Advert
Kaşıkçı olayına bir de böyle bakalım
Kemal İSTEK

Kaşıkçı olayına bir de böyle bakalım

Bu içerik 118 kez okundu.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nınölümüyle ilişkin sır perdesi aralanıyor. AP, Türk polisinin Cemal Kaşıkçı cinayetine dair kesin kanıtı İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda yaptığı 9 saatlik aramada bulduğunu dünyaya duyurdu.

Cinayetle ilgili gelişmeler dünya medyasında yankılanırken Türk Polisi yeni bir sınavdan anlının akıyla çıkıyor. 15 Temmuz sonrasında fetöcülerden temizlenen devlet kurumları adeta tarih yazıyor. Özellikle Türk yargısı artık güven vermeye başladı. Bu davayı aydınlatma başarısı gösteren emniyet ve yargı mensupları tam not aldılar.

Peki, Gazeteci Kaşıkçı böylesine büyük bir komploya kurban gitmesinin arka planında ne yatıyor. Söz konusu cinayetin ayrıntılarına kadar inilirken bu iç hesaplaşmanın nedenleri üzerinde durulmaması gerçek büyük fotoğrafı görmemizi engelliyor.

Kaşıkçı, Suudi Arabistan'ı eleştiren yazılarıyla bilinen bir gazeteci

Kaşıkçı’yı ölüme götüren sürece baktığımızda neden sonuç ilişkisi kurabiliyoruz. 18 Eylül 2017'de kaleme aldığı 'Suudi Arabistan hiç bir zaman bu kadar baskıcı olmamıştı, şimdi ise çekilemez boyutta' başlıklı yazısında şu ifadelere yer vermişti:"Geçtiğimiz hafta 30 kadar kişi gözaltına alındı, aralarında yakın arkadaşlarım da vardı. Hükümete muhalif görüşleri dile getirmeyi göze alan entellektüellerin ve din adamlarının adını karalama çabaları... Ben ve benim gibi gönüllü sürgün hayatı yaşayanlarsa ülkemize dönüşte gözaltına alınma riskiyle karşı karşıyayız."

Kaşıkçı, hedef olduğuna ilişkin ip uçlarını ise, şu sözlerle vermişti. "Yurt dışında yaşayan dostlarım ve ben çaresiz hissediyoruz. Biz hükümete karşı değiliz ve Suudi Arabistan'ı çok önemsiyoruz. Orası bizim bildiğimiz ve yaşamak istediğimiz tek yuvamız ama yine de düşman olarak biliniyoruz."

"Yolsuzluklardan haberdardık ama haber yapmadık"

'Suudi Arabistan'ın veliaht prensi Putin gibi davranıyor' başlıklı 5 Kasım 2017'deki yazısında yolsuzluğa değinen Kaşıkçı, ülkesindeki skandalları kendisinin ve yakın çevresinin çok iyi bildiğini ancak bunları haberleştirmediğini itiraf etmişti. Gazeteci şunları demişti:"Suudi Arabistan'daki yolsuzluk olayları, diğer ülkelerden farklı. Çünkü burada yolsuzluk, bir ihale, kraliyet ailesinin üyelerine alınan pahalı bir hediye veya hükümete ait bir uçağın özel amaçlar için kullanılması karşılığında verilen rüşvetlerle sınırlı değil. O dönemlerde büyük bir gazetenin genel yayın yönetmeni olarak ben ve aslında herkes olanlardan haberdardık fakat hiç bir zaman bunları yazmadık."

Öte yandan gazetecilerin öldürülmesi tabi ki ilk değil, her yıl onlarca gazeteci çeşitli nedenlerle karanlık cellatlarca katlediliyor. Burada malum karanlık odaklara dünya nasıl cevap veriyor. Bu sürecin toplumsal tepkimeyle son bulacağına inanlar bu olayla birlikte eyleme geçmiş durumdalar. 

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın ev sahipliğinde düzenlenecek FII konferansına katılmaktan vazgeçenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor.Kuruluştan yapılan yazılı açıklamada, "IMF Başkanı ChristineLagarde'ın planlanan Ortadoğu ziyaretini ertelediği" bildirildi. İş dünyasının önemli isimlerinin yanı sıra uluslararası basın kuruluşları da konferanstan desteğini çekmeye devam ediyor.New York Times, CNN, CNBC, Financial Times, Huffington Post ve Bloomberg konferanstan sponsorluğunu çeken ya da katılmayacağını açıklayan kurumlar arasında bulunuyor.Ayrıca, The Economist dergisinin Genel Yayın Yönetmeni ZannyMintonBeddoes ve Los Angeles Times gazetesinin sahibi PatrickSoon-Shiong da konferansa katılmaktan vazgeçen basın temsilcileri olarak öne çıkıyor.Bizim ülkemizde katledilen gazetecilerin kim vur duya gittiğini artık içimiz yanarak da olsa anlıyoruz.

Şimdi sonuç kısmına gelelim: Bu suçu işleyenlerin hesabına göre Muhammed bin Selman'ın Trump ile dostluğunu bozacak ya da hassas bilgileri düşmanlarla paylaşabilecek aileden biri bertaraf edilmiş, Türkiye ve Katar'a da dersleri verilmiş oldu.

Peki aslında Kaşıkçı kimdir, bizimle bağı nedir? Kaşıkçı, Suudi Arabistan'ın kurucusu Abdülaziz ibnSuud'un özel doktoru olan Kayserili Muhammed Kaşıkçı'nın torunu. Yani Prens Turki anne tarafından, Kaşıkçı büyükbaba tarafından Türkiye'yle bağlantılı.

Şimdi, bu seçim gündeminin yoğunluğunda seçimin de önüne geçen Kaşıkçı olayını iyi okumamız gerekiyor. Derin yapıların işlediği siyasi cinayetlerin önü alınmaz ise, modaya dönüşüp sıranın kime geleceğini kestirmemiz gerçekten çok güç; bir de bu olaya buradan bakmak gerekiyor.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gökçel, Çeşmeli- Taşucu Otoyol projesinin akıbetini sordu
Gökçel, Çeşmeli- Taşucu Otoyol projesinin akıbetini sordu
Kırmızı et üretimi arttı
Kırmızı et üretimi arttı