere gözetler kenti. Kent paylaşır, kent barındırır, besler. Kimi zaman parasız ya da aç bırakır. Ağzı sıkıdır, gizlerinizi ortaya dökmez.

Kent bazen, unutulmuş aşkları karşınıza çıkarır. Bir şeyler fısıldar. Bazen kentin akışına bırakırsınız kendinizi.  Bazen de dişinizle, tırnağınızla, gücünüzle, emeğinizle, beyninizle ona direnirisiniz tüm olanaklarınızla.

Kalabalıktır kentiniz. Kimi zaman yalnızdır. Bazen ana gibi sarıp sarmalarken, bazen de yalnızlaştırır, yüzüstü bırakır, bunaltır sizi.  Bazen kentler yok oluverir birdenbire. Ansızın unutur, sırtımızı döner, artık gitmez oluveririz tek bir kişi yüzünden oralara. Artık bizim için olmayan bir kente dönüşmüştür o. Ölüdür bize.

                                                                       *

Bizim gibi binlercesi dolaşıyor sokaklarda, benzemeyenler de. Bizim gibi düşünenler de var, bizim gibi düşünmeyenler de. Otobüste, minibüste yanımızdaki koltukta oturup, bizimle birlikte yolculuk yapan insanların iç dünyaları hakkında hiçbir şey bilmeyiz. Günlük karmaşık işlerimizle boğuşurken, bir yandan da içimizdeki küçük, ama değerli dünyalarımızı korumaya çalışırız gizliden gizliye. Ama inançla.

                                                                       *

Şehirsel Konuşmalar: Duraklardaki, yollardaki ulaşım ve trafik çilesi çekilmiyor. Aşırı yağışlar, su baskınlarına yol açıyor. Sağlık hizmetlerinden yararlanmak büyük sorun. Dev beton yığınları arasına sıkışıp kalmış minicik doğa parçaları yerine,  kişi başına düşen yeşil alan miktarını artırmalıyız. Gökyüzümüz var, hava kirli. Denizimiz var, yüzme, serinleme olanağımız yok. Kalabalıklaşmış kent, kültürel çatışmalara yol açıyor. Kentin sorunlarıyla ilgili olarak şov amaçlı değil, çözüm amaçlı hizmetler bekleniyor.

                                                                       *

Ernst Bloch şöyle diyor: “Sokaktaki insanların çoğu, sanki bambaşka bir şey düşünüyormuş gibi görünürler. O başka şey genellikle paradır, ya da paraya çevrilebilir olandır düşündükleri.”

 

                                                                       2         

Biz gideceğiz, evler kalacak. Sonra evler de gidecek. Yeni binalar, yeni insanlar gelecek yerimize. Olur da birkaç arayıp soranımız olursa;

“O artık burada oturmuyor,” diyecekler.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Minik eller çalışıyor
Minik eller çalışıyor
Müftü Deresi Bisiklet Ve Yürüyüş Yolu Yenileniyor
Müftü Deresi Bisiklet Ve Yürüyüş Yolu Yenileniyor