Advert
KRONİK OLAYLAR VE YALAKALAR
Sibel GELBUL

KRONİK OLAYLAR VE YALAKALAR

Bu içerik 642 kez okundu.

Yanlışım nerede? Bu kadar doğru olmaya çalışmakta mı?

Zararlı şeyin farkına varmanın kolay olmadığı ve uzaklaşmanız gerekebileceği gerçeğine kendinizi ikna etmenizin zorluğu..

Canın yandı mı daha çok can yakasın mı gelir? Ya da yangınların kül olmasını mı beklersin ?

Ne kadar çok göz önündeyseniz, kendi içinize çekilme ihtiyacınız o denli  artıyor. Bazen adını koymadan zamanın akışıyla herşeyden vazgeçebiliyorsunuz. Oysa vazgeçmelersizi  değiştirebilir. Kendi benliğinizden uzaklaştırabilir. Bir sabah uyanıyorsunuz;

Güne güzel ve gülen yüzlü insanlarla ve olaylarla  başlamak istiyorsunuz. Arabada haberleri dinlerken;

Konkordato ilan eden  ve yakın zamanda konkordato isteyen bir çok firma diyerek başlıyor... Sosyal medyada mutsuzluğun sebebi haberler... Döviz dalgalanması... Derken yolda seni aniden sollayan ve üstüne sözlü şiddete maruz bırakanlar... İnatla direnerek tüm olumsuzluklara savaş açıyorsunuz. Astrolojiden iyi anlayan bir arkadaşınızı arayıp Ay’ın  dönüşü ve olumsuz etkileyişinin 6 Kasım’a kadar süreceğini öğrendikten sonra, derin bir  Ohh çekiyorsunuz. Tüm sorumluyu bulduk. ASTROLOJİ !

 Ben, eskiden bu kadar  olumsuz olaylar yaşamadığım fikrine kapıldım. Eskiden siyasi partiler arasında rekabet olurdu ama bugünkü gibi belden aşağı siyaset yapılmazdı. Ekmek ve emeğin kıymeti bilinirdi. Emekli ya da memur maaşı alanlar yaz döneminde mutlaka tatile giderlerdi. Geçim derdi bugünkü gibi değildi. Cenazesi olan komşuya saygıdan günlerce yas tutup, televizyon açmayan insanlar kalmadı. Şehitlerimizin taziyesini klavyeden dileyerek hemen ardına balo resmini yapıştırmak. Bu ne yaman çelişki. O zaman bu kadar egolu insanlar yok muydu? 

Yerel seçimler yaklaşıyor. Kiminle konuşsam herkes Ankara’dan garantili. Yasaların öngördüğü en büyük suç yalakalık olmalı. Toplumu intihara sürükler. Makamda kim varsa ona sokulur. Makam ve yalaka. Muhteşem ikili. Tabi koltuğa ya da istediği yere gelinceye kadardır. Kaburgaları eksikler, istediğini elde edince altındakileri nasıl ezeceğini önceden hayal ederler. Hiç bir şeye şaşmaz oldum. On parmağında on marifet varken kansızların tercih edilmesi. Üretmeyenler, başkalarının fikri ve gölgesinin arkasında saklanarak hareket edenler. İlkeleri ezbere öğrenip, ellerindeki yazıları okuma yeteneği olmayan nitelikleri tartışılacak insancıklar. Sadece siyasette değil, kamuda, toplumda, STK’larda her yerde yalakalıklar ağır bastı. En çok kızdığım, çok üretmeden kendini pahalıya satanların ön sıralarda tutulması. Üçkağıtçılar diyerek haykırasım geliyor. İşine gelen bir grup insancık da demokrasi kelimesini istediği gibi kullanıyor. Kendi çıkarlarına göre yerleştiriyor. Anlam kazandırmaya çalışıyor. Sen ne ürettin? Emek harcadın mı? Harcadığın emeğin karşılığı neydi? Toplumun hangi kesimine dokundun?  Yok öyle klavye cambazlığı... Yazarak, çizerek demokrasi savunuculuğu yapamazsın. Bunlar da  sosyal medya yalakaları kategorisine giriyorlar.

Toplumu “haksızlık” diye manipüle edip demokrat, özgürlükçü geçinmek niye?

Korkacak neyimiz var?

Unutmadan bir not daha düşerek noktalıyayım yazımı.Yukardaki anlatılanları kimse üzerine alınmasın, hiç kimse kendini güç sanıp yalakalara hava atmasın.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Minik eller çalışıyor
Minik eller çalışıyor
Müftü Deresi Bisiklet Ve Yürüyüş Yolu Yenileniyor
Müftü Deresi Bisiklet Ve Yürüyüş Yolu Yenileniyor