Advert
ZAMAN HIRSIZLARI
Sibel GELBUL

ZAMAN HIRSIZLARI

Bu içerik 1157 kez okundu.

Adamın biri çok palavracıymış. Kendini övmek için uydururmuş da uydururmuş. Millet de ona inandığından değil ya işte, eğlenmek için dinlerlermiş sözlerini. Bir gün yine toplamış etrafına üç beş kişi atıp tutmaya başlamış: “Ben Halep’teyken” demiş, “bir atladım, tam sekiz arşın!” Sekiz arşın dediği nereden baksan dört beş metrelik mesafe. Etrafındakiler olur mu öyle şey diye gülüşmüşler. Milletin gülmesi adamın gururuna dokunmuş.

“Atladım diyorum ya, ne gülüyorsunuz?” diye çıkışmış. Dinleyenlerden biri daha fazla dayanama­mış. “Hadi öyleyse yine atla da görelim” demiş. Tabii adam nasıl atlasın? Hık mık etmiş. “Ama” demiş, “ben Halep’teyken atlamış­tım. Burada olmaz ki.” “Niye olmasın canım” demiş öteki adam, “Halep oradaysa arşın burada!”

Bir kişinin geçmişten bahsederek kendi yeterliliğini övmesi, o işte mahir olduğunu kanıtlamaz anlamındadır. Bu deyim, palavracı kişiler için kullanılan, insanları yalanlarla kandırıp, sahte kahramanlıklar peşinde olanlar için kullanılmaktadır. Palavracı ve zaman hırsızları etrafımızı kuşatmış durumda. Kuşatmasına ve kendimizin yarattığı zaman hırsızlarının asıl sebebi alışkanlıklarımızdır. Hayatımızdan ne kadar zamanı gereksiz kişilerin gereksiz sorularına çaldırdık? Mesela ben çok çaldırdım. Hayır diyememekten kaynaklı olarak. Zamanı çaldıkları gibi palavralarını da dinletirler size. Zamanımız bu kadar ucuz değil halbuki. Bende dahil olmak üzere izin vermemeliyiz. Sürekli stres, yorgunluk ve negatif ortam yaratmaktan ibaretler. Anlatırsın anlamazlar. Konuşursun dinlemezler. Yap dediğin halde uygulamazlar. Pekala neden hem zamanımı hem de çenemi yorarsın. Bedenim beynime isyan ediyor. Sinyaller veriyor. Buram buram zaman özlemi çekiyor.

Diğer taraftan televiyon, cep telefonu, bilgisayar ve gereksiz diziler. En büyük zaman hırsızları. Eskiden Dallas, Flamingo yolu, Yalan rüzgarı diye diziler vardı. Adeta bağımlı gibi dizi vakitlerinde televizyona kitlenenleri hatırlıyorum.

Kararsızlık ve önceliklerimizin ne olduğunu belirleyememek de zamanımızı gereksiz harcamakta. İş mi? arkadaş mı?  Lüzumsuz toplantılar mı? Hangisini ilk sıraya koysam? vb..

İnternet bağımlılığından özellikle bahsetmek istiyorum. Ofisinde iş yapması gerekenlerin çoğu cep telefonlarındaki oyunlarından başını kaldıramıyorlar. Resmi daire de çalışanlarda rastladığım bir durum. Dilekçemi verip işlemimi yaptırıp çıkacağım. Tabiki memur bilgisayar ve oynadığı oyundan vedalaşamıyor. Benim vaktimi çaldığı yetmiyormuş gibi sinirlerimi de bozuyor.

Saat satın alıyoruz ama zamanı satın alamıyoruz. Zamanımızı iyi değerlendirip, bilinçli, düşünmeyi bilen bir birey olalım. Kendimiz için bir şey yapalım. Sahte kahramanların palavralarını dinleyerek zaman hırsızlarının önünü açmayalım.

Zaman Pahalı. Belli bir zaman içinde milyarlar kazanabilirsiniz ama milyarları vererek bir saniye bile kazanamazsınız!

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mersin balık çiftliklerini istemiyor
Mersin balık çiftliklerini istemiyor
Akdeniz’de ilk sondaj başlıyor
Akdeniz’de ilk sondaj başlıyor